Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Kuzey Çevre Yolu’nu katletmeyin! Bu yapılaşmaya kim “dur” diyecek?'' diye yazdı.

Daha önce yazdım.

Açık açık söyledim:

Kuzey Çevre Yolu’nu katletmeyin!

Bugün yine aynı konuyu yazmak zorunda kalıyorum.

Çünkü görünen o ki biz yazıyoruz, vatandaş konuşuyor, çevrede yaşayan insanlar rahatsızlığını dile getiriyor ama sahada bildiğimiz düzen devam ediyor.

Vatandaşın gönderdiği, Kuzey Çevre Yolu üzerinde çekilmiş bir fotoğrafa bakıyorum.

Kuzey Cevre Yolunu Katletmeyin Bu Yapilasmaya Kim Dur Diyecek4

Bina ortada.

Yapılan ilave bölüm ortada.

Kuzey Cevre Yolunu Katletmeyin Bu Yapilasmaya Kim Dur Diyecek3

Vatandaş bana diyor ki:

“Mustafa Abi, bizi yazdın. Geldiler, binamızı mühürlediler. Para cezası da yazdılar. Biz de yaptığımız yeri yıktık. Ama Kuzey Çevre Yolu’nda sadece bizim yapımızı mı gördün? Diğerlerini neden gündeme almıyorsun?”

Al sana bir kaya, nereye dayarsan daya!

Vatandaşın ağzı torba değil ki büzesin.

Biz Kanal Maraş olarak bugüne kadar hep haklının yanında olduk.

Beni bilen bilir.

Kalemim kişiden yana değil, haktan ve hukuktan yana olmuştur.

Dolayısıyla telefonuma gelen vatandaşın bu itirazını da görmezden gelemem.

Onikişubat Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü’ne, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’ne ve ilgili bütün birimlere açıkça soruyorum:

Bu yapının belediyedeki onaylı projesinde ve ruhsatında fotoğrafta görülen bu bölüm var mı, yok mu?

Eğer yan çekme mesafelerine bu şekilde yapı yapmak mevzuata ve onaylı projeye uygunsa vatandaş bunu bilsin.

Belediye de çıksın, belgesiyle açıklasın.

Ama uygun değilse kimin yaptığına bakılmasın.

Binanın sahibi kim?

Müteahhidi kim?

İşyeri kimin?

Kimin yakını?

Kimin tanıdığı?

Bunların hiçbirinin önemi olmamalı.

Projeye ve ruhsata uygunsa devam etsin; değilse gereği yapılsın.

Kamu vicdanının istediği bundan ibarettir.

★

Ben belediye değilim.

İmar müdürü değilim.

Yapı kontrol görevlisi hiç değilim.

Bir fotoğrafa bakıp hukuki hüküm vermek de benim işim değil.

İmar Kanunu’nu yetkililere öğretecek olan da ben değilim.

Ancak ortada bir soru varsa bunu sormak gazetecinin görevidir.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılaşmanın tespit edilmesi hâlinde mevcut durumun tespit edilmesini, yapının mühürlenmesini ve inşaatın durdurulmasını düzenliyor.

Aykırılığın giderilmemesi veya gerekli ruhsatın alınmaması hâlinde kanunda devam eden idari süreç ve yıkıma ilişkin hükümler bulunuyor.

Aynı Kanun’un 42. maddesinde ise imar mevzuatına aykırılıklara ilişkin idari yaptırımlar düzenleniyor.

Dolayısıyla benim çağrım herhangi bir kişiye özel işlem yapılması değildir.

Tam tersine:

Kanun ne diyorsa herkese onu uygulayın.

Eğer yapılan bölüm ruhsata, onaylı projeye ve mevzuata uygunsa belediye bunu belgeleriyle açıklasın ve tartışma bitsin.

Ama aykırılık varsa mevzuat hangi işlemi öngörüyorsa onu yapın.

Mühürleme gerekiyorsa mühürleyin.

İdari yaptırım gerekiyorsa uygulayın.

Encümen kararı gerekiyorsa alın.

Yıkım sürecini gerektiren bir durum varsa gerekli prosedürü işletin.

Adli yönden değerlendirilmesi gereken bir durum bulunuyorsa da ilgili makamlar gereğini değerlendirsin.

Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesinde de belirli şartlar altında ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapılmasına ilişkin “imar kirliliğine neden olma” hükümleri bulunuyor.

Ama bütün bunların öncesinde yapılması gereken çok basit:

Gidin, inceleyin ve gerçeği ortaya çıkarın.

Çünkü vatandaşlar arasında şu cümlenin yerleşmesine izin vermeyin:

“Bize dokundular ama ona dokunmadılar.”

Ben daha önce de söyledim.

Kuzey Çevre Yolu, Kahramanmaraş’ın önemli ulaşım akslarından biridir.

Çevresindeki yapılaşma bugünden denetlenmezse ileride ortaya çıkacak görüntüyü hep birlikte seyretmek zorunda kalırız.

Bugün bir kişi yapar.

Yarın yanındaki yapar.

Sonra karşısındaki yapar.

Bir süre sonra herkes birbirini emsal gösterir.

“Onunki duruyor, benimkini neden yıkıyorsunuz?” diye sorar.

İşte imar disiplini böyle kaybolur.

Şehirler bir günde bozulmaz.

Bir göz yummayla başlar.

İkinci göz yummayla devam eder.

Sonra düzensizlik olağan hâle gelir.

Benim itirazım tam da bunadır.

★

Belediyeye açık çağrımdır:

Onikişubat Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü’ne, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’ne ve ilgili bütün birimlere bir kez daha sesleniyorum:

Gidin bu yapıyı inceleyin.

Onaylı projesini çıkarın.

Ruhsatını kontrol edin.

Mevcut yapıyla onaylı projeyi karşılaştırın.

Yan çekme mesafelerini ölçün.

Fotoğrafta görülen ilave bölümün ruhsatta ve projede bulunup bulunmadığını tespit edin.

Sonucu da kamuoyuna açıklayın.

Uygunsa biz de çıkar, “İnceledik, uygunmuş” diye yazarız.

Ama aykırıysa da mevzuat neyi gerektiriyorsa onu yapın.

Mühürlenecekse mühürleyin.

Ceza uygulanacaksa uygulayın.

Yıkım gerekiyorsa yasal süreci işletin.

Kişiye göre değil, kurala göre hareket edin.

Bizim istediğimiz kimsenin mağdur edilmesi değil.

Bizim istediğimiz kimseye ayrıcalık tanınmaması.

Çünkü şehir hepimizin.

Kuzey Çevre Yolu hepimizin.

★

Kamuoyuna sözüm olsun:

Bu konunun takipçisi olacağım.

Onikişubat Belediyesi’nden beklentim de çok açık:

Ya bu yapının mevzuata uygun olduğunu belgeleriyle açıklayın ya da mevzuata aykırılık varsa gereken işlemi yapın.

Çünkü vatandaşın sorduğu soru artık çok net:

“Bu yapılaşma mevzuata uygunsa belgesini gösterin; değilse neden hâlâ müdahale edilmiyor?”

Asıl cevap bekleyen soru budur.

★★★

DİPNOT: Daha önceki yazdığım; Kuzey çevre yolunda kaçak yapılaşma yapan Hacı Mehmet Şan Bistro Lounge son durumu nedir? Mühürleme yapıldı mı? Para cezası verildi mi? Yıkım kararı alındı mı? Savcılığa suç duyurusu yapıldı mı? Belediye olarak bu konuda tarafımıza kaçak yapı birimi açıklama veya belge gönderirse kamuoyuna duyurma görevimizi yerine getiririz.