Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Emmioğlu; eskiden kız istemeye bakkaldan başlanırdı, şimdi ilk tanışma internette!'' diye yazdı.
Yıl kaç olursa olsun, bazı hatıralar insanın aklından çıkmaz.
Eskiden bir mahalle kültürü vardı… Bir komşuluk vardı… Bir de evlatlarının mürüvvetini görmek isteyen anneler, teyzeler vardı…
Hele bir kız evlendirme meselesi vardı ki sormayın!
Bir anne, bir teyze ya da aileden bir kadın kalkar, başka bir mahalleye giderdi. Öyle elini kolunu sallayarak değil, aklında bir niyetle…
Doğru bakkala!
Bakkal dediğin, mahallenin hafızasıydı. Kim nerede oturur, kimin kızı büyümüş, kimin oğlu askerden gelmiş, kim evlenme çağına gelmiş… Hepsini bilirdi.
Kadın, bakkalın önünde biraz laflar, alışverişini yapar, sonra asıl meseleyi usulca açardı:
“Emmi, bu mahallede evlenme çağına gelmiş, eli yüzü düzgün, ailesi belli bir kız var mı?”
★
İşte görücü usulünün mahalle istihbaratı böyle çalışırdı!
Bakkal bir düşünür, mahallenin sokaklarını kafasında dolaşır, sonra başlardı anlatmaya…
“Şu sokakta bir aile var. Kızları büyüdü, terbiyeli bir ailedir. Bir de öteki mahallede var ama önce ailesini bir araştırın.”
★
Sonra ne mi olurdu?
Önce aileler birbirini araştırırdı. Komşuya sorulur, esnafa danışılır, aile büyüklerinden bilgi alınırdı. Uygun görülürse bir kahve içmeye gidilir, kız tarafının kapısı çalınırdı.
Çünkü bir fincan kahvenin hatırı vardı.
Bir bakışın, bir tebessümün, mahcup bir selamın bile anlamı vardı.
Elbette o günlerin de kusurları vardı. Her görücü usulü mutlu bir evlilikle sonuçlanmazdı. Bazen gençlerin sözü dinlenmez, bazen ailelerin isteği gençlerin önüne geçerdi.
Ama bütün bu hikâyelerin ortasında, insanları birbirine bağlayan bir mahalle vardı.
★
Bugün bakkala gidip “emmi, bu mahallede evlenme çağına gelmiş bir kız var mı?” diye soran kaç anne kaldı?
Mahallede kimin yaşadığını bilmeyen, yan dairesindeki komşusunun adını bile öğrenmeden yıllarca oturan insanlar var artık.
Eskiden kapılar çalınırdı, şimdi ekranlar kaydırılıyor.
Eskiden komşular tavsiyede bulunurdu, şimdi algoritmalar insanın karşısına birilerini çıkarıyor.
Eskiden bir aileyi tanımak için hâl hatır sorulurdu, şimdi bir insanı tanımak için profiline bakılıyor.
Bir fotoğraf… İki güzel söz… Birkaç mesaj… Ardından bir buluşma…
Bazen gerçek bir aşk doğuyor, bazen de insan, karşısındakinin kim olduğunu tam olarak anlamadan kendini bir ilişkinin içinde buluyor.
★
İnternet üzerinden tanışmak kötü mü?
Hayır!
Bugünün dünyasında insanlar farklı şehirlerden, farklı çevrelerden birbirlerini tanıyabiliyor. Üstelik eski usul görücü yönteminde olduğu gibi ailelerin veya çevrenin baskısı altında kalmadan kendi kararlarını verebiliyorlar.
Mesele internet değil, emmioğlu…
Mesele, tanışma yönteminin değişmesi değil; güvenin, samimiyetin ve aile kurma sorumluluğunun hâlâ aynı önemi taşımasıdır.
Çünkü bir insanın profilinde yazanlarla hayatın içinde nasıl biri olduğu aynı şey değildir.
Sosyal medyada herkes mutlu, herkes başarılı, herkesin fotoğrafları güzel…
Peki, öfkelendiğinde nasıl biri?
Zor gününde yanında durur mu?
Sözünün arkasında durur mu?
Bir aile kurmanın sorumluluğunu taşıyabilir mi?
Bunları birkaç fotoğrafa, güzel sözlere ya da mesajlara bakarak anlayamazsın.
Eskiden mahalledeki insanlar da yanılabilirdi. Bir aile hakkında anlatılan her söz doğru çıkmayabilirdi. Ama hiç değilse insanı gerçek hayatın içinde görme, tanıma ve gözlemleme imkânı daha fazlaydı.
Bugün ise tanışmak kolaylaştı, güvenmek zorlaştı.
★
Bak emmioğlu…
Eskiden anneler mahalle mahalle dolaşır, bakkala sorardı.
Bugün gençler telefonun ekranını açıyor, karşılarına çıkan kişilerle tanışıyor.
Dün bakkalın hafızasına güvenilirdi, bugün profil fotoğrafına bakılıyor.
Dün kapı çalınırdı, bugün mesaj gönderiliyor.
Zaman değişti, usuller değişti, insanlar değişti.
Değişmeyen tek şey ise insanın sevilmek, anlaşılmak ve güvenebileceği biriyle bir ömür geçirmek istemesi.
Belki eski mahalle kültürünü aynen geri getiremeyiz.
Ama selamı geri getirebiliriz… Komşuluğu geri getirebiliriz… İnsanları birbirine tanıtan o samimiyeti yeniden kurabiliriz.
Ve gençlere şunu hatırlatabiliriz:
Eş seçerken kaç kişinin sizi beğendiğine değil, sizi gerçekten tanıyan ve olduğunuz gibi kabul eden kişiye bakın.
Çünkü evlilik, bir ekranda başlayan tanışıklıktan çok daha fazlasıdır.
Bir ömürlük yol arkadaşlığıdır.
★
Ne diyelim emmioğlu…
Eskiden bakkala sorarlardı, şimdi internete!
Ama unutma emmioğlu: Ekranda tanışmak kolay, bir ömür aynı yolda yürümek zordur. Önemli olan nasıl tanıştığın değil, kimi tanıdığını ve o insanla nasıl bir hayat kuracağını bilmendir.