Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Avni Doğan abi, Maraş’ın tanıdığı o isim kim?'' diye yazdı.

Bazen bir cümle kurarsınız.

Yer yerinden oynar.

Bazen de öyle bir şey söylersiniz ki...

Söylediğinizden çok, söylemediğiniz konuşulur.

İşte tam da böyle bir durumla karşı karşıyayız.

★

Kahramanmaraş siyasetine yıllarını vermiş bir isim.

Refah Partisi'ni görmüş.

Fazilet Partisi'ni yaşamış.

AK Parti'nin kuruluşuna, yükselişine, iktidar yıllarına tanıklık etmiş.

Dört dönem milletvekilliği yapmış.

Siyasetin mutfağını da bilen, koridorlarını da tanıyan bir isim.

Avni Doğan.

★

Bizim Avni Abimiz.

Öyle siyasete dün girmiş, bugün sosyal medyadan ahkâm kesen birisi değil.

Yılların siyasetçisi.

Üstelik AK Parti'nin içinden gelen bir isim.

Önceki gün Facebook hesabından öyle bir paylaşım yaptı ki...

Okudum.

Bir daha okudum.

Sonra dönüp bir kez daha okudum.

Çünkü yazdıkları sıradan siyasi eleştiriler değildi.

Partinin içine sızdığını öne sürdüğü yapılardan, anketlerle tasfiye edildiğini iddia ettiği siyasetçilerden, servet sahibi olan isimlerden ve 15 Temmuz öncesindeki dikkat çekici yurt dışı seyahatlerinden söz ediyordu.

Ve bütün bunların arasında Kahramanmaraş'ı doğrudan ilgilendiren bir cümle vardı.

İşte o cümlede durdum!

★

Avni Doğan, paylaşımında Ertan Aydın'ın adını vererek AK Parti'ye sonradan katılan bir grubun partinin kökleriyle hiçbir fikir ve dava yakınlığı bulunmadığını ileri sürüyor.

Bu kişilerin anket şirketleri üzerinden güç kazandığını iddia ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yakın çevresine ulaştıklarını söylüyor.

Partinin kuruluşundan gelen isimlerin anket sonuçlarıyla gözden düşürüldüğünü öne sürüyor.

Dahası var.

Bu kişilerin zamanla parti ve bürokraside etkili makamlara geldiklerini, kendi çevrelerini önemli görevlere taşıdıklarını iddia ediyor.

Ve oldukça ağır bir ifade kullanıyor:

“KARUN kadar zengin oldular.”

★

Düşünebiliyor musunuz?

Bunu söyleyen bir muhalefet milletvekili değil.

AK Parti'ye hayatının önemli bir bölümünü vermiş eski bir milletvekili.

Bunlar doğruysa ortada ciddi bir siyasi ve ahlaki mesele var.

Doğru değilse de böylesine ağır iddiaların açıklığa kavuşturulması gerekiyor.

★

Gelelim meselenin Kahramanmaraş'ı ilgilendiren bölümüne.

Avni Abi, 15 Temmuz darbe girişiminden hemen önce bazı kişilerin Avrupa'ya gidip kısa süre sonra döndüklerini iddia ediyor.

Ardından şu ifadeyi kullanıyor:

“Bunlardan birisi (bütün MARAŞ tanır) İngiltere'ye 14 Temmuz günü doktora için gideceğini söylemişti. Gitti mi döndü mü bilmem.”

İşte mesele burada başlıyor!

Kim bu isim?

Bütün Maraş'ın tanıdığı kim?

14 Temmuz 2016'da İngiltere'ye doktora için gideceğini söyleyen kim?

Siyasetçi mi? Bürokrat mı? Akademisyen mi? Parti yöneticisi mi? Anketçi mi?

Kim?

★

Bakın...

Kahramanmaraş küçük şehir değildir.

Ama herkesin birbirini bir şekilde tanıdığı bir şehirdir.

Siyaset konuşulur.

Kulis konuşulur.

Kimin nereden gelip nereye yükseldiği konuşulur.

Kimin hangi kapıdan girdiği, hangi koltuğa oturduğu konuşulur.

Ancak konuşulan her şey gerçek değildir.

İma, delil değildir.

Şüphe, suç değildir.

Birinin 14 Temmuz'da yurt dışına gitmiş olması da tek başına hiçbir şeyin kanıtı değildir.

Fakat Avni Doğan gibi siyasetin içinden gelen bir isim, bu seyahati 15 Temmuz'a ilişkin ağır iddiaların bulunduğu bir paylaşımın içinde gündeme getiriyorsa...

O zaman açıklama yapma sorumluluğu doğar.

Çünkü mesele artık basit bir Facebook paylaşımı olmaktan çıkmıştır.

★

Sevgili Avni Abi...

Sana açıkça sesleniyorum.

Bu şehre emek verdin.

Yıllarca milletvekilliği yaptın.

Ankara'yı da bilirsin, Kahramanmaraş'ı da.

Siyasetin görünen yüzünü de tanırsın, görünmeyen yüzünü de.

Dolayısıyla senin bir cümlen, sıradan bir sosyal medya yorumundan çok daha fazla anlam taşır.

“Bütün Maraş tanır” diyorsun.

İyi de Abi...

Madem bütün Maraş tanıyor...

O ZAMAN KİM BU İSİM?

Adını neden söylemiyorsun?

Hangi görevde bulundu?

Şimdi nerede?

Bu kişi hakkında bildiğin somut bir bilgi mi var?

Yoksa siyasi bir kanaatini mi paylaşıyorsun?

Bunları sormak bizim görevimiz.

Yanıtlamak ise senin tercihin ve sorumluluğun.

★

İşin bir başka boyutu daha var.

Avni Doğan, paylaşımının sonunda partinin içinde ve bürokraside hâlâ etkili olduğunu ileri sürdüğü kişilerden söz ediyor.

Hatta bu kişilerin temizlenmemesi durumunda AK Parti'nin ilk seçimde ağır bir sonuçla karşılaşacağını savunuyor.

Yani yalnızca geçmişi anlatmıyor.

Bugüne işaret ediyor.

Geleceğe ilişkin uyarıda bulunuyor.

Peki, kim bunlar? Hangi makamlardalar? Hangi kararları etkiliyorlar? Hangi anketlerle kimleri tasfiye ettirdiler? Kimleri yükselttiler?

Ve en önemlisi...

Bu iddialar hangi somut bilgilere dayanıyor?

Çünkü bir siyasi partinin içine yönelik bu kadar ağır suçlamalar ortaya atıldığında, mesele birkaç kişinin arasındaki hesaplaşmadan ibaret kalmaz.

O partiye yıllarca emek vermiş insanların da açıklama bekleme hakkı vardır.

★

Ben gazeteciyim.

Sorarım.

Sormak zorundayım.

Hele konu Kahramanmaraş ise...

Hele cümlenin içinde “Bütün Maraş tanır” ifadesi varsa...

Daha fazla sorarım.

Nitekim paylaşımın ardından bana da sorular geliyor.

Sade vatandaşları bir yana bıraktım Ak Parti içerisinden bile soran sorana.

“Mustafa Bey, kim bu adam?”

‘’Bütün Maraş’ın tanıdığı kimden bahsediyor?’’

“Sen biliyor musun?”

Ne diyeyim?

Biliyorum desem, ''Açıkla!'' diyeceksiniz!

Bilmiyorum desem inanmayacaksınız!

Ki haklısınız.

O yüzden bu soruların muhatabı ben değilim.

Bizzat Avni Doğan'dır.

★

Şimdi gelelim son söze...

Avni Doğan paylaşımını şöyle bitiriyor:

“Eğer bu tufeyli(*) kriptolar temizlenmezse ilk seçim sonumuz olur. Temizlemekse kolay değil çünkü dengeleri değiştirecek kadar çoklar. ALLAH REİSE kolaylık, bize sabır versin.’’

Eyvallah Avni Abi...

Allah herkese kolaylık versin.

Millete de sabır versin.

Ama şu memlekette sabır kadar ihtiyaç duyduğumuz bir şey daha var.

AÇIKLIK!

Çünkü siyasette yarım bırakılan cümleler, bazen söylenenlerden daha büyük tartışmalar doğurur.

Sen bir kapı araladın.

İçeride ne olduğunu merak edenler şimdi o kapıya bakıyor.

O kapıyı açacak olan da sensin.

AVNİ ABİ, MARAŞ'IN TANIDIĞI O İSİM KİM?

Soru açık.

Muhatap belli.

Cevap bekliyoruz.

Çünkü...

BÜTÜN MARAŞ TANIYORSA, KAHRAMANMARAŞ'IN DA KİM OLDUĞUNU BİLMEYE HAKKI VAR!

★★★

DİPNOT: (*) Tufeyli (veya tüfeyli), Arapça kökenli bir kelime olup Türkçede temel olarak asalak, üretmeden başkasının sırtından geçinen kimse anlamında kullanılır.