Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Sende mi brütüs? Lahmacuncuyu begenmeyen vekilin imza günü!'' diye yazdı.
İnsan bazen susar, izler, sabreder.
Ama öyle sözler vardır ki insanın susması, kendi şehrine haksızlık olur.
Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin’in kitap fuarındaki söyleşi ve imza gününde söylediği şu söz, “SEN DE Mİ BRÜTÜS?” dedirtti.
“Lahmacun satan yerde kitap fuarı düzenlemek doğru olmaz.”
★
İnsanın kendi şehrine yönelik böyle bir ifadeyi, o şehri temsil eden bir milletvekilinden duyması gerçekten düşündürücü.
Üstelik daha da ilginci ne biliyor musunuz?
Vekil Şahin, uygun bulmadığını söylediği o fuar alanında bizzat söyleşi ve imza günü düzenledi!
Şimdi sormak gerek:
Madem orası kitap fuarına yakışmıyordu, sizin orada ne işiniz vardı?
★
Bakın vekil Şahin, size bir şey diyeyim mi?
O sizin sözünü ettiğiniz lahmacuncu var ya…
Sabah erkenden sandığına lahmacunlarını koyar.
Akşama kadar alın teri döker.
Üç beş kuruş kazanmaya çalışır.
Evine ekmek götürür.
Çocuğunu okutur.
Belki de sizin imza gününüzde kitap alan öğrencinin babasıdır!
★
Siz o seyyar satıcı esnafın lahmacunundan hiç yediniz mi?
Yemediyseniz bir gün uğrayın, tadına bakın!
Veya beraber gidelim ben ısmarlayayım!
Siz lüks lokantaları bilirsiniz ama inanın, o seyyar satıcının sandığındaki lahmacunun lezzeti alın terinden gelir!
Hele bir de açsanız, ayakta yemenin tadı bambaşka olur!
★
Açıklamanızı dinleyince, lahmacuncuyu örnek göstererek kitap fuarını eleştirmenizden çok, o sözlerinizde şehrimin alın teriyle geçinen esnafını küçümseyen bir yaklaşım görüyorum.
Çünkü benim için lahmacun satan, ekmeğini taştan çıkaran o seyyar satıcı esnaf da değerlidir, kitap satan yayıncı da…
Kitapla lahmacun aynı yerde bulununca kültürün değeri düşmez, Vekil Şahin!
Ama söylediğiniz sözle yaptığınız iş birbirini tutmuyorsa ortada kültür meselesi değil, tutarlılık meselesi vardır!
★
Siz benim şehrimin insanını, alın teriyle geçinen lahmacuncusunu bu tartışmanın içine çekiyorsanız ben de size açıkça söylüyorum:
Televizyonlara çıkmakla, açık oturumlarda konuşmakla, Ankara’dan ahkâm kesmekle bu şehrin milletvekili olunmaz!
Bu şehrin milletvekiliyseniz lahmacuncusuna da sahip çıkacaksınız, kitap fuarını düzenleyen belediyesine de!
Ayda yılda bir bu şehre gelip alın teriyle geçinen esnafını küçümser gibi konuşmayacaksınız!
Hem kitap fuarının açılışına katılmayacaksınız…
Hem de aynı fuarda söyleşi ve imza günü düzenleyeceksiniz.
Yan tarafınızda lahmacun satan esnaf varken kitap imzalamak sorun olmadı da aynı yerde kitap fuarı düzenlenmesi mi sorun oldu?
Bir karar vereceksiniz, vekil Şahin!
Ya o alan kitap fuarı için uygundur ya da değildir.
★
Ben bu şehrin bir gazetecisi ve köşe yazarıyım.
Bu sokaklarda yaşıyorum.
Bu insanların derdini dinliyorum.
Esnafın siftah yapamadığı günü de biliyorum, çocuğuna kitap almak için bütçesini zorlayan babayı da…
Benim için kitap fuarının yanında lahmacun satılması utanılacak bir şey değildir.
Aksine, esnafın kazanması, insanların bir araya gelmesi, kitapla hayatın aynı alanda buluşması güzeldir.
Eğer fuarın fiziki şartlarında eksiklik varsa bunu konuşalım.
Daha güzel bir fuar alanı yapılmasını isteyelim.
Eksikleri eleştirelim.
Ama bunu yaparken şehrin alın teriyle geçinen seyyar satıcı esnafını küçümser gibi konuşmayalım.
Ve en önemlisi…
ÖNCE BEĞENMEYİP SONRA AYNI YERDE KÜRSÜYE ÇIKMAYALIM!
★★★
BU ŞEHİR SAHİPSİZ DEĞİL! YILBAŞINA KADAR SÜRE VERİYORUM!
Kahramanmaraş’ta bazı şeyler artık göz ardı edilemeyecek noktaya geldi!
Son günlerde vatandaşlarımızdan çok sayıda mesaj alıyorum. Şikâyetlerin adresi ise Kuzey Çevre Yolu ve Madalyalı Kavşak’tan şehir merkezine doğru uzanan yol üzerindeki bazı iş yerleri…
Özellikle Bozdağ Giyim mağazasının iş yerini kaldırıma kadar genişlettiği ve bu duruma herhangi bir müdahalede bulunulmadığı yönünde ciddi şikâyetler var.

Üstelik mesele yalnızca bir iş yeriyle sınırlı değil!
İddialara göre bu durumu gören yol üzerindeki bazı esnaflar da benzer genişletme girişimlerine başlamış.
Peki, kim izin veriyor? Kim denetliyor? Yoksa herkes kafasına göre mi hareket ediyor?
★
Konuyu yetkililerle görüştüm. Edindiğim bilgilere göre, deprem sonrasında yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle bazı yapılaşmalara göz yumulmuş. Tıpkı Kuzey Çevre Yolu üzerindeki ruhsatsız olduğu belirtilen iş yerlerinde olduğu gibi…
İyi de kardeşim!
Deprem yaşadık diye şehircilik kurallarını da mı enkaz altında bıraktık?
Ekonomik zorlukları hepimiz biliyoruz. Esnafımızın yaşadığı sıkıntıları da anlıyoruz. Ancak birilerinin ekonomik gerekçelerle kamusal alanları kullanmasına göz yumulurken, kurallara uyan esnafın hakkını kim koruyacak?
Kaldırımlar yayaların hakkı değil mi?
Şehrin estetiğini, düzenini ve geleceğini düşünmek zorunda değil miyiz?
Bugün birine göz yumarsanız yarın diğerine ne diyeceksiniz?
★
İşte bu yüzden buradan açıkça duyuruyorum!
Yılbaşına kadar süre veriyorum!
Kahramanmaraş'taki mevzuata aykırı yapılaşmaların incelenmesini, kamuya ait alanlara yönelik işgallerin sonlandırılmasını ve gerekli yasal işlemlerin yapılmasını bekliyorum.
Eğer yılbaşına kadar bu çarpık yapılaşmaya müdahale edilmezse, söz konusu iş yerlerinin önünden tek tek canlı yayın yapacağım!
Hem de yalnızca Kahramanmaraş’a değil, bütün Türkiye’ye!
Kim nerede ne yapmış, hangi yapı hakkında ne işlem yapılmış, hangi şikâyet neden karşılıksız kalmış; hepsini kamuoyunun önünde soracağım.
Kimse kusura bakmasın!
Bu şehir depremde yeterince yara aldı. Bir de plansızlığın, denetimsizliğin ve görüntü kirliliğinin altında ezilmesine seyirci kalamayız.
Esnafımız başımızın tacıdır ama hiç kimsenin kamuya ait alanları kendi mülkü gibi kullanma hakkı yoktur!
★
Son sözüm yetkililere…
Ya bu şehrin düzenini koruyun ya da vatandaşın haklı isyanına cevap vermeye hazır olun!
Çünkü Kahramanmaraş kimsenin babasının çiftliği değil!