Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Hepiniz marka olmuşsunuz ama vicdanınız nerede?'' diye yazdı.

Bugün CUMHURİYETİMİZİN 103 Yılı.

Cumhuriyetimizle, ülkemizin kurtuluşuyla ilgili bir köşe yazısı yazmak isterdim.

Ancak dün Tarım Bakanlığımızın yayımladığı ve biraz midemizi bulandıracak bir konuyu ele alacağım.

Ama mesele sadece mide meselesi değil!

Mesele ahlak, vicdan ve kul hakkı!

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıdada taklit ve tağşiş yapan işletmeleri açıklamaya devam ediyor. Son yayımlanan listede Kahramanmaraş'tan altı işletmenin yer alması ise insanın gerçekten kanına dokunuyor.

Yahu arkadaş!

Siz ne yapıyorsunuz?

Vatandaş size güveniyor. Çocuğunun boğazından geçecek lokmayı sizden alıyor. Sofrasına koyacağı eti, sabah kahvaltısında yiyeceği tereyağını sizin markanıza güvenerek satın alıyor.

Peki, karşılığında ne görüyoruz?

Tereyağında bitkisel yağ!

Dana ve kuzu kıymasında kanatlı eti!

Lahmacun harcında yine kanatlı eti!

YAHU HİÇ Mİ VİCDANINIZ SIZLAMIYOR?

★

Bakanlığın 27 Ekim 2026 tarihli listesinde yer aldığı belirtilen tespitlere bakalım.

Onikişubat'ta;

Tanmar Gıda (Fatma Çukurlu): Tereyağında bitkisel yağ.

Etçimmm Et Market (Gökhan Atlıhan): Kuzu ve dana kıyma karışımında kanatlı eti.

Necati Usta Öz Lezzet (Hakan Kuloğlu): Çiğ lahmacun harcında kanatlı eti.

Dulkadiroğlu'nda ise;

Bel-Et (Hamdi Kazancı), Et Gros Market (Tacettin Küsmüş) ve Sütçüoğlu Et Tanzim (Muharrem Sütcü) işletmelerinin dana-koyun yağlı kıyma ürünlerinde kanatlı eti tespit edildiği açıklandı.

Altı işletme, altı ayrı isim!

HEPİNİZ BİRER MARKA OLMUŞSUNUZ!

Tabelalarınız var, müşterileriniz var, yılların emeğiyle oluşturduğunuz isimleriniz var.

Peki, bütün bunlar yetmedi mi?

Daha ne istiyorsunuz?

Para hırsı gözünüzü bu kadar mı bürüdü?

★

Bir emekli ayda bir kez evine et götürebilmek için hesap yapıyor. Bir baba çocuğuna lahmacun alabilmek için cebindeki son parasını çıkarıyor.

Siz ise bu insanların güvenini sarsan tespitlerle gündeme geliyorsunuz.

Kimse sizden bedava et dağıtmanızı istemiyor!

Kimse zararına ticaret yapmanızı beklemiyor!

Ama dana eti diye sattığınız ürün dana eti olacak!

Tereyağı diye sattığınız ürün tereyağı olacak!

Bunun adı ticaret değil, dürüstlük meselesidir!

★

Şimdi merak ediyorum...

Acaba kendi aranızda, “Nasıl olsa iki gün konuşulur, birkaç haber yapılır, sosyal medyada tepki gösterilir, sonra herkes unutur. Biz yine bildiğimizi yaparız” diye mi düşünüyorsunuz?

Eğer öyleyse yanılıyorsunuz!

Çünkü bir işletmenin en büyük sermayesi ne dükkânıdır ne de kasasındaki parasıdır.

En büyük sermayesi insanların ona duyduğu güvendir!

O güven bir kez kaybedildi mi dünyanın en büyük tabelasını da assanız eski hâline getirmek kolay değildir.

Hadi diyelim halk unuttu!

Hadi diyelim sosyal medyadaki tepkiler bitti!

Hadi diyelim işleriniz eskisi gibi devam etti!

PEKİ ALLAH KATINDA BUNUN HESABINI NASIL VERECEKSİNİZ?

Kazandığınız fazladan birkaç liranın içinde bir emeklinin, bir yetimin, çocuğuna et almak için para biriktiren bir babanın hakkı varsa ne olacak?

Hiç düşündünüz mü?

Elbette kimsenin niyetini bilemeyiz. Açıklanan tespitlere karşı işletmelerin itiraz ve açıklama hakları da vardır. Ancak ortaya çıkan bu tablo karşısında sorumluluğu bulunanların hesap vermesi gerektiği gerçeği değişmez.

★

Buradan yetkililere de sesleniyorum.

Sadece isimleri açıklamak yeterli mi?

Bu işletmelere hangi yaptırımlar uygulanıyor? Tekrar denetleniyorlar mı? Vatandaşın güveni nasıl korunuyor?

Çünkü bu şehirde işini dürüstçe yapan, helal kazancının peşinde koşan binlerce esnaf var. Onların da hakkını korumak gerekiyor.

★

SON SÖZÜM İŞLETME SAHİPLERİNE!

Bu şehirde isim yapmışsınız, marka olmuşsunuz, ticaretinizi büyütmüşsünüz.

İyi de bütün bunları kimin sayesinde yaptınız?

Elbette size güvenen vatandaş sayesinde!

Şimdi o vatandaşın karşısına çıkıp açıklama yapma zamanı.

Varsa itirazınız söyleyin, varsa açıklamanız kamuoyuyla paylaşın.

Ama unutulmasını bekleyerek kaybolan güveni geri getiremezsiniz.

Unutmayın!

Para yeniden kazanılır. Dükkân yeniden açılır. Tabela yeniden asılır. Ama kaybedilen güven kolay kolay geri gelmez!

Ve bir şeyi daha unutmayın...

Halk unutur belki ama kul hakkı unutulmaz!

Herkesi kandırabilirsiniz ama Allah'ı kandıramazsınız!

★

Şimdi dönüp aynaya bakın ve kendinize şu soruyu sorun:

“BİZ BU PARAYI KAZANDIK DA İNSANLARIN GÜVENİNİ KAYBETMEYE DEĞDİ Mİ?”

★★★

DİPNOT: Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!