Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Kahramanmaraş’ta pergola adı altında neler oluyor? Kanun varsa denetim nerede?'' diye yazdı.

Kahramanmaraş’ta son yıllarda iş yerlerinin önüne ve yan taraflarına yapılan pergolalar, sundurmalar ve çeşitli kapalı alanlar artık ciddi biçimde sorgulanması gereken bir şehircilik meselesine dönüşmüş durumda.

Şehrin birçok noktasında iş yerleri, mevcut kullanım alanlarının dışına taşarak önlerine ve yanlarına yeni alanlar oluşturuyor. Kimi yerde pergola adı altında başlayan uygulamalar, zamanla dört tarafı kapatılmış, ısıtma ve soğutma sistemleri kurulmuş, adeta iş yerinin devamı hâline getirilmiş bölümlere dönüşüyor.

AKDO, HACIMEHMET ŞAN ve ENFES KAFE gibi şimdilik en başta gelen iş yerleri.

★

Tam 3 ay önce yazdım.

Kuzey Çevre Yolu’nda kimin ayrıcalığı var, dedim.

Onikişubat Kaçak Yapı Kontrol Birim Amiri Kamil Şekkeli Beyefendi, görevini yapacağı yerde oturmuş koltuğuna, Karaaslan ne yazacak derdine düşmüş.

Ha, bir de “Kızı burada çalışıyor.” diyerek sözüm ona aba altından sopa göstermek adına cümle kurmuş.

Bana bak, Kamil Efendi…

Senin yedi sülalen gelse, kızımın bir saçının teline dokunan olursa gerisini sen düşün!

Sen, Kaçak Yapı Kontrol Müdürü olarak görevini yap.

Onikişubat ilçesi, kaçak yapı bakımından yolgeçen hanına dönmüş.

Sen, bir gazetecinin yazdığı yazılardan rahatsız olup “Kızı da burada çalışıyor.” imasında bulunma cüretini gösteriyorsun.

Haddini bileceksin, Kamil Efendi!

★

Bak, senin telefonuna mesaj attım.

Belediye bizim, dedim.

Hanifi Başkan duymadan işi çözelim istedim.

Telefonundan engellemişsin ki beni, o mesajları görmek kısmet olmamış.

İşte senin görev anlayışın bu!

Kamile Şekkeliye Mesaj

3 ay önce yukarıda bahsettiğim yazımdan sonra yıkılan bu iş yeri nasıl böyle yapılabiliyor?

Kuzey Çevre Yolu Son Şekli

Son fotoğrafa bak…

Bu işletme hangi kanuna dayanarak bu iş yerini yapıyor?

Hem de fütursuzca!

★

Sahiden merak ediyorum:

Hangi belediye meclisi kararıyla veya kim tarafından bu işletme sahiplerine cesaret verilerek bu işyerleri nasıl böyle işyerlerini büyütebiliyor?

Ve en önemlisi, bu işletme veya diğer işletmeler büyütülüp yapılırken sen, Kaçak Yapı Kontrol Müdürü olarak koltuğunda kahve mi içiyorsun?

Senin için pergola yapmak serbest ama iş yerini büyütmek de serbest anlamını çıkarmamız mı gerekiyor?

★

Bak, Kamil Efendi!

Öncelikle şu ayrımı sana anlatayım. Yıllar önce belediyemizde yaptığımız toplantıda İmar Kanunu hakkında şu an Büyükşehirde Genel Sekreter Yardımcısı koltuğunda oturan bir hanımefendiye yüksek sesle anlattığım gibi.

Okumuşsunuz, diplomanız var, benim sizin gibi mühendis diplomam yok ama İmar Kanununu benim kadar bilmiyorsunuz, sizi hangi hoca okuttu diyerek dosya fırlatmışlığım var.

Ha bir de, idare hukuku konusunda Türk Hukuk Sitesi’ne makale yazdığımdan haberiniz yok…

Türkiye'nin her vilayetinden bana ulaşan vatandaş, avukat, hakimlerle bile idare hukuku konusunda soru cevap şeklinde iletişimim var.

Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp!

Sana da buradan tane tane anlatayım öğren:

3194 sayılı İmar Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği, yapılaşmanın temel kurallarını belirler.

Yönetmeliğin 59. maddesinde, mevzuata uygun pergola ve benzeri uygulamaların yapı ruhsatına tabi olmadığı belirtilir.

Ancak burada çok önemli bir ayrıntı var.

Bir yapının pergola olarak adlandırılması, onun istenildiği kadar büyütülebileceği, etrafının kapatılabileceği veya bağımsız bir ticari alana dönüştürülebileceği anlamına gelmez.

Aynen bu şehirde AKDO firmasının her köşe başını usulsüz bir şekilde kapatması gibi… (Nasıl olsa kimse dokunmuyor?)

★

Devam ediyorum:

Pergola başka şeydir, iş yerine sonradan eklenen kapalı kullanım alanı başka şeydir.

Bir işletmenin önüne hafif malzemelerle gölgelik yapılmasıyla, aynı alanın duvarlarla veya cam sistemleriyle çevrilerek sürekli kullanılan kapalı bir mekâna dönüştürülmesi aynı hukuki kapsamda değerlendirilemez.

★

Peki, Kahramanmaraş’ta bu ayrım gözetiliyor mu?

Hayır.

Bizim şehrimizde pergola adı altında iş yerlerine fiilen yeni metrekareler kazandırılıyor.

Buna da Kamil Efendi, Onikişubat Belediyesindeki göreviniz gereği ses çıkarmıyorsunuz.

Neden? Niçin?

★

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 20. maddesinde ne yazıyor, biliyor musun?

Belirli koşulları sağlayan pergola, kameriye ve sundurma gibi uygulamaların taban alanı hesabına dâhil edilmemesine ilişkin hükümler bulunuyor, değil mi?

Bu düzenlemelerde bahçe alanına bağlı oransal sınırlar ve yapının niteliğine ilişkin şartlar önem taşımıyor mu?

Taşıyor…

Ancak bu oranların geçmişte değişikliğe uğramış olması nedeniyle her yapı için tek bir metrekare sınırından söz etmek doğru değil. Yapının yapıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuat, güncel hükümler, imar planı ve varsa geçerli plan notları birlikte incelenmeli.

Dahası, taban alanı hesabına dâhil edilmeyen bir uygulama, sınırsız kullanım hakkı kazanmış olmuyor.

Bilmem anlatabildim mi, Kaçak Yapı Kontrol Müdürü!

★

Gelelim meselenin en dikkat çekici tarafına.

Kahramanmaraş’ta iş yerlerinin önüne ve yanına yapılan bu uygulamaların bir bölümü için belediye meclisi kararları veya imar planı notları var deniliyor.

Hangi belediye meclisi kararıyla bu alanlar kullanılıyor? Kamuoyunun bunu bilmesi gerekmez mi?

Mesela Büyükşehir Belediye Meclisinden onaylanan bir karar var mı?

Bildiğim kadarıyla yok.

Varsa çıkarın.

Hangi meclis üyeleri bu karara imza atmış? Alenen isimlerini yazıp halka şikâyet edelim ki bir daha partilerin meclis listesine giremesinler.

★

Bakın, ortada açıklığa kavuşturulması gereken önemli bir husus daha var.

Büyük harflerle yazıyorum:

BELEDİYE MECLİSİNİN ALDIĞI BİR KARAR, KANUNUN VE ÜST HUKUK KURALLARININ ÜZERİNDE DEĞİLDİR.

MECLİS KARARLARIYLA İMAR PLANLARINDA DÜZENLEME YAPILABİLİR, MEVZUATIN İZİN VERDİĞİ SINIRLAR İÇERİSİNDE UYGULAMA ŞARTLARI BELİRLENEBİLİR. FAKAT HİÇBİR MECLİS KARARI, KANUNA AYKIRI YAPILAŞMAYI KENDİLİĞİNDEN YASAL HÂLE GETİREMEZ.

Bu nedenle Onikişubat ve Dulkadiroğlu belediyeleri başta olmak üzere ilgili kurumlara açıkça soruyorum:

İş yerlerinin önüne yapılan pergola, sundurma ve benzeri çıkmalar hangi mevzuat hükümlerine göre değerlendiriliyor?

Ve neden gereken yasal işlemler yapılmıyor?

★

Sevgili Kahramanmaraşlılar…

Meselenin en ilginç bir de eşitlik boyutu var.

Aynı cadde üzerinde bulunan iki iş yerini düşünün.

Bir işletme imar mevzuatına uygun hareket ediyor, kullanım alanını genişletmiyor ve belirlenen sınırların dışına çıkmıyor.

Hemen yanındaki işletme ise pergola adı altında yeni bir alan oluşturuyor, ardından bu alanı kapatarak ticari faaliyetinin bir parçası hâline getiriyor.

Böyle bir durumda kurallara uyan esnafın hakkını kim koruyacak?

Denetim herkese eşit uygulanmazsa bunun adı adalet olur mu?

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21. maddesi yapı ruhsatına ilişkin temel hükümleri düzenlerken, 32. maddesi ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılaşma karşısında izlenecek süreci belirliyor.

Dolayısıyla belediyelerin yalnızca izin verme değil, mevzuata aykırılıkları tespit ederek gerekli işlemleri yürütme sorumluluğu da bulunuyor.

★

Buradan ilgili belediyelerin Kaçak Yapı Kontrol Birimlerine ve zabıta birimlerine sesleniyorum:

Kahramanmaraş’ta son yıllarda kaç iş yerinin önüne pergola veya sundurma yapıldı?

Bunların kaçı yerinde incelendi?

Kaçında projeye ya da imar mevzuatına aykırı genişleme tespit edildi?

Kaç işletmeye işlem uygulandı?

Kaç yapı hakkında eski hâline getirme veya yıkım süreci başlatıldı?

Artık bu soruların cevabı verilmeli!

Verilmeli ki ak koyun, kara koyun ortaya çıkmalı.

★

Bakın, Kahramanmaraş, 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden yapılanma sürecinden geçiyor.

Böylesine önemli bir dönemde imar mevzuatının titizlikle uygulanması, şehircilik ilkelerinin korunması ve yapı denetimlerinin tavizsiz yürütülmesi her zamankinden daha büyük önem taşıyor.

Bugün küçük bir pergola diye görmezden gelinen uygulama, yarın kapalı bir iş yerine dönüşüyorsa burada durup düşünmek gerekiyor.

Bir şehir, kuralların kişilere veya işletmelere göre değiştiği anlayışla yönetilemez.

Kanun varsa herkese uygulanmalı.

Meclis kararı varsa kamuoyuna açıklanmalı.

Metrekare sınırı varsa ölçülmeli.

Aykırılık varsa gereği yapılmalı.

Çünkü mesele yalnızca birkaç metre çıkma meselesi değildir.

Mesele, şehircilik anlayışıdır.

Mesele, kamu hakkıdır.

Mesele, kurallara uyan esnafın hakkının korunmasıdır.

Ve hepsinden önemlisi, mesele kanun karşısında eşitliktir.

★

Bir başka önemli ayrıntı da şudur:

Kaldırım kamusal alan değil mi?

Bir işletme kendi parseli içerisinde mevzuata uygun düzenleme yapabilir. Ancak iş yerinin önündeki kaldırımın veya kamuya ait bir alanın ticari kullanıma açılması, gasp edilmesi anlamı taşımıyor mu?

Peki, Kahramanmaraş’ta bazı iş yerlerinin önünden yayalar neden rahatça geçemiyor?

Engelli vatandaşlar, yaşlılar ve çocuklu aileler kaldırımları kullanmakta neden zorlanıyor?

Bir iş yerinin ticari faaliyetini büyütme isteği, vatandaşın kamusal alandan yararlanma hakkının önüne geçebilir mi?

★

Demem odur ki…

Bu şehirde herkesin uymak zorunda olduğu bir imar düzeni mi var, yoksa her işletme kendi önüne ve yanına istediği kadar pergola adı altında çıkma çıkıp işyerini büyütebilir diye bir yasa çıktı da haberimiz mi olmadı?

Cevap verin, vereceğiniz cevabı bu şehrin halkı duymalı.

Duymalı ki kanun herkese kanunsa, denetimin ise herkese eşit olmadığını bilmeli!

NOKTA.