Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Ben yazmaktan usandım, onlar kaçak yapmaktan usanmadı!'' diye yazdı.

Hocaya öğrencisi sormuş:

— Hocam, kaçak yapı nedir?

Hoca demiş ki:

— Evladım, ruhsatında ne yazıyorsa onun dışına çıkarsan kaçak yapı olur.

Öğrenci:

— Peki, belediye gelip tespit eder, zabıt tutar, mühürlerse ne olur?

Hoca:

— Akıllı adam durur, hatasını düzeltir.

— Ya durmazsa?

Hoca hafifçe tebessüm eder ve şöyle demiş:

— O zaman kaçak yapıdan önce adamın cesaretini araştırmak gerekir.

— Neden hocam?

— Çünkü belediye “Dur” demiş, mühürü vurmuş… Adam hâlâ çeliği dikiyor, alanı büyütüyor, bir de işyerini açıyorsa belli ki ruhsattan daha büyük bir şeye güveniyor!

Öğrenci tekrar sormuş:

— Peki, hocam, mühür ne işe yarıyor?

Hoca cevap vermiş:

— Kanuna uyan için mühürdür evladım. Kanunu tanımayana göre herhalde AKSESUAR!

— Hocam, belediye ne yapmalı?

Hoca bastonunu yere vurur:

— Mühürü duvara yapıştırıp dönmekle olmaz. Mühürden sonra da bakacaksın. Adam devam ediyorsa tekrar gideceksin. Çünkü kaçak yapı kendi kendine utanıp yıkılmaz!

Öğrenci son kez sormuş:

— Peki, bütün bunlara rağmen dükkân açılmışsa?

Hoca:

— O zaman mesele artık kaçak yapı değildir evladım…

Nedir Hocam:

Mesele şudur:

“NEYİNE GÜVENİYORSUN BE ADAM?”

Hoca bakmış öğrencisi daha devam edecek, tahtaya şunu yazmış:

MÜHÜR, SADECE DUVARA ASILAN VEYA YAPIŞTIRILAN BİR KÂĞIT PARÇASI DEĞİLDİR. KANUN UYGULANMIYORSA, EN BÜYÜK KAÇAK YAPI BETONDAN DEĞİL, CESARETTEN YAPILIR.

★

Bu mizansel hikayede olduğu gibi Kuzey Çevre Yolunda maalesef ki cesaretle kaçak yapı yapan yapana…

Ben yazmaktan usandım.

Ama görünen o ki onlar kaçak yapı yapmaktan, mühür dinlememekten, Kuzey Çevre Yolu’nu adım adım beton yığınına çevirmekten usanmadı!

Yer yine aynı, Kuzey Çevre Yolu.

Teras Park sitesi kaçak iş yeriyle ilgili DAHA ÖNCE YAZDIM.

Ben Yazmaktan Usandım, Onlar Kaçak Yapmaktan Usanmadı! 3

‘’Kuzey çevre yolu'nda kimin ayrıcalığı var?’’ başlığı altında yazdığım yazıdan sonra, Onikişubat Belediyesi Kaçak Yapı ekipleri bu işyerinin yıkılması gerektiğini belirtiyorlar.

Buraya kadar ne var?

Belediye görevini yapmış.

Ekip gelmiş, incelemesini yapmış, aykırılığı tespit etmiş, yapılması gerekeni söylemiş.

Peki sonrası?

İşte asıl mesele burada başlıyor.

Vatandaşların ihbarına göre, burası yıkıldıktan sonra arka tarafı boş bırakıp ön çıkmayı aynen devam ettirmiş ve işyerini faaliyete açmış.

HEM DE BALONLU, DAVULLU ZURNALI VE OKESTRALI ÇALDILAR OYNADILAR AÇTILAR.

★

Buradan açıkça kaçak yapıyı yapan şahsa soruyorum:

Neyinize güveniyorsunuz?

Kimden güç alıyorsunuz?

Belediyenin ikazına rağmen yolunuza devam edebileceğinizi size düşündüren nedir?

Bu şehirde kanun bazı insanlara uygulanıp bazılarına uygulanmayacak mı?

Bir vatandaş balkonuna küçük bir ekleme yapsa ekipler kapısına dayanacak, ceza yazacak, yıkım kararı konuşulacak; ama Kuzey Çevre Yolu üzerinde göz göre göre büyütülen iş yerlerine farklı mı davranılacak?

Olmaz!

Olmamalı!

Kanun herkes için varsa anlamlıdır.

★

Kaç kez yazacağız kardeşim?

Kuzey Çevre Yolu, isteyen herkesin kafasına göre iş yeri büyüteceği, çekme mesafelerini kapatacağı, önünü arkasını çelik konstrüksiyonla dolduracağı bir bölge değildir.

Bugün bir kişi yapar, yarın yanındaki yapar, ertesi gün karşısındaki...

Sonra ortaya ne çıkar?

Plansız, çarpık, düzensiz ve yaşanmaz bir şehir görüntüsü.

Sonra da çıkıp “Kahramanmaraş neden böyle?” diye sorarız.

Çünkü zamanında göz yumarsanız böyle olur.

Bir kaçak yapıya sessiz kalırsanız ikinci gelir.

İkinciye sessiz kalırsanız üçüncü gelir.

Bir süre sonra kaçak yapı istisna olmaktan çıkar, kural haline gelir.

★

Onikişubat Belediyesi ekipleri bu işyeri ile ilgili daha önce uyarı yaptıysa bunun devamının da gelmesi gerekir.

Uyarmak tek başına yetmez.

Mühürde vurulmalı...

İmalat da durdurulmalı...

Şimdi bu işyerinin açılışı yapılmış...

Soruyorum:

Bu iş yeri hangi izinle faaliyete geçmiş?

Ruhsata aykırılıklar giderilmiş mi?

Bunların tamamının takip edilmesi gerekir.

Çünkü belediyecilik yalnızca uyarmak veya tutanak tutmak değildir.

Asıl mesele, kaçak yapılan bir yerin gereğini yerine getirmektir.

★

Bu kent sahipsiz değil.

Kuzey Çevre Yolu da kimsenin babasının malı değil.

İmar kuralları keyfe göre uygulanamaz.

“Ben yaptım oldu” devri de artık bitmeli.

Kim yaparsa yapsın.

Kimin yakını olursa olsun.

Kimin tanıdığı olursa olsun.

Kimin kapısını çalarsa çalsın.

İmar konusunda ayrıcalık olmaz.

Olursa bunun adı şehircilik değil, keyfilik olur.

★

Onikişubat Belediyesi Kaçak Yapı Birimine buradan açıkça çağrıda bulunuyorum:

Bu iş yerinde sonrasında ne oldu?

Mühür vuruldu mu?

Aykırılıklar giderildi mi?

Yeni bir ruhsat veya izin düzenlendi mi?

Yoksa uyarılara rağmen imalata devam mı edildi?

Kamuoyunun bunu bilmeye hakkı var.

Eğer yapılan her şey mevzuata uygunsa çıkın açıklayın.

Ama aykırılık devam ediyorsa da gereğini yapın.

Çünkü biz yazmaktan yorulduk.

Vatandaş görmekten yoruldu.

Kuzey Çevre Yolu da bu başıboş yapılaşmadan yoruldu.

Artık yeter!

Bu şehrin yollarını, çekme mesafelerini, imar düzenini kişisel çıkarlar uğruna katletmeyin.

Kanun varsa uygulayın.

Mühür vuruyorsanız arkasında durun.

Ve hiç kimseye, “Ben yaparım, kimse bana dokunamaz” duygusunu yaşatmayın.