Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Rozet değişti, Ankara’dan destek geldi! Peki, şimdi ne olacak?'' diye yazdı.
Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar’ın AK Parti’ye geçişinin ardından yaşanan gelişmeler, günlerdir süren tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.
Demek ki mesele gerçekten hizmetmiş!
★
Mehmet Akpınar, belediye meclisinde yaptığı açıklamada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilçeye önemli desteklerin onaylandığını duyurdu.
Bir çöp toplama aracı…
Bir yol süpürme aracı…
300 adet çöp konteyneri…
Ve tam 30 milyon TL hibe desteği…
Az buz değil.
Depremin ağır yaralarını sarmaya çalışan, mali imkânları sınırlı ve hizmet bekleyen mahalleleri bulunan Dulkadiroğlu için bu destekler kuşkusuz önemli.
Ancak asıl mesele, açıklanan desteklerin büyüklüğü değil, bunların vatandaşın günlük yaşamına nasıl yansıyacağıdır.
★
Peki, Mehmet Akpınar neden AK Parti’ye geçti?
Günlerdir bu soru tartışılıyor.
Kimileri “siyasi hesap” dedi.
Kimileri “koltuk hesabı” dedi.
Kimileri de “seçmenin iradesi” üzerinden eleştiriler yöneltti.
Elbette bir belediye başkanının seçildiği partiden ayrılması sorgulanır. Demokrasi bunu gerektirir. Ancak siyasi tercihin gerekçesine ve ortaya çıkaracağı sonuçlara da bakmak gerekir.
Akpınar’ın bu değişiklik için öne çıkardığı gerekçe belli: Dulkadiroğlu’na daha fazla hizmet etmek.
Çünkü belediyecilik yalnızca konuşmakla yapılmıyor.
Yol lazım, asfalt lazım, araç lazım, park lazım…
Hepsinden önemlisi, bunları yapacak kaynak lazım!
Siyasi nutuklarla çukur kapanmıyor. Sloganlarla çöp toplanmıyor. Parti tartışmalarıyla yollar asfaltlanmıyor.
Hele hele depremden ağır yara almış Dulkadiroğlu gibi bir ilçede belediye başkanının görevi, siyasi polemiklere takılıp kalmak değil, ilçesinin ihtiyaçları için Ankara’nın kapısını aşındırmaktır.
Gerekiyorsa bakanlık bakanlık dolaşacak, kaynak arayacak, projelerini anlatacak.
Akpınar’ın siyasi tercihini de bu hizmet arayışıyla ilişkilendirdiği anlaşılıyor. Ancak bu gerekçenin ne ölçüde karşılık bulacağını zaman ve icraatlar gösterecek.
★
Halkın soracağı soruyu ben sorayım:
Dulkadiroğlu halkı bu süreçten ne kazanacak?
İşte asıl cevap bekleyen soru bu!
Vatandaşın hizmet anlayışındaki ölçü bellidir:
Benim sokağım temizleniyor mu?
Çöpüm zamanında alınıyor mu?
Yolum yapılıyor mu?
Mahalleme hizmet geliyor mu?
Çünkü vatandaşın hayatında karşılığı olmayan siyasi tartışmalar, sorunlarına çözüm üretmiyor.
★
BENCE ASIL SORU ŞU OLMALIDIR:
Bu destekler neden daha önce sağlanmadı?
Madem ilçenin bu araçlara, konteynerlere ve milyonlarca liralık desteğe ihtiyacı vardı, neden bugüne kadar karşılanmadı?
Bir belediyenin ihtiyaç duyduğu kaynaklara ulaşabilmesi için belediye başkanının yakasındaki rozetin değişmesi mi gerekiyor?
İşte asıl tartışılması gereken budur.
Çünkü hizmet devletin hizmetidir.
Para milletin parasıdır.
Bakanlık herhangi bir siyasi partinin kasası değildir!
Devletin imkânları siyasi rozetlere göre değil, vatandaşın ihtiyaçlarına göre değerlendirilmelidir.
Elbette Ankara ile güçlü ilişkiler kurmak, projeleri doğru makamlara ulaştırmak ve destekleri takip etmek önemli bir yöneticilik becerisidir.
Akpınar da siyasi tercihinin ilçesine daha fazla hizmet kazandıracağını düşünmüş olabilir.
Parti değişikliğinin ardından açıklanan destekler, bu tercihin hizmet gerekçesiyle ilişkilendirilmesine zemin hazırlıyor. Ancak desteklerin zamanlaması tek başına siyasi değişikliğin sonucu olduklarını kanıtlamıyor.
Çünkü Dulkadiroğlu halkı hizmet almak için herhangi bir siyasi rozetin değişmesini beklemek zorunda değildir.
★
Buraya kadar her şey güzel.
AK Parti’ye geçildi.
Bakanlık desteği açıklandı.
30 milyon TL hibe onaylandı.
Araçlar ve konteynerler için destek sözü verildi.
Peki, bundan sonra ne olacak?
Asıl mesele şimdi başlıyor.
Çünkü Mehmet Akpınar’ın bundan sonra “imkânımız yok” gerekçesini ileri sürmesi, vatandaş nezdinde çok daha fazla sorgulanacaktır.
Ankara ile daha güçlü ilişkiler kurabiliyor, bakanlıklardan kaynak sağlayabiliyorsa bunun karşılığını Dulkadiroğlu halkına hizmet olarak sunmak zorunda.
Vatandaş artık daha temiz sokaklar, daha düzgün yollar, daha hızlı belediye hizmetleri bekleyecek.
Depremden etkilenen mahalleler çözüm, esnaf destek, kırsal mahalleler yatırım isteyecek.
Yani rozet değişikliğinin karşılığı birkaç araç ve 30 milyon TL ile sınırlı kalmamalı.
Bu destekler bir sonuç değil, daha büyük hizmetlerin başlangıcı olmalı.
Üstelik açıklanan desteklerin onaylanması kadar, hayata geçirilmesi de önemli.
30 milyon TL nereye harcanacak?
Araçlar ne zaman teslim edilecek?
300 konteyner hangi mahallelere dağıtılacak?
Yeni yatırımlar gelecek mi?
Ve en önemlisi, açıklanan kaynaklar Dulkadiroğlu’nun hangi sorunlarını çözecek?
İşte bundan sonra sorulması ve takip edilmesi gereken sorular bunlar.
Çünkü bir belediye başkanının başarısı, hangi partinin rozetini taşıdığıyla değil, yönettiği ilçeye kazandırdığı hizmetlerle ölçülür.
Mehmet Akpınar, AK Parti’ye geçerek yalnızca siyasi adresini değiştirmedi; kendisine yönelik hizmet beklentisini de artırdı.
Artık verilen sözleri somut icraatlara dönüştürmek zorunda.
Aksi hâlde bugün hizmet gerekçesiyle savunduğu siyasi tercih, yarın karşılanmayan beklentiler üzerinden yeniden tartışılacaktır.
★
Sonuç olarak…
Rozet değişti.
Ankara’dan destek geldi.
Şimdi sıra hizmette!
Mehmet Akpınar artık yalnızca verdiği sözlerden değil, hizmet için yaptığını söylediği siyasi tercihin sonuçlarından da sorumlu.
Çünkü siyasi rozet değişikliği gündem yaratır; ancak bir belediye başkanının geride bırakacağı asıl iz, ilçesine kazandırdığı hizmetlerdir.
Şimdi önünde iki yol var:
Ya değiştirdiği rozetle anılacak…
Ya da Dulkadiroğlu’nda gerçekleştirdiği değişimle!
Kararı sözler değil, icraatlar verecek!