Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Hasırcıoğlu’na gelince adaletin metrekaresi mi değişiyor?'' diye yazdı.

Bu şehirde artık bazı soruların cevabı verilmek zorunda! Çünkü mesele yalnızca bir bina değil; hak, hukuk, adalet ve kamu vicdanıdır!

★

Kahramanmaraş’ta deprem sonrası yürütülen uzlaşma süreçleriyle ilgili tartışmalar sürerken, Hasırcıoğlu’na eski binasının yerine verilen ve hemen hemen aynı metrekareyi içeren yeni yapı hakkındaki soru işaretleri giderek büyüyor.

Öncelikle Hasırcıoğlu yetkililerine soruyorum:

Koşar adım Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne giderek günlerdir kaleme aldığım yazıyla ilgili kimlerle, ne görüştünüz?

Gündeme getirdiğim sorular mı konuşuldu, yoksa kamuoyunun bilmediği başka konular mı ele alındı?

Açıklayın ki herkes öğrensin!

★

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Uzlaşma Daire Başkanı Burak Tozkoparan’a açıkça sesleniyorum:

Sayın Başkan!

Hasırcıoğlu’na eski binasının yerine verilen yeni yapı için hangi uzlaşma yöntemi uygulandı?

Hangi mevzuat, hangi değerleme kriterleri esas alındı?

Ve en önemlisi, aynı yöntem sıradan bir depremzede vatandaşa da uygulanıyor mu?

Çünkü bu şehirde bazı vatandaşlar, 300-500 metrekarelik mülklerine karşılık 50 metrekarelik işyeri verildiğini dile getirirken, Hasırcıoğlu’na eski binasına neredeyse eş değer büyüklükte bir yapı verilmesi ‘’adaletin bu mu dünya’’ sözünü çağrıştırıyor!

Bu ayrıcalık nerden ve nereden kaynaklanıyor?

Arsa payından mı, mülkiyet hakkından mı, yoksa farklı bir uzlaşma modelinden mi?

Hukuki bir gerekçesi varsa açıklayın!

Çünkü devletin adalet terazisi, karşısındaki kişinin adına, servetine veya nüfuzuna göre değişemez!

★

SORUM ÇOK AÇIK:

VATANDAŞA BEŞ DE BİR, HASIRCIOĞLU’NA BİREBİR Mİ?

★

İşte kamuoyunun asıl merak ettiği mesele bu!

Bir depremzede eski mülkünün beşte birine razı olmak zorunda kalırken, başka bir mülk sahibine neredeyse aynı büyüklükte yapı verildiği iddiası nasıl açıklanacak?

Ortada farklı hukuki statüler varsa bunları ortaya koyun.

Farklı değerleme yöntemleri uygulandıysa gerekçelerini anlatın.

Yoksa vatandaşın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Bu uzlaşmada hukuk mu konuştu, yoksa kamuoyunun “al gülüm, ver gülüm” diye sorgulayacağı bir ayrıcalık mı söz konusu oldu?

Kimseyi peşinen suçlamıyoruz. Ancak böylesine ciddi bir konuda şeffaflık istemek de kimseyi rahatsız etmemeli!

★

BAKIN, BU ŞEHİRDE ADALETİN METREKARESİ OLMAZ!

Kahramanmaraş, 6 Şubat depremlerinde yalnızca binalarını değil, yılların emeğini ve birikimini kaybetti.

Bugün binlerce insan mülkünün karşılığını alabilmek, yeniden iş yerini açabilmek ve hayatını kurabilmek için mücadele ediyor.

Böyle bir şehirde en küçük ayrıcalık şüphesi bile ciddiyetle ele alınmalıdır.

BU NEDENLE...

Sayın Burak Tozkoparan!

Hasırcıoğlu’nun eski binası 3.525 metrekareydi?

Yerine verilen yeni yapının toplam alanı ise 3.374,16 metrekare.

Neredeyse birebir aynı.

Bu uzlaşmanın hukuki ve teknik dayanağı nedir?

Benzer durumdaki diğer hak sahiplerine neden aynı koşulların uygulanmadığı yönünde şikâyetler var?

Kamuoyu sizden söylenti değil, belgeye dayalı açıklama bekliyor!

★

KUSURA BAKMAYACAKSIN, BİZ SORACAĞIZ, SİZ AÇIKLAYACAKSINIZ!

Şunu herkes iyi bilsin!

Gazetecilik yalnızca makam sahiplerinin açıklamalarını yayımlamak, açılışlarda boy göstermek ve kurdele kesenleri alkışlamak değildir.

Gazetecilik, gerektiğinde rahatsız eden soruları sormaktır!

Bizim derdimiz kimsenin şahsıyla, servetiyle veya ticari itibarıyla değil.

Bizim derdimiz, bu şehirde aynı hukukun herkese eşit uygulanıp uygulanmadığıdır!

Hasırcıoğlu yetkililerine ve Bakanlığın ilgili birimlerine çağrım açık:

Çıkın, belgeleriyle açıklayın!

Her şey mevzuata uygunsa kamuoyunun soru işaretlerini giderin. Farklı bir uygulama varsa bunun hukuki gerekçesini ortaya koyun.

Ama unutmayın!

Depremde bütün birikimini kaybeden vatandaşın hakkı, hiçbir büyük mülk sahibinin hakkından daha değersiz değildir!

Devletin adaleti, güçlü karşısında esneyip sıradan vatandaş karşısında sertleşemez!

Biz ayrıcalık değil, eşitlik istiyoruz!

Biz imtiyaz değil, adalet istiyoruz!

Ve bu soruların cevabını alıncaya kadar sormaya devam edeceğiz!

ÇÜNKÜ ADALETİN METREKARESİ OLMAZ!