Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Tekke’de bu kez ışık göründü mü?'' diye yazdı.

Geçtiğimiz günlerde Tekke Mahallesi’ni yazmış, yıllardır bitmek bilmeyen kentsel dönüşüm hikâyesini hatırlatmıştım.

Başkanlar değişti, makamlar değişti, açıklamalar değişti, Tekke’nin kaderi ise pek değişmedi demiştim.

Tam da “Bu iş daha kaç bahar bekleyecek?” diye sorarken, Ankara cephesinden oldukça dikkat çekici bir kulis bilgisi ulaştı.

Hem de öyle “Bir arkadaşın kayınbiraderinin komşusu duymuş” cinsinden değil.

Dikkate alınması gereken cinsten.

Elbette altını kalın kalemle çizelim:

Bu bir kulis bilgisidir.

Henüz Bakanlıktan yapılmış resmi bir açıklama yok.

Ama doğruysa…

Tekke için yıllardır beklenen düdük sonunda çalınmış olabilir.

Edindiğim bilgiye göre Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un Kahramanmaraş ziyareti sırasında gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında Tekke Mahallesi de masaya yatırılmış.

Hani şu yıllardır masadan masaya taşınan…

Dosyası kalınlaşan…

Projesi konuşulan…

Takvimi açıklanan…

Sonra takvimi unutulan Tekke!

İddiaya göre Bakan Kurum, toplantıda kurmaylarına Tekke’nin mimari proje çalışmalarının hızlandırılması için açık talimat vermiş.

Hatta özellikle Sabri Paşayiğit isimli bir mimara seslenmiş.

Demiş ki;

“En geç 20-25 gün içerisinde mimari projeyi tamamlayıp bana sunum yapın ve Bakanlık olarak derhal süreci başlatalım.”

Şimdi…

Bu bilgi doğruysa mesele ciddi.

Çünkü Tekke’nin ihtiyacı artık yeni bir açıklama değil.

Yeni bir toplantı hiç değil.

Tekke’nin toplantıya karnı tok.

Sunuma da tok.

Maket görmeye de tok.

“Çalışmalarımız devam ediyor” cümlesini duymaktan zaten fenalık geldi.

Tekke’nin ihtiyacı belli:

Kazma.

Kepçe.

Temel.

İnşaat.

Anahtar.

Bu kadar!

Tekke’de yaşayan vatandaş yıllardır siyasetçilerin fiil zamanlarını ezberledi.

“Yapacağız…”

“Başlayacağız…”

“Dönüştüreceğiz…”

“Çözeceğiz…”

Bir türlü sıra “yaptık” kelimesine gelemedi.

Tekke’de gelecek zaman bol.

Geçmiş zaman zaten dolu.

Şimdiki zaman ise maalesef yerinde sayıyor.

İnşallah bu kez öyle olmaz.

İnşallah Bakan Kurum’un söylediği iddia edilen “20-25 gün” sözü, bürokrasinin meşhur takviminde 20-25 aya dönüşmez.

Çünkü bizim memlekette bazen devlet takvimiyle vatandaşın takvimi birbirini tutmuyor.

Vatandaşın 20 günü gerçekten 20 gün.

Bürokrasinin 20 günü ise…

Dosyanın hangi masada olduğuna göre değişebiliyor!

Şunu da teslim etmek lazım.

6 Şubat depremlerinden sonra Murat Kurum’un Kahramanmaraş başta olmak üzere deprem şehirlerindeki konut ve yeniden imar süreçlerinde sahada olduğu biliniyor.

Eğer şimdi Tekke dosyasını da doğrudan önüne aldıysa ve gerçekten;

“Projeyi hazırlayın, önüme getirin, başlayalım” dediyse…

Bu şehir adına önemlidir.

Ama ben yine de alkışlamak için kepçeyi bekleyenlerdenim.

Çünkü Tekke bize bir şey öğrettiyse şudur:

Söz uçar, proje dosyada kalır, Tekke bekler!

Bu kez beklemesin.

Bu kez devlet gerçekten bütün ağırlığıyla girsin.

Bu kez yıllardır “Ne zaman?” diye soran insanların karşısına tarih vererek çıkılsın.

Bu kez Hatice teyze, belediye başkanının, milletvekilinin, bakanın açıklamasını dinlemek yerine yeni evinin anahtarını eline alsın.

İşte o zaman…

Benim de Murat Kurum’a bir teklifim var.

Sayın Bakan…

Eğer bu kulis doğruysa…

Eğer 20-25 gün içinde proje gerçekten önünüze gelirse…

Eğer ardından ihale, yıkım, yapım süreci başlayıp Tekke yıllardır kurtulamadığı bu makûs talihinden kurtarılırsa…

Ben Kahramanmaraşlılara şunu teklif ediyorum:

Tekke’nin bir caddesine “Murat Kurum Caddesi” adı verilsin.

Gayet ciddiyim.

Bu şehir yıllardır Tekke’yi konuşuyor.

Onca belediye başkanı geldi.

Onca açıklama yapıldı.

Onca söz verildi.

Onca tarih geçti.

Tekke yine Tekke olarak kaldı.

Kim bu meseleyi gerçekten çözerse adı da orada yaşasın.

Ama küçük bir şartımız var Sayın Bakan…

Önce Tekke yapılsın.

Sonra tabelayı çakarız!

Çünkü bizim tabeladan yana sıkıntımız yok.

Bizim sıkıntımız…

Tabelanın arkasındaki mahallenin değişmesinde…

Eğer Sayın Bakan bunu başarırsa…

Caddenin adını vermek az bile gelir.