Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Gazeteci kimsenin 'EMİR ERİ' değildir!'' diye yazdı.
Geçtiğimiz haftalarda Yener Atlı, “Nedir bu gazeteci düşmanlığı?” başlığıyla bir yazı kaleme aldı.
Okudum.
“Bugün yazayım, yarın yazayım” derken bizim cevap da bugüne kaldı.
★
Atlı’nın yazısında altını çizdiği önemli bir gerçek var:
Bu şehirde bir kesim türedi; gazetecinin nasıl haber yapacağını, kimle görüşeceğini, hangi toplantıya katılacağını, kimden reklam alacağını, hatta neredeyse çayını kimin yanında içeceğini bile kendisi belirlemek istiyor.
Gazeteci reklam aldı mı?
Vay efendim!
Yemeğe katıldı mı?
Eyvah!
Belediyenin programına gitti mi?
Kesin taraf oldu!
Bir iş insanının reklamını yayımladı mı?
Demek ki satıldı!
★
Arkadaş, siz gazeteciyi ne sanıyorsunuz?
Mürekkep yalayarak karnını doyuran; elektriği bedava kullanan, çalışanına maaş vermeyen, vergi ödemeyen, kira derdi olmayan mucizevi bir canlı türü mü?
Biraz akıl.
Biraz insaf.
★
Kahramanmaraş’ta esnaf kepengini açacak, para kazanacak.
Müteahhit daire satacak, para kazanacak.
Lokantacı yemek satacak.
Avukat dosyaya bakacak.
Mühendis proje çizecek.
Ajans billboard reklamı yapacak.
Sosyal medya hesabı olan tanıtım paylaşacak.
Organizasyon firması belediyeden, şirketten, dernekten iş alacak.
Bunların hiçbirinde problem yok.
Ama sıra gazeteciye gelince bazı arkadaşların vicdanında kırmızı alarm çalmaya başlayacak…
Dedikodular ayyuka çıkacak.
★
“Falanca şooo belediyeden reklam almış ha!”
E aldı.
Mübarek müneccim ya!
“Şu kadar da fatura kesmişşşş ha!”
E kesti.
★
Ne var yani…
Reklam almasın mı?
Reklamın faturasını kesmesin mi?
Akıl mantık kârı değil ya.
★
O dedikodu çığırtkanlığı yapanlara soruyorum:
İnternet haber sitesi sahibi sunucu parasını, hatta canlı yayın için hosting parasını dua ile mi ödeyecekti?
Personel maaşını “Kamuoyuna saygıyla duyurulur” yazarak mı verecekti?
Kamerayı gökten mi indirecekti?
Benzini hayırsever bir akaryakıtçı mı koyacaktı?
Ofis kirasını mülk sahibi, “Siz basınsınız, önemli değil” diyerek mi silecekti?
Anlayacağınız; Maraş’ta herkes para kazanacak, gazeteci kazanmayacak!
Oh, ne âlâ, ne ala, ne güzel memleket burası ya!
★
Bakın, ağızlarından dedikoduyu düşürmeyen zat-ı muhteremler…
Gazeteci belediyedeki bir aksaklığı yazar, birileri rahatsız olur.
Bir kamu kurumundaki ihmali gündeme getirir, telefonlar başlar.
Bir işletmeyle ilgili şikâyeti haber yapar, “Bizi niye hedef aldınız?” denir.
Bir siyasetçinin sözünü eleştirir, bu kez “taraflı basın” ilan edilir.
Ama aynı gazete ya da haber sitesi onların açıklamasını manşete taşıyınca?
Bir anda “mükemmel basın” oluverir!
İşte tam burada durmak gerekir.
Çünkü gazeteci kimsenin özel kalemi değildir.
Kimsenin propaganda memuru değildir.
Kimsenin sosyal medya elemanı hiç değildir.
Gazeteciyi eleştirin.
Hem de sert eleştirin.
Yanlış bilgi yayımladıysa hesabını sorun.
Eksik yazdıysa düzelttirin.
Hata yaptıysa yüzüne söyleyin.
Ama gazetecinin ekmeğiyle uğraşmayın.
Ticaret yaptığı, reklam aldığı ya da emeğinin karşılığında fatura kestiği için mesleğini itibarsızlaştırmaya kalkmayın.
Çünkü yerel gazeteci de evine ekmek götürüyor.
Onun da çocuğu var.
Onun da faturası var.
Onun da çalışanı var.
Onun da vergisi, sigortası, kirası, benzini, ekipmanı ve internet gideri var.
Yani anlayacağınız, var oğlu var.
★
Demem odur ki;
Klavye başında ahkâm kesmek kolay.
Bir gün olsun, “Bu insanlar bu kadar personelin maaşını, kameranın parasını, ofisin kirasını, interneti, ajans aboneliğini, arabanın benzinini nasıl ödüyor?” diye düşünen oldu mu?
Bunların hiçbirini düşünmeyip sonra da klavye başında afra tafra yaparak gazetecinin nasıl para kazanacağına karar vermeye kalkarlarsa…
O fitnecilere derim ki…
Önce kendi ekmek teknenize bakın.
Sonra gazetecinin ekmeğine laf edin.
***
DİP NOT: Bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Kanal Maraş, hiçbir siyasi partinin, yöneticinin ya da STK’nın emir eri değildir. Davet, haber ve canlı yayın talepleri bir lütuf değil, profesyonel bir hizmettir; her hizmetin de bir karşılığı vardır. “Kanal Maraş’a talimat verilmez, hizmet talep edilir.”