Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Murat Kurum geldiğinde sorunları halının altına süpürmeyelim!'' diye yazdı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum’un yakın zamanda Kahramanmaraş’a gelmesi bekleniyor.

Depremin yıl dönümünde gerçekleştirdiği birkaç saatlik programı ayrı tutarsak, yanılmıyorsam şehrimize son kapsamlı ziyaretini geçtiğimiz aralık ayında yapmıştı.

Aradan yaklaşık sekiz ay geçti.

Sekiz ay…

Bir şehir için kısa, depremle yıkılmış bir şehir için ise oldukça uzun bir süre.

Şimdi önümüzde önemli bir fırsat var. Şehri yönetenlerin yerinde olsam Sayın Bakanı 1 Ağustos’a davet ederdim. Böylece hem şehrin sorunlarını yerinde gösterir hem de yeniden canlandırılmaya çalışılan Geleneksel Ağustos Fuarı’nın ülke çapında daha fazla duyulmasını sağlardım.

Ancak Sayın Bakanın ziyareti yalnızca karşılamalar, protokol konuşmaları, kurdeleler ve önceden hazırlanmış sunumlardan ibaret kalmamalı.

Sayın Bakana sorulması gereken esas sorular sorulmalı:

SORU BİR:

Kahramanmaraş, son sekiz ayda gerçekten ne kadar ilerledi?

Sayın Bakanın son ziyaretinde çarşıdaki dükkânlar hangi durumdaydı?

Bugün hangi durumda?

Sekiz ay önce kepenk açamayan esnaf bugün işinin başında mı?

Şehrin kalbi olarak kabul edilen çarşı ayağa kalktı mı, yoksa hâlâ inşaat bariyerleri, toz, çamur ve belirsizlik arasında mı nefes almaya çalışıyor?

Kâğıt üzerindeki tamamlanma oranlarıyla vatandaşın gördüğü manzara birbirini tutuyor mu?

İşyerleri tamamlanmadan hak sahiplerine ''bizden bu kadar, alın dükkanlarınızın içini siz yaptıracaksınız'' diyerek teslimat evraklarının imzalatılması doğru bir yaklaşım mı?

Bunları bilmenin yolu toplantı salonlarında hazırlanan renkli grafiklere bakmak değil, çarşıda yürümektir.

Esnafın dükkânına girmek, vatandaşın gözünün içine bakmak, “İşler nasıl?” diye sormaktır.

Çünkü raporlar konuşmaz.

Ama esnaf konuşur.

Sokak konuşur.

Şehir konuşur.

SORU İKİ:

Akyar, Altınova, Karacasu ve Önsen’de yapılan TOKİ konutlarında son durum nedir?

Vatandaş zaman zaman sosyal medya üzerinden sesini duyurmaya çalışıyor. Kimi işçilik kalitesinden, kimi eksiklerden, kimi de site yönetimlerinin uygulamalarından şikâyet ediyor.

Bir de sıcak su bedeli meselesi var.

İddialara göre yaz aylarında bazı vatandaşlardan bin lirayı aşan sıcak su bedelleri talep ediliyor.

Yaz günü sıcak su için bu rakamlar neden çıkıyor?

Bu ücretler hangi hesaplamaya dayanıyor?

Vatandaşın itiraz edebileceği şeffaf ve ulaşılabilir bir denetim mekanizması bulunuyor mu?

Bunlar küçük meseleler değildir.

Bir depremzede yıllarca bekleyip evine kavuşmuşsa, yeni evinde huzur ister. Aidat hesaplarıyla, yönetim tartışmalarıyla, su bedelleriyle ve bitmeyen eksiklerle uğraşmak istemez.

SORU ÜÇ:

6 Şubat depremlerinin üzerinden üç buçuk yıla yakın zaman geçti.

Elbette böylesine büyük bir yıkımın izlerini silmek kolay değildir. Kimse bir gecede mucize beklemiyor.

Ancak artık şehrin üzerinden inşaat tozunu kaldırmak zorundayız.

Kahramanmaraş sonsuza kadar şantiye görüntüsüyle yaşayamaz.

Vatandaş artık yalnızca kaç konut yapıldığını değil, ne zaman normal bir şehir hayatına döneceğini bilmek istiyor.

Trafiğin rahatladığı, esnafın iş yaptığı, çocukların güvenli alanlarda oynadığı, sporcuların salon bulabildiği, sanayicinin fuar düzenleyebildiği bir şehir istiyor.

SORU DÖRT:

Sümbüllü Yolu yaklaşık beş-altı aydır kapalı.

Bu kapanma nedeniyle Ağcalı ve Tekerek bölgesinde trafik yükü daha da ağırlaşmış durumda. Özellikle işe gidiş ve çıkış saatlerinde vatandaş ciddi zaman kaybı yaşıyor.

Yolun yeniden yapılmasının yaklaşık 1 milyar liraya mal olacağı ifade ediliyor.

Bu maliyeti Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin tek başına karşılaması kolay görünmüyor.

Sayın Murat Kurum’dan bu yolun yapımını istemenin tam zamanı değil mi?

TOKİ, AFAD veya ilgili bakanlıkların desteğiyle Sümbüllü Yolu yeniden yapılamaz mı?

Şehrin ulaşımı açısından böylesine kritik bir yol için merkezi idarenin imkânları devreye sokulamaz mı?

SORU BEŞ:

Bir diğer önemli mesele Batıpark Kapalı Spor Salonu’dur.

Uzun süredir salonun yıkılacağı konuşuluyor.

Peki, Batıpark yıkıldığında müsabakalar nerede oynanacak?

Hazır Sayın Bakan şehre geldiğinde Kahramanmaraş’a bir veya iki modern kapalı spor salonu kazandırılması talep edilemez mi?

SORU ALTI:

Tekke Mahallesi’nin dönüşümü yıllardır Kahramanmaraş’ın en önemli gündem maddelerinden biri.

Depremden önce de konuşuluyordu.

Depremden sonra çok daha hayati bir mesele hâline geldi.

Bugün gelinen aşama nedir?

Hangi alanlarda çalışma başladı?

Hangi alanlarda belirsizlik devam ediyor?

Vatandaş ne zaman güvenli ve düzenli bir yaşam alanına kavuşacak?

Sayın Bakanın Tekke’ye gitmesi, bölgeyi yerinde incelemesi ve yetkililerden doğrudan bilgi alması son derece önemlidir.

Bazı kararlar masa başında verilir.

Bazı kararlar ise ancak sahaya çıkınca alınabilir.

Tekke, sahada görülmeden anlaşılabilecek bir mesele değildir.

Tekke için inşaat faaliyetine ne zaman başlanacak diye sorulamaz mı?

SORU YEDİ:

KAFUM Fuar Merkezi depremden önce yıkıldı.

Aradan yıllar geçti, yerine hâlâ modern bir fuar merkezi yapılamadı.

Kahramanmaraş, sanayisiyle Türkiye’nin önemli üretim şehirlerinden biridir. Tekstilden metale, çelik mutfak eşyasından kuyumculuğa, ayakkabıdan gıdaya kadar birçok sektörde ciddi bir üretim gücüne sahiptir.

Asrın felaketine rağmen üretmeye devam eden bu şehir, modern bir fuar merkezini hak etmiyor mu?

ÖZETLE…

Ben şehri yönetenlerin yerinde olsam Sayın Murat Kurum için iki günlük kapsamlı bir program hazırlardım.

Çarşıya götürürdüm.

TOKİ konutlarına götürürdüm.

Rezerv alanları gösterirdim.

Sümbüllü Yolu’ndaki sorunu anlatırdım.

Havalimanı Kavşağı için destek isterdim.

Tekke’yi yerinde inceletirdim.

Batıpark’ın durumunu gösterir, yeni spor salonları talep ederdim.

İlçeler için küçük stadyum projelerini gündeme getirirdim.

Modern bir fuar merkezinin bu şehir için neden zorunlu olduğunu belgeleriyle anlatırdım.

Yani Sayın Bakanı yalnızca yapılanların önüne değil, yapılamayanların karşısına da çıkarırdım.

Çünkü devlet adamlarından sorunları saklamak, şehre iyilik değildir.

Sorunları açıkça göstermek, çözüm istemek ve sonuç almak gerçek yöneticiliktir.

Kahramanmaraş’ın artık güzel sunumlara, süslü cümlelere ve önceden belirlenmiş alkış duraklarına ihtiyacı yok.

Şehrin ihtiyacı bellidir:

Samimiyet…

Cesaret…

Takip…

Ve sonuç…

Sayın Bakan geldiğinde sorunları halının altına süpürmeyelim.

Halının altında ne varsa gösterelim.

Gösterelim ki sorunlar görülsün.

Görülsün ki çözülsün.

Çözülsün ki Kahramanmaraş artık şantiye görüntüsünden kurtulup yeniden gerçek bir şehir hayatına kavuşsun.