Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Maraş siyasetinde yeni ölçü birimi: Makas keskinliği!'' diye yazdı.

KAHRAMANMARAŞ siyasetinde bugüne kadar çok şey tartışıldı.

Yol konuşuldu, su konuşuldu, asfalt konuşuldu, kavşak konuşuldu, bütçe konuşuldu…

Ama anlaşılan o ki belediyelerin başarısını ölçmek için artık elimizde yepyeni bir kriter var:

Makas!

Hem de öyle sıradan bir makas değil…

Kurdele makası.

Onikişubat Belediyesi’nin yaklaşık 200 milyon TL yatırımla filosuna kattığı 30 yeni hizmet aracının tanıtım töreninde protokol üyeleri kurdele kesmek için yan yana geldi.

Eski Tarım ve Orman Bakanı, Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişçi de makası eline aldı.

Fakat o da ne?

Makas kesmiyor!

Kirişçi uğraşıyor…

Kurdele direniyor…

Sanki kurdele dile gelmiş de:

“Beni öyle kolay kolay kesemezsiniz!” diyor.

Bir deneme…

İki deneme…

Nihayet üçüncü hamlede kurdele teslim oluyor.

Makas mı kördü, kurdele mi inatçıydı, yoksa mesele tamamen kullanım tekniği miydi?

Orasını artık “makas mühendislerine” bırakalım.

Onikişubat Belediyesi’ndeki tören sona eriyor.

Bu kez protokolün rotası, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde; İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde bu yıl ilk kez düzenlenen Peynir Festivali için KAFUM’daki Geleneksel Ağustos Fuarı alanına çevriliyor.

Burada da kurdele var.

Burada da makas var.

Burada da Vahit Kirişçi var.

Kirişçi bu kez makası eline alıyor ve…

Şak!

Kurdele tek hamlede kesiliyor.

İşte tam o anda siyasetin o meşhur ince mizahı devreye giriyor.

Kirişçi’nin mikrofonlara yansıyan sözleri, neredeyse kurdele kesiminin bile önüne geçiyor:

“Bir yerde daha kurdele kestik de makas iyi değildi. Ama bu sefer Büyükşehir olduğu belli oluyor. Güzel makaslar var.”

Şimdi insan ister istemez düşünüyor:

Sayın Kirişçi gerçekten yalnızca makastan mı bahsediyordu?

Yoksa Kahramanmaraş siyasetinde mesajlar artık makas üzerinden mi veriliyor?

Çünkü siyasette bazı cümleler vardır; söylendiği anda ne anlama geldiği bellidir.

Bazı cümleler ise kurdele gibidir.

Bir ucundan çekersiniz başka yere gider, diğer ucundan çekersiniz bambaşka bir anlam çıkar.

Kirişçi’nin cümlesi de biraz böyle.

“Makas iyi değildi.” deyip geçebilirsiniz.

Ama hemen arkasından gelen:

“Bu sefer Büyükşehir olduğu belli oluyor. Güzel makaslar var.” sözü, ister istemez insanın kulağını kaşındırıyor.

Çünkü mesele yalnızca makasın iyi olup olmamasıysa…

“Büyükşehir olduğu belli oluyor.” kısmını nereye koyacağız?

Şimdi buradan;

“Onikişubat’ın makası kör, Büyükşehir’in makası keskin.” sonucunu çıkarmak mı gerekiyor?

Bence çıkarmayın!

Biz de öyle bir şey söylemiyoruz.

Biz yalnızca makas üzerinden ortaya çıkan siyasi çağrışımı konuşuyoruz.

Gerisini siyaset kulisleri düşünsün.

Hani bizim sosyal medya fenomeni Zekeriya Atak var ya…

Şimdi çıkıp eski Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi’ye:

“Makas kesmiyorsa önce makası değil, tutanı kontrol edeceksin. Makası tutmasını bilmiyorsa kurdeleyi kesmesini de bilmez!” dese…

Der mi?

Bence der gibi…

Hatta arkasından bir video çekip:

“Büyükşehir’in makasıyla Onikişubat’ın makasını yan yana getirin, canlı yayında test edelim.” diye ortaya atılırsa hiç şaşırmam.

Bunu yapacak olursa Kahramanmaraş, belki de tarihinin ilk “makas düellosuna” şahit olur.

Bir tarafta Onikişubat’ın makası…

Diğer tarafta Büyükşehir’in makası…

Ortada kırmızı kurdele…

Hakem heyeti de protokol!..

Kim bilir, belki belediyeler bundan sonraki açılışlarda yatırım bütçesinin yanına bir de makas teknik şartnamesi ekler:

“Paslanmaz çelik olacak.”

“Tek hamlede kesecek.”

“Protokolde mahcup etmeyecek.”

“Rakip belediyenin makasından daha keskin olacak!”

Şaka bir yana…

Siyasette tecrübeli isimlerin kullandığı bazı kelimeler vardır.

Söylendiği anda basit bir espri gibi görünür ama toplantı bittikten sonra yaşamaya devam eder.

Salondan çıkar…

Sokağa iner…

Sosyal medyaya düşer…

Sonra çay ocaklarında, parti kulislerinde ve belediye koridorlarında konuşulmaya başlanır.

Kirişçi’nin “makas” esprisi de tam olarak böyle oldu.

Kurdeleler kesildi.

Törenler sona erdi.

Araçlar sergilendi.

Peynir Festivali açıldı.

Ama makas meselesi kapanmadı.

Çünkü bazen bir siyasetçinin elindeki makas, kestiği kurdeleden daha fazla konuşulur.

Bu gidişle Kahramanmaraş’ta belediyeleri değerlendirirken yeni bir performans tablosu hazırlamamız gerekecek:

Asfalt kalitesi: İyi…

Park ve bahçeler: Orta…

Ulaşım yatırımları: Değerlendiriliyor…

Sosyal belediyecilik: Takipte…

Kurdele makası: Çok güzel ve keskin!

Hatta yakında belediyelerin faaliyet raporlarında şöyle bir madde görürsek şaşırmayalım:

“Yıl içerisinde gerçekleştirilen 47 açılışta kullanılan 12 makasın tamamı başarıyla görev yapmış, kurdele kesiminde herhangi bir aksaklık yaşanmamıştır.”

İşte o zaman siyasetimizde “makas performansı” resmen kurumsallaşmış demektir.

Meselenin mizahi tarafı bir yana, Vahit Kirişçi’nin o cümlesi siyasetin ne kadar küçük ayrıntılar üzerinden bile mesaj üretebildiğini bir kez daha gösterdi.

Belki tamamen anlık bir espriydi.

Belki gerçekten yalnızca makasın keskinliğinden söz etti.

Belki de cümlenin altında hiçbir siyasi gönderme yoktu.

Bunu elbette Kirişçi’nin kendisinden başkası kesin olarak bilemez.

Ama siyaset böyle bir alan…

Bir kelime söylersiniz, on anlam çıkar.

Bir makas kaldırırsınız, iki belediye karşılaştırılır.

Bir kurdele kesersiniz, ertesi gün şehir onu konuşur.

Hele bir de “Büyükşehir olduğu belli oluyor.” derseniz, o cümle artık makas kutusuna geri dönmez.

Siyaset kulisinin ortasına düşer.

Dolayısıyla mesele artık makasın kesip kesmemesi değil.

Mesele, o makas üzerinden kurulan cümlenin nereleri kestiği…

Onikişubat’taki kurdele biraz zor kesildi.

Büyükşehir’deki kurdele ise tek hamlede gitti.

Ama görünen o ki o gün en keskin olan ne Onikişubat’ın makasıydı ne de Büyükşehir’in…

En keskin olan Vahit Kirişçi’nin cümlesiydi.

Kurdele çoktan kesildi.

Makaslar masaya bırakıldı.

Törenler bitti.

Şimdi geriye tek soru kalıyor:

Kurdeleyi makas kesti de, o cümle kimi kesti?