Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Hayrettin Güngör'e açık çağrı: Ben buradayım, siz neredesiniz?'' diye yazdı.
Bazı sözler vardır, insanın kulağına gelir ve geçer.
Bazı sözler ise insanın yüreğinin tam ortasına oturur.
6 Şubat depremlerinde eşimi kaybettim.
Enkazın altında yalnızca sevdiğim insanı bırakmadım; hayatımın bir bölümünü de orada bıraktım.
Yetmedi…
İçinde yaşadığım binayla ilgili yapı ruhsatı, idare mahkemesi kararıyla 2013 yılında düzenlenip verilirken Çetin Hurşitoğlu’nun “Bir müteahhit ismi yazmamız gerekir” sözleri nedeniyle, kat irtifakı kurulup herkesin tapusunu alabilmesi için yapı ruhsatında ismim müteahhit olarak yer aldı.
Bundan dolayı tutuklandım.
3 yıl 3 ay cezaevinde kaldım.
Üç yıl üç ay…
Dile kolay.
Bir tarafta kaybettiğiniz eşinizin acısı, diğer tarafta demir kapıların ardında geçen yıllar…
Bütün bunları yaşamış biri olarak cezaevinden çıktıktan sonra, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör’ün, benim cezaevine girmem ve eşimi kaybetmem üzerine “Belasını buldu” dediği kulağıma geldi.
İnsanın düşmanına bile söylememesi gereken bir söz bu…
BENİM “BELAM” 6 ŞUBAT’TA EŞİMİ KAYBETMEK MİYDİ?
YOKSA YILLARCA CEZAEVİNDE KALMAM MIYDI?
Bir insanın yaşadığı böylesine büyük bir acı üzerinden böyle bir cümle kurulmuşsa bunun siyasi görüşle, makamla, partiyle açıklanabilecek hiçbir tarafı yoktur.
Neyi vardır, biliyor musunuz?
Büyükşehir Belediye Başkanı iken yeniden aday gösterilmeyip bugün Hatay’da genel sekreterlik görevine getirilen bir kişinin, makam ve siyasi konum açısından yaşadığı değişimin sorgulanması vardır.
Duyuyorum ki önümüzdeki seçimlerde bu şehirden milletvekilliği için yeniden siyasetin kapısını çalmak istiyormuş.
Elbette aday olmak herkesin demokratik hakkıdır.
Fakat bu şehirde görev yapmışsanız, özellikle de 6 Şubat gibi bir felaketi yaşamış bir şehri yönetmişseniz, milletvekilliği hesabından önce milletin karşısına çıkıp geçmiş döneme ilişkin sorulara cevap vermeniz gerekir.
Eğer benim arkamdan “Belasını buldu” demişseniz…
Ki bu sözün söylendiğine ilişkin bana ulaşan tanık anlatımları bulunduğu için bu yazıyı kaleme alıyorum.
İnsan, başkasının arkasından değil, yüzüne karşı konuşabilmelidir.
Cesaretiniz varsa gelin, yüzüme karşı konuşun.
Konuşamazsınız…
Çünkü;
Sizin Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminiz, bu şehir açısından ciddi şekilde sorgulanması gereken bir dönemdi!
6 Şubat depremleri öncesinde alınmayan tedbirler, yapılan veya yapılmadığı iddia edilen çalışmalar, deprem hazırlıkları ve kamu kurumlarının sorumlulukları konusunda siyasi ve idari görev üstlenen herkes gibi sizin döneminiz de kamuoyu önünde sorgulanmalıdır.
Ben yaşadıklarımı unutmadım.
Siz de söylediğiniz iddia edilen “Belasını buldu” sözünü unutmayın.
Çünkü makamlar geçer, unvanlar değişir; ama bu şehrin hafızası kalır.
Yani, “Keser döner, sap döner; gün gelir hesap döner.”
Bugün yeniden bu şehirden milletvekilliği düşünüyorsanız, önce Kahramanmaraşlıların karşısına çıkıp geçmiş döneme ilişkin sorulara cevap vermelisiniz.
Çünkü milletvekilliğine giden yol, önce bu şehre verilecek cevaplardan geçer.
Ben buradayım, sorularım burada, bekliyorum.
Bugün günlerden cuma olduğu için kısa kesiyorum.
Angara rüyaları gören Hayrettin, Hayrettin...
Cumanız mübarek olsun :)))