Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında "Deprem bir fırsattı… Kahramanmaraş o fırsatı kaçırdı!'' diye yazdı.
6 Şubat depremleri, Kahramanmaraş'a tarifsiz acılar yaşattı. Binlerce insanımızı kaybettik, şehir yerle bir oldu. Ancak acı bir gerçeği de kabul etmek gerekiyor: Böylesine büyük bir yıkım, aynı zamanda şehrin doğru planlanması adına tarihi bir fırsattı.
Maalesef bu fırsat değerlendirilemedi.
★
Bugün dönüp baktığımızda Kahramanmaraş, yeniden inşa edilen bir şehirden çok, altyapı yatırımlarının içinde boğuşan bir kent görünümünde.
Altyapı çalışmaları gerekli mi?
Elbette gerekli.
Yıllardır ihmal edilen su, kanalizasyon ve ulaşım hatlarının yenilenmesi zaten kaçınılmazdı. Fakat mesele sadece altyapı yapmak değildir. Asıl mesele, altyapıyla birlikte şehrin geleceğini planlayabilmektir.
İşte tam da burada sınıfta kaldık.
★
2014 yılında yürürlüğe giren ve yıllardır tartışma konusu olan imar planı, bugün Kahramanmaraş'ın önündeki en büyük sorunlardan biri haline geldi. O gün gerekli cesareti gösterip bu planı masaya yatırmayanlar, bugün ortaya çıkan tablonun da sorumluluğunu taşımaktadır.
Kuzey Çevre Yolu'na bakın...
Ortaya çıkan yapılaşma tam anlamıyla şehircilik faciasıdır.
10 milyon liranın altında daire bulmak neredeyse imkânsız.
Yollar deseniz labirenti andırıyor.
Bugün bile ulaşımda sıkıntı yaşanıyorsa, birkaç yıl sonra orada yaşanacak trafik çilesini düşünmek bile istemiyorum.
Kışın çıkılamayan, yazın inilemeyen mahalleler oluşturuyoruz.
Buna şehir planlaması denilebilir mi?
Üstelik büyük inşaat firmalarına tanınan ayrıcalıklar da tartışılmaya devam ediyor.
Ne Onikişubat Belediyesi'nden ne de Büyükşehir Belediyesi'nden "Gelin şu imar planını yeniden değerlendirelim." diyen güçlü bir irade göremiyoruz.
Ahırdağı eteklerinden yukarı doğru yükselen çok katlı yapılaşma ise tüm hızıyla devam ediyor.
Peki, yarının Kahramanmaraş'ını kim düşünüyor?
★
Bugün herkes eleştiri oklarını Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel'e yöneltiyor.
Peki, gerçekten bütün sorumluluk ona mı ait?
Hayır.
Bu noktada biraz hafızamızı tazeleyelim.
Şehrin bugünkü yapılaşmasının temelinde önce Mustafa Poyraz dönemindeki imar anlayışı vardır.
Ardından göreve gelen Fatih Mehmet Erkoç, kucağında bulduğu bu planı değiştirmek yerine olduğu gibi devam ettirdi.
Hayrettin Güngör ise yıllarca "kitap okuyan başkan" olarak anıldı ama belediyecilikte cesur kararlar alma konusunda kibrinden olsa gerek beklenen performansı gösteremedi.
Bugün yaşadığımız sorunlar, yalnızca bir belediye başkanının değil, yıllardır biriken yanlış kararların sonucudur.
★
Peki, bu isimleri Kahramanmaraş'ın başına getiren AK Parti Genel Merkezinin hiç mi sorumluluğu yok?
Elbette var.
Şehirleri yöneten sadece belediye başkanları değildir.
Adayları belirleyen siyasi iradenin de sonuçlardan kaçması mümkün değildir.
★
Gelelim asıl soruya...
Deprem sonrası neden gerçek anlamda bir kentsel dönüşüm seferberliği başlatılamadı?
Tekke neden imar planına dahil edilmedi?
Serintepe...
Mağralı...
Karamanlı...
Hacı Bayram Veli...
Sakarya...
Kuyucak...
Divanlı...
Bu mahalleler neden kapsamlı bir kentsel dönüşüm projesinin içine alınmadı?
Şehri geleceğe hazırlayacak adımlar neden atılmadı?
Oysa bugün bunlar konuşulmuyor.
Binalar yükseliyor...
Sorunlar da onlarla birlikte büyüyor.
★
Şunu da ifade etmek isterim ki;
Aldığım kulis bilgilerine göre hayalim olan, kapıçam-EXPO güzergahında raylı sistem projesi şu anda Bakanlığın masasında ve onay aşamasında.
Eğer bu doğruysa, Kahramanmaraş adına son derece önemli bir gelişmedir.
Çünkü bu şehir artık günü kurtaran projelere değil, vizyon projelerine ihtiyaç duyuyor.
★
Buradan Sayın Fırat Görgel'e de bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Bu şehrin tarihine geçme fırsatı hâlâ önünüzde duruyor.
Altyapısı tamamlanmış...
Raylı sistemi hayata geçirilmiş...
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un desteğiyle kapsamlı kentsel dönüşümü başlatılmış...
Ulaşım sorununu çözen...
Geleceği planlanmış bir Kahramanmaraş bırakabilirsiniz.
Bence bu hâlâ mümkün.
★
Ancak bunun bir şartı var.
Büyükşehir Belediyesinde yıllardır değişmeyen, makamını sadece maaş almak için kullanan, üretmeyen, risk almayan, inisiyatif kullanmayan ve "salla başını al maaşını" anlayışıyla görev yapan kadrolarla bu hedefe ulaşmanız çok zor.
Çünkü şehirleri yalnızca başkanlar değil, ekipler yönetir.
Yanlış kadrolarla doğru hedeflere ulaşılamaz.
Kahramanmaraş artık günü kurtaran yönetim anlayışını değil; cesaret, vizyon ve liyakati hak ediyor.
Bu şehir, hak ettiği kadrolarla yönetilmek istiyor.
Bu da senin elinde Sevgili Görgel.
Alacağın radikal kararlarda...
Yoksa zaman dediğin, çok çabuk geçip gidiyor.