Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi köşe yazarı Mustafa Önyurt bugünkü yazısında ''Ulu Camii bu şehrin ruhudur!'' diye yazdı
Ulu Camii, Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesinde olup, vakfiyelere göre cami, Dulkadiroğlu Beyliği hükümdarı Süleyman Bey tarafından 1442-1454 yılları arasında yaptırılmıştır.Daha sonra Süleyman Beyin oğlu Alaüddevle tarafındandan 1501 yılında tamir ettirilmiştir.
Ulu Camii,şehrin kurtuluş harbi gibi önemli olaylara tanıklık etmiştir.
Bayrak olayında halkı bilinçlendiren Avukat Mehmet Ali Kısakürek’in yazdığı beyanname camiye asılır ve olaylar şöyle gelşir; Gazi şehrin düşman işgaline uğradığında ve kalesinden bayrak indirildiğinde hasta yatmakta iken birden yatağından fırlayıp hemen kalemine sarılır. Vatani ve Milli hislerle dolu olarak kendi el yazısı ile 5 adet uyarı beyannamesi yazıp zarflar. Beyanname aynen şöyledir:
İkaz (Uyarı) Alem-i İslama bir duyuru;
“Ey necip İslam milleti; vaktine hazır ol, 1300 yıldır Hazret-i Allah’ı ve Şanı Yüce Peygamberini razı ettiğin bir din ölüyor. Yani ecdadının kanı pahasına fethettiği bir kalenin Burc-u BarusundakiAlsancağın bu gün indirilip yerine kendi bandıraları konulmak üzeredir. Şimdi acaba bunu yerine koyacak sende birkaç yüz İslam kanı hiç mi yok?... Kargaşa arzu etmeyelim, yalınız görkemli, vakar ve azamet yüklü olarak o alsancağımızı geri yerine koyalım. Tekrar heybetli ve ulu görünüşümüzle yerlerimize dönelim. Korkma, seni buradaki birkaç Fransız kuvveti kıramaz. Sen Allah’ına güvenle Yüce varlığını gösterecek olursan değil birkaç Fransız kuvveti, hatta bütün Fransa milleti kıramaz. Buna emin ol. 28.11.1919.”
Bu beyannameyi oğlu Şahabettin aracılığı ile büyük camilere dağıtır ve Bayrak Olayı’nın ateşleyicisi olur.
Ulu Camii sadece bir mabet değil,çok eski geçmişiyle bu şehrin ruhu ve hafızasıdır. Şehirler aslında, bütün yaşanmışlığın hafızası olup; kültürümüzün, tarihimizin depolandığı mekânlardır. Eski toplumlarda şehirler manevi olgular üzerine kurulur ve bir kutsiyeti vardı.
Şehrin tam orta yerinde bir kültür merkezi yapılır ve şehir insanı buradan faydalanırdı. Köklerimizi saldığımız bu toprak, bizim ecdadımızdı, ailemizdi ve insanlarla iletişim sağladığımız bize ait hafızamızdı.
Bu yüzden Ulu Camii sıradan bir cami değildir,gül ağacından yapılmış minberinden gelen tarih kokusuyla ,işlemeli tavandan dökülen desenler ruhumuza bir ferahlık katıyor ve ibadetin hazzına ulaşıyoruz.
Mimari anlamda ahşap tavanlı camiler grubuna girer. Tek şerefeli minareden oluşur. Beylikler dönemi ve erken dönem Anadolu Selçuklu mimarisinin özelliklerini taşıyan camide, minare, taç kapı, mihrap, minber yer alan bezeme ve süslemeler, camiye ayrı bir atmosfer katmıştır.
Ne yazık ki; 06 Şubat 2023 depremlerinde, Ulu Camide diğer yapılar gibi zarar gördü. Yıkılan minaresi ve cami, Vakıflar Genel müdürlüğü tarafından onarılmış olup,16 Mart 2026 da ibadete açılmıştır.