Türkiye’de doğurganlık hızı 2025 yılında 1,42’ye gerilerken, canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak kayıtlara geçti. İYİ Parti Kadın ve Aile Politikaları Başkanlığı tarafından hazırlanan açıklamada, Türkiye’nin nüfus geleceğinin yalnızca doğum sayıları üzerinden değil; ekonomi, konut, istihdam, çocuk bakımı ve sosyal güvence başlıklarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2025 doğum istatistiklerine göre toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk oldu. Nüfusun kendini yenileme seviyesi olarak kabul edilen 2,10 sınırının altında kalan doğurganlık oranı, son dokuz yıldır bu seviyenin altında seyrediyor.

2025’TE 895 BİN 374 BEBEK DÜNYAYA GELDİ

TÜİK verilerine göre Türkiye’de 2025 yılında 895 bin 374 canlı doğum gerçekleşti. Doğan bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız olarak kayıtlara geçti.

İYİ Parti’nin açıklamasında bu tabloya dikkat çekilerek, nüfus politikalarının yalnızca vatandaşlara daha fazla çocuk sahibi olma çağrısıyla sınırlandırılmaması gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, aile kurmayı planlayan gençlerin konut maliyetleri, hayat pahalılığı, gelir belirsizliği, kreş masrafları ve çocuklarının geleceğine ilişkin kaygılarla karşı karşıya kaldığı görüşüne yer verildi.

65 YAŞ ÜZERİ NÜFUS 9,5 MİLYONU AŞTI

Türkiye’nin değişen yaş yapısı da açıklamanın öne çıkan başlıklarından biri oldu.

TÜİK'in 2025 yılı verilerine göre 65 yaş ve üzerindeki nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise yüzde 11,1'e yükseldi.

2025 yılı çocuk istatistiklerine göre ise Türkiye’de 0-17 yaş grubundaki çocukların sayısı 21 milyon 375 bin 930, toplam nüfus içindeki oranı yüzde 24,8 olarak açıklandı.

2100 İÇİN 76,8 MİLYONLUK NÜFUS PROJEKSİYONU

İYİ Parti açıklamasında dikkat çekilen bir diğer veri ise Türkiye’nin uzun vadeli nüfus projeksiyonu oldu.

TÜİK'in 2023-2100 nüfus projeksiyonlarının ana senaryosuna göre Türkiye nüfusunun 2050'li yılların ortalarına kadar artması, ardından azalmaya başlaması ve 2100 yılında yaklaşık 76,8 milyon kişiye gerilemesi öngörülüyor. Bu rakam bir tahmin değil, belirli varsayımlar altında oluşturulan uzun vadeli nüfus projeksiyonu niteliğinde.

“İNSANLAR ÖNCE BİR HAYAT KURMAYA KARAR VERİYOR”

İYİ Parti tarafından yapılan değerlendirmede nüfus meselesinin aynı zamanda ekonomi, istihdam, sosyal devlet ve aile politikalarıyla bağlantılı olduğu savunuldu.

Açıklamada, ailelerin yalnızca mevcut gelirlerini değil; çocuklarının kreş, okul, üniversite ve gelecekte barınma gibi ihtiyaçlarını da hesaba kattığı belirtilerek, ekonomik ve sosyal belirsizliklerin çocuk sahibi olma kararlarını etkilediği öne sürüldü.

Parti açıklamasında, bazı ailelerin ikinci çocuk kararını mevcut imkânlarını ilk çocuklarının geleceğine ayırmak amacıyla erteleyebildiği ifade edildi.

“AİLE YILI'NIN SONUÇLARI VATANDAŞIN HAYATINDA GÖRÜLMELİ”

Türkiye'de 2025 yılı “Aile Yılı” olarak ilan edilmişti. Ardından 2026-2035 dönemi “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak belirlenirken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının vizyon belgesinde aile kurumunun korunması, evliliğin teşvik edilmesi, doğurganlık hızının artırılması, gençlerin desteklenmesi ve yaşlı refahı stratejik öncelikler arasında sıralandı.

İYİ Parti ise yürütülen politikaların sonuçlarının vatandaşların günlük yaşamındaki değişim üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Açıklamada, “Aile kurmak kolaylaştı mı, çocuk yetiştirmenin mali yükü hafifledi mi, kreş hizmetlerine erişim arttı mı?” soruları yöneltilerek mevcut politikaların sonuçlarının tartışılması gerektiği belirtildi.

İYİ PARTİ’DEN KONUT, KREŞ VE EBEVEYN İZNİ ÖNERİSİ

İYİ Parti Kadın ve Aile Politikaları Başkanlığının açıklamasında nüfus politikalarına ilişkin çeşitli öneriler de sıralandı.

Parti; genç aileler için erişilebilir konut modellerinin yaygınlaştırılmasını, aile odaklı sosyal desteklerin artırılmasını ve çocuk sahibi ailelere yönelik ekonomik desteklerin güçlendirilmesini önerdi.

Kreş hizmetlerinin Türkiye genelinde yaygınlaştırılması ve çocuk bakımına erişimin kolaylaştırılması da öneriler arasında yer aldı.

Yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinin güçlendirilmesini isteyen İYİ Parti, bakım sorumluluğunun yalnızca kadınların üzerinde kalmaması gerektiğini savundu.

ÇALIŞAN ANNE VE BABALAR İÇİN YENİ MODEL ÖNERİSİ

İYİ Parti ayrıca çalışan anne ve babaların desteklenmesi için esnek çalışma modellerinin geliştirilmesini ve ebeveyn izinlarının güçlendirilmesini önerdi.

Açıklamada, kadınların çalışma hayatı ile annelik arasında tercih yapmak zorunda kalmadığı bir sistem oluşturulması gerektiği görüşü dile getirildi.

KASKİ’den son dakika uyarısı: Kahramanmaraş’ta musluklar o saatlerde akmayacak!
KASKİ’den son dakika uyarısı: Kahramanmaraş’ta musluklar o saatlerde akmayacak!
İçeriği Görüntüle

Çocukların şiddet, bağımlılık ve dijital dünyanın oluşturabileceği risklere karşı korunmasına yönelik önleyici sosyal politikaların güçlendirilmesi de partinin önerileri arasında sıralandı.

“TÜRKİYE ÇOCUK İSTİYORSA ÖNCE AİLEYE GÜVEN VERMELİ”

İYİ Parti açıklamasında nüfus politikalarının doğumla sınırlı olmadığı, çocukluktan yaşlılığa kadar devam eden sosyal politikaların birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi.

Parti açıklamasında, ailelerin ekonomik ve sosyal açıdan kendilerini güvende hissetmelerinin çocuk sahibi olma kararlarında önemli olduğu savunularak şu mesaj verildi:

“Türkiye çocuk istiyorsa, önce aileye güven vermelidir.”