Türkiye siyasi tarihinin en büyük kırılma noktalarından biri olan 3 Kasım 1996 Susurluk kazası, devlet, mafya ve siyaset sarmalının tüm gerçekliğini gözler önüne serdi. Bu karanlık tablonun merkezinde yer alan Gonca Us, podyumlardan yeraltı dünyasının en tehlikeli figürlerinin yanına uzanan kısa yaşamıyla hafızalara kazındı.
İZMİR'DEN PODYUMLARA VE KUMARHANE KORİDORLARINA UZANAN YOLCULUK
1 Ocak 1969 tarihinde İzmir'de dünyaya gelen Gonca Us, entelektüel bir aile ortamında büyüdü. Babası, İzmir sanat çevrelerinin yakından tanıdığı şair ve yazar Ahmet Us idi. Gençlik yıllarında aldığı eğitimin ardından 1994 yılında Spor Akademisi'nden mezun oldu. Mezuniyetinin hemen ardından matbaacı Can Apa ile evlilik yaptı ancak bu birliktelik uzun ömürlü olmadı ve kazanın yaşandığı süreçte boşanma davaları devam ediyordu.
İzmir'de profesyonel mankenlik yaptığı dönemin ardından kariyer rotasını kökten değiştirdi. "Kumarhaneler Kralı" olarak bilinen Ömer Lütfü Topal’ın Kuşadası’ndaki Onura Otel kumarhanesinde krupiyer olarak çalışmaya başladı. Bu hamle, onun hayatının akışını tamamen değiştirecek karanlık kapıların aralanmasına neden oldu.
YERALTI DÜNYASININ GİZEMLİ FİGÜRÜ İLE KESİŞEN HAYAT
Gonca Us’un yaşamındaki en keskin dönüm noktası, dönemin en çok aranan yeraltı figürlerinden Abdullah Çatlı ile Kuşadası'ndaki kumarhane günlerinde yollarının kesişmesiyle gerçekleşti. Kısa sürede büyülenen ikili, kazanın yaşandığı son ana kadar aynı evi paylaştı. Abdullah Çatlı o süreçte "Mehmet Özbay" sahte kimliğini kullandığı için, Gonca Us da bu tehlikeli ve gizli hayata ayak uydurmak zorunda kaldı.
3 KASIM 1996: TÜRKİYE'Yİ SARSAN KARANLIK GECE
3 Kasım 1996 tarihinde Balıkesir'in Susurluk ilçesi yakınlarında meydana gelen trafik kazası, ülke tarihin en sarsıcı skandallarından birini doğurdu. İçinde bulunduğu 06 AC 600 plakalı Mercedes marka otomobil, seyir halindeki bir kamyona arkadan çarptı.
Otomobilin direksiyonunda İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ oturuyordu. Ön koltukta Abdullah Çatlı, arka koltukta ise Gonca Us ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Bucak yer alıyordu. Şiddetli çarpışmanın ardından Hüseyin Kocadağ ve Abdullah Çatlı olay yerinde yaşamını yitirdi. Ağır yaralanan Gonca Us ise hastaneye sevk edildiği sırada yolda hayatını kaybetti.
SKANDALI BÜYÜTEN SAHTE KİMLİK AYRINTISI
Kazanın ardından güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği inceleme, devleti sarsan gerçeği gün yüzüne çıkardı. Abdullah Çatlı’nın üzerinden "Mehmet Özbay", Gonca Us’un üzerinden ise "Melahat Özbay" adına tanzim edilmiş sahte kimlikler çıktı.
Devlet tarafından aranan firari bir ismin, bir emniyet müdürünün ve bir milletvekilinin aynı soyadını taşıyan bir kadınla aynı araçta seyahat etmesi, derin devlet yapılanmasının en somut kanıtı olarak tarihe geçti.
ÖLÜMÜ ÜZERİNDEKİ KOMPLO İDDİALARI VE SON DÖNEMİ
Gonca Us ile Abdullah Çatlı'nın ölümüne dair ilerleyen yıllarda Ergenekon davası süreçlerinde bazı gizli tanıklar dikkat çeken iddialar öne sürdü. Kazanın ardından araçtan sağ kurtulan isimlerin olay yerindeki ekipler tarafından infaz edildiği yönündeki iddialar hukuki olarak kanıtlanamadı. Genç yaşta hayatını kaybeden Us, memleketi İzmir'e gönderilerek Paşaköprü Mezarlığı'nda toprağa verildi.




