Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde gerçekleşen deprem; Kahramanmaraş, Elazığ, Tunceli, Adıyaman ve Şanlıurfa’da da hissedildi. Kısa sürede geniş bir alanda etkili olan sarsıntı, vatandaşlar tarafından “beklenenden daha şiddetli” olarak değerlendirildi.

Uzmanlar, depremin yüzeye yakın gerçekleşmesinin hissedilen şiddeti artırdığını belirtirken, bölge halkının daha önce yaşadığı büyük depremler nedeniyle psikolojik olarak sarsıntıları daha yoğun algıladığına dikkat çekti.

Depremin “öncü” olup olmadığı yönündeki tartışmalara da açıklık getirildi. Jeoloji uzmanları, söz konusu sarsıntının yeni bir büyük depremin habercisi olmadığını, 6 Şubat depremlerinin ardından bölgede oluşan stres transferine bağlı gelişen olağan bir hareketlilik olduğunu ifade etti. Önümüzdeki günlerde orta büyüklükte artçı sarsıntıların yaşanmasının beklendiği kaydedildi.

Ancak uzmanlara göre asıl dikkat edilmesi gereken nokta, Bingöl-Yedisu segmenti. Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın doğu ucunda yer alan bu fayın uzun süredir kırılmadığı ve ciddi miktarda enerji biriktirdiği belirtiliyor. Yapılan değerlendirmelerde, bu segmentin yaklaşık 250 yıllık periyodunu doldurduğu ve 7.4 büyüklüğüne varabilecek bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğu ifade edildi.

Uzmanlar, depremin ne zaman gerçekleşeceğinin öngörülemeyeceğini ancak bölge genelinde her an olacakmış gibi hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı.

Olası bir büyük depremde Tunceli, Malatya, Elazığ, Bingöl ve Erzurum’un doğrudan risk altında olduğu belirtilirken; Bayburt ve Gümüşhane’nin de etkilenebileceği kaydedildi. Erzincan’ın ise geçmişte yaşanan depremler sonrası yapılan yenileme çalışmaları sayesinde görece daha hazırlıklı iller arasında yer aldığı ifade edildi.

Haberin ve uzman değerlendirmelerinin en kritik noktası ise Malatya'daki 5.6'lık sarsıntıdan ziyade, Doğu Anadolu'da her an kırılması beklenen ve enerjisini doldurmuş olan fay hatları oldu. Hem Pampal hem de Tüysüz, uyarının merkezine Bingöl-Yedisu Fayını koydu.

Prof. Dr. Süleyman Pampal, tehlikenin boyutunu şu tarihi verilerle açıkladı:

"Erzincan'dan Karlıova'ya kadar uzanan ve 250 yıldır enerji biriktiren Yedisu Fayı var. Kuzey Anadolu Fayı'nın doğu ucu olan bu segment en son 1784'te kırıldı. O dönem 7.4 büyüklüğünde deprem üretmişti. İstatistiki çalışmalara göre 250 yıllık tekrarlanma süresi artık doldu. Biz bu bölgede 7.4'e varacak bir depremi zaten bekliyoruz."

Aynı bölgeye dikkat çeken Prof. Dr. Okan Tüysüz ise şu ifadeleri kullandı:

"Doğu Anadolu çok fazla aktif fayın olduğu bir bölge. Bingöl çevresi, Palu çevresi ve özellikle Bingöl-Yedisu'da uzun yıllardır kırılmamış ve deprem üretmesini beklediğimiz faylar var. Ne zaman olacağını bilmek mümkün değil; bugün, yarın veya 50 sene sonra... Ama her an olacakmış gibi hazır olmak zorundayız."

HANGİ İLLER DOĞRUDAN RİSK ALTINDA?
Olası bir Yedisu veya Malatya/Ovacık fayı kırılmasında etkilenecek illerin haritasını çizen Prof. Dr. Pampal; Tunceli, Malatya, Elazığ, Bingöl, Erzurum illerinin büyük risk altında olduğunu belirtti. Pampal ayrıca, "Buralarda deprem olmaz" denilen Bayburt ve Gümüşhane'nin de bu kırılmalardan ciddi şekilde etkileneceğini vurguladı.

Erzincan'ın da bu fayın tam ucunda olduğunu belirten Pampal, önemli bir detaya dikkat çekerek; Erzincan'ın 1992 depremi sonrası Dünya Bankası desteğiyle büyük oranda yenilendiğini ve Türkiye'nin depreme en hazır illerinden biri olduğunu sözlerine ekledi.