Bir işi bilen yapar az bilen akıl verir bilmeyen eleştirir yapamayan çamur atar!

Akıllarınca basını eleştirecek sözüm ona iş ehli, basınla uzaktan yakından alakası olmayan şahıslar hunharca basının üstüne gelerek “yağmur nereye yağarsa şemsiyenizi oraya tutuyorsunuz”  gibi etik olmayan ahlaksızca laflar ile gerek sosyal medyadan gerek toplum içinde yaptıkları konuşmaları ne kadar iş ehli olduklarını ortaya koyuyor.

Şimdi bu şahıslara soruyorum:

İletişimle ilgili bir tahsiliniz var mı?

Gazeteci mesleğini taşıyacak benimseyecek bir alt yapıya sahip misiniz?

Herhangi bir basın kuruluşunda görev almış mı, almışlarsa bu görev medya ile ilgili mi?

Medya kelimesinden ne anlıyorlar?

İletişim onlar için sadece sosyal medyadan sağa sola sallamak mı?

Bir Gazetecinin görevleri şunlardır kısaca hatırlatayım:

- Toplumdaki ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal vb. nitelikteki olayları izler.
- Olaylar arasından, araştırmaya değer olanları belirler.
- Araştıracağı olay hakkında kimlerden bilgi alabileceğini belirler.
- Çeşitli kaynaklardan sözlü veya yazılı olarak verilen bilgileri toplar.
- Topladığı bilgileri değerlendirir, doğruluğunu kontrol eder.
- Bilgileri anlaşılır bir dille yazar, önemli noktaları vurgular.
- Fotoğraf ve görüntü alır, bunları düzenler. Bilgileri haber merkezine gönderir.

Bu işin birde 4 yıllık eğitimi vardır. O süreçte ise verilen eğitimler şunlardır;

Eğitim süresince; Türk Dili, Beden Eğitimi, Yabancı Dil, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi gibi genel bilgi derslerinin yanında Medya ve Siyaset Hukukunun Temel Kavramları, İletişim Tarihi, Toplum Bilim, Hukuk, Siyaset Bilimi, Sosyal    Psikoloji, Haber Toplama ve Yazma, Sayfa Tasarımı, İstatistik, İşletme, Fotoğrafçılık, Türk Dili, Dünya Edebiyatı, Anayasa, İktisat, Yönetim ve Organizasyon, Basın Tarihi, Türkiye'nin Yönetim Yapısı, Muhasebe, Araştırma Yöntemleri, Yazışma Teknikleri, Psikoloji, Bilgisayar Programlama, Gazete Yayınlama Tekniği, Pazarlama, Halkla İlişkiler, Tiyatro, Sanat Tarihi, Sinema, Reklamcılık, Uluslararası İlişkiler, Turizm ve Gazete Haberciliği gibi mesleki dersler de gösterilmektedir.
Ayrıca, İletişim Fakültelerinin gazetecilik bölümlerinde yazılı basında haberin kaynağından baskı evresine kadar olan işlemleri ile baskı evresinde süreli yayınların baskısına ilişkin temel bilgi ve uygulamaları konularında eğitim-öğretim verilmektedir. Öğrencilere araştırmalar yaptırılmaktadır. Meslek yaşantıları boyunca sık sık karşılaşacakları siyasi, toplumsal, ekonomik olaylar, temel hukuk kavramları, dış politika, halkla ilişkiler, reklamcılık, iletişim, fotoğrafçılık, sinema vb. konularda da bilgiler verilmektedir.

Siz bu vasıflardan hangisine sahipsiniz de basın emekçilerini, medya hukukunu bilmeden saldırıyorsunuz. Ben mesleğime leke sürdürmem mesleğime leke sürmeye kalkan meslektaşlarımı da ne pahasına olursa olsun engel olur, meslekten olmayıp meslektenmiş gibi eleştiri yapanları ise affetmem.

Kimse kusura bakmasın matbaacılıktan gelmekle, dizgi yapmakla gazeteci olunmaz. Basın mensubu gibi gözükemezsin adı üstünde Matbaacı olursun.

Gazeteci misin?

Matbaacı mısın?

Yoksa Medya patronu musun?

Bu üçü arasında bile dünyalar kadar fark varken ne olduğunun farkında bile değilken, kamuoyunun nasıl sesi olacaksınız?

Herkes önce kendi işini yapsın…

Doktor, Doktorluğunu, Öğretmen, Öğretmenliğini, Gazeteci de, Gazeteciliğini...