İftar Hz. Peygamber sahur yemeğini ne kadar geciktirmeye gayret ettiyse iftarını açmak için de o kadar acele etmiş ve akşam namazını kılmadan önce orucunu açmıştır. Ayrıca Hz. Peygamber'in tatlı bir yiyecekle, özellikle de hurmayla orucunu açtığı bilinmektedir. Hurma bulamadığı zamanlarda ise orucunu suyla açmış ve böyle yapılmasını önermiştir. Hz. Peygamber'in, orucunu açarken ettiği dua ise şu şekildedir: “Allah'ım, senin rızan için oruç tuttum, senin verdiğin rızkla orucumu açtım, kabul et. Sen dualarımızı işiten ve kabul edensin.”
Peygamberimiz, Ramazan ayında ibadetlerini de aşırı arttırmazdı. Teravih namazlarını yalnız veya cemaatle kılardı. Ramazan ayının son on gününde ise evinin ahalisini gece ibadeti için uyandırırdı. Sahura kalkmayı ihmal etmezdi, ve sahur ile ilgili “Mutlaka sahura kalkın, çünkü sahurda bereket vardır”. (Buharî, Savm, 20). buyurmaktadır. Efendimiz s.a.v Ramazan'da her gün Kuran-ı Kerim okurdu.
Riyazü-s Salihin isimli hadis kitabında yer alan bir hadiste de Resulullah (sav) müminlere nasıl yemek yenilmesi gerektiğini anlatırken özetle, “Mide üçe ayrılmalı: bir bölümü yemek, bir bölümü su için olmalı. Son bölüm ise boş kalmalı” diyor.
Hz Muhammed (sav) sahur ve iftarda genellikle hurma yer ve su içerdi.Diğer sahabelerden farklı beslenmeyen ve ailesini de öyle beslemeyen Resulullah Efendimiz, yiyecek bir şey bulamadığında yemez, bulduğunda ise çoğunu etrafa dağıtırdı. Hz Muhammed, hiçbir dönemde aşırıya kaçmamış ve aşırılığı övmemişti.
Peygamber Efendimiz (sav) hayatı boyunca hep sosyal bir insan olmuştur. Özellikle Ramazan'da Peygamberimiz, hasta ve yaşlılara sıkça yaptığı ziyaretleri artırır, fakir sahabelerin evlerine uğrar, sosyal bir sıkıntı olan her yere tüm sahabelerden önce yetişerek problemlerin çözümünde aktif rol oynardı.