Mersin’de yurttaşların gündeminde açıklanan enflasyon oranlarından çok çarşıda, pazarda ve manavda karşılaştıkları fiyatlar vardı. Emekli maaşlarının kira, fatura ve mutfak giderlerine yetmediğini belirterek hayat pahalılığına tepki gösterdi.
TÜİK tarafından ağustos ayı yıllık enflasyonunun yüzde 31,51 olarak açıklanması, Mersinliler arasında karşılık bulmadı. Bazı yurttaşlar resmî rakamların günlük yaşamda hissettikleri fiyat artışını yansıtmadığını savunurken bazıları ise geçinebilmek için gıdadan kısmak zorunda kaldıklarını anlattı.
EMEKLİ MAAŞI KİRAYA, ÇALIŞTIĞI PARA MUTFAĞA GİDİYOR
Emekli olmasına rağmen bir manavda çalışmaya devam eden yurttaş, maaşının yalnızca ev kirasını karşılayabildiğini söyledi. Çalışarak kazandığı parayla da günlük ihtiyaçlarını gidermeye uğraştığını belirten emekli, açıklanan enflasyon rakamlarına şu sözlerle tepki gösterdi:
“Demek ki devlet memuru emeklisine verilen paranın iki katı alındı. Emekli maaşımla ev kirasını veriyorum, çalıştığımı da yiyorum. Böyle hükümet olursa böyle olur.”
Manavda karşılaştığı manzaraların geçim sıkıntısını bütün açıklığıyla ortaya koyduğunu dile getiren yurttaş, ekonomik sorunların artık insanların satın alma tercihlerinden değil, satın alamadıkları ürünlerden anlaşıldığını ifade etti.
“ÇÖPE DÖKECEĞİM ÜRÜNÜN FİYATINI SORUYORLAR”
Bazı müşterilerin sağlam sebze ve meyve yerine ayrılmış, satılamayacak durumdaki ürünleri sorduğunu anlatan manav çalışanı, yaşadığı bir olayı şöyle aktardı:
“İnsanların rezilliğini görüyorsun. Adam sebze alacak, ‘Bunun döküntüsü yok mu?’ diye soruyor. Buraya ayırıyorum, çöpe dökeceğim; adam, ‘Bunu kaça veriyorsun?’ diyor. Param yok ki ona bir kilo meyve vereyim. Türkiye’nin hâli bu.”
Siyasi görüşünün ülkücü ve milliyetçi olduğunu söyleyen yurttaş, yöneticilerin vatandaşın içinde bulunduğu ekonomik koşulları dikkate alması gerektiğini belirterek, “Beni yönetecek adam beni düşünmeli” dedi.
“AKDENİZ’DE SEBZE PAHALIYSA DİĞER İLLER NE YAPACAK?”
Bir başka Mersinli, sebze ve meyve üretiminin yoğun olduğu Akdeniz Bölgesi’nde bile fiyatların yüksek olduğuna dikkat çekti. TÜİK’in açıkladığı rakamlara inanmadığını belirten yurttaş, “Akdeniz, sebzenin ve meyvenin bol olduğu yer. Burası pahalı olunca diğer yerler ne yapacak?” diye sordu.
Kentte yaşayan başka bir yurttaş ise gerçek enflasyonun pazarda ve çarşıda görülebileceğini savundu. Fiyatların kısa süre içinde değiştiğini söyleyen yurttaş, yaşadığı geçim sıkıntısını şu ifadelerle anlattı:
“Şuraya, çarşıya, pazara girin bakalım. Dün aldığın 3 lira, bugün aldığın 4 lira. Her şey ateş pahası. TÜİK açıklıyormuş, vatandaşın iflahı kesilmiş.”
“ET YEMEK ZOR, KALANI EKMEK PARASI”
Yurt dışından Mersin’e gelen bir yurttaş da Türkiye ile yaşadığı ülke arasında alım gücü bakımından büyük fark bulunduğunu belirterek, “Yurt dışı daha rahat” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklanan enflasyon oranını normal karşıladığını söyleyen başka bir kent sakininin sözleri ise vatandaşın temel ihtiyaçları karşılamakta yaşadığı güçlüğü ortaya koydu. “Geçiniyoruz” diyen yurttaş, hemen ardından bütçesini nasıl ayırdığını şöyle anlattı:
“Et yiyor muyuz? Zor. Elektriği ve suyu ayırdık, kalanı da ekmek parası yapacağız.”
“20 BİN LİRAYLA NE ALAYIM?”
Mersin’de konuşan emeklilerden biri ise geçim sıkıntısını mutfağın en temel ürünlerinden biri olan soğan üzerinden dile getirdi. Emekli maaşının gıda harcamalarına yetmediğini belirten yurttaş, “Soğan alamıyoruz, soğan. 20 bin lirayla ne alayım? Emekli aç, başka ne söyleyeyim?” sözleriyle tepkisini gösterdi.
Mersinlilerin açıklamaları, enflasyon tartışmasının istatistiklerden önce mutfakta, pazarda ve fatura ödeme noktasında hissedildiğini ortaya koydu. Emekliler ve dar gelirli yurttaşlar, gelirlerindeki artışın temel tüketim ürünlerindeki fiyat değişimine yetişemediğini belirterek alım güçlerinin iyileştirilmesini istedi.




