Tunceli’de tersine göç hikâyesi dikkat çekti. Rusya’da yaklaşık 20 yıl harita mühendisi olarak çalışan 42 yaşındaki Hıdır Bulut, Rus asıllı eşi Darina Bulut ve iki kızıyla birlikte Nazımiye ilçesine bağlı Güzelpınar Köyü’ne dönerek yeni bir yaşam kurdu.
Doğayla iç içe yaşamak, çocuklarını teknoloji bağımlılığından uzak büyütmek ve ata tohumlarını yeniden üretmek isteyen Bulut ailesi, büyük şehir hayatı yerine köy yaşamını tercih etti.

RUSYA’DAN GÜZELPINAR KÖYÜ’NE UZANAN DÖNÜŞ
Yaklaşık 20 yıl boyunca Rusya’da çalışan Hıdır Bulut, köyüne dönme planını uzun süredir yaptığını anlattı. Ailesiyle birlikte aldığı kararın ardından Tunceli’nin göç veren bölgelerinden biri olan Nazımiye’ye yerleşti.
Bulut, çocuklarının tarımı, doğayı ve aile bağlarını yaşayarak öğrenmesini istediğini belirterek, köye dönüşünü şu sözlerle anlattı:
“Buradan bir kişi olarak gittim, 4 kişi geri geldik. Göç veren bir bölgeye tersine göçle geri gelmiş olduk.”
Rus asıllı eşi Darina Bulut’un da köy hayatını tercih ettiğini ifade eden Bulut, ailesiyle birlikte tarım, hayvancılık ve arıcılıkla ilgilenmeye başladı.

10 MİLYON ATA TOHUMUNDAN YALNIZCA 37’Sİ FİLİZLENDİ
Hıdır Bulut’un köye dönüş hikâyesinin en dikkat çekici bölümlerinden birini ise yıllardır bir köylünün ambarında bekleyen eski mısır tohumları oluşturdu.
Bulut’un anlatımına göre, yaklaşık 30-40 yıl boyunca ambarda kalan ata tohumu mısırlar zaman içerisinde haşere ve zararlılar nedeniyle büyük ölçüde kullanılamaz hale geldi.
Yaklaşık 7 yıl önce 7 torba halinde ambardan çıkarılan tohumlar yeniden toprağa ekildi.
Bulut, torbalarda yaklaşık 10 milyon tohum tanesi bulunduğunu, bunlardan yalnızca 37’sinin filizlendiğini söyledi.

37 TOHUMDAN YENİ ÜRETİM BAŞLADI
Filizlenen 37 tohumu kaybetmemek için üretime devam eden Bulut, sonraki yıllarda elde ettiği ürünleri yeniden ekerek ata tohumunu çoğaltmayı başardı.
Üretimin dış etkenlerden uzak bir arazide gerçekleştirildiğini belirten Bulut, bölgede kullandıkları tarım yöntemleriyle ilgili olarak suni gübre ve zirai ilaç kullanmadıklarını söyledi.
Bulut, tohumların genetik özelliklerinin korunmasına özen gösterdiklerini ifade ederek üretimi gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini anlattı.

ÇOCUKLARI DOĞAYLA İÇ İÇE BÜYÜSÜN DİYE KÖYÜ SEÇTİLER
Ailenin köye dönüş kararında çocuklarının yaşam biçimi de etkili oldu.
Bulut, kızlarının internet, televizyon ve bilgisayar başında büyümek yerine toprağı, tarımı ve doğal yaşamı yakından tanımasını istediğini söyledi.
Aynı zamanda çocuklarının büyükanneleriyle daha fazla zaman geçirebilmesini önemsediklerini dile getiren Bulut, köye dönüş kararının yalnızca ekonomik değil, aile bağları açısından da önemli olduğunu vurguladı.

“TERSİNE GÖÇE ÖRNEK OLMASINI İSTİYORUM”
Türkiye’de kırsaldan büyük şehirlere yaşanan göçe dikkat çeken Bulut, kendi hikâyesinin köylerine yeniden dönmek isteyenlere örnek olmasını istediğini söyledi.
Yaklaşık 20 yıllık Rusya hayatının ardından Güzelpınar Köyü’nde yeni bir yaşam kuran Bulut ailesi, tarım ve arıcılıkla geçimini sürdürürken yıllarca unutulan ata tohumlarını da yeniden üretime kazandırmaya çalışıyor.
Hıdır Bulut, geçmiş kuşaklardan kalan temiz toprağı ve yerel tohumları gelecek nesillere aktarmayı amaçladıklarını belirterek, köy yaşamını kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini ifade etti.





