Kahramanmaraş’ta sağlık camiasında ve sendikal alanda önemli bir gelişme yaşandı. Öz Sağlık-İş Sendikası Kahramanmaraş Şube Başkan Yardımcılığı ve Teşkilatlanma Başkanlığı görevini yürüten, aynı zamanda Necip Fazıl Şehir Hastanesi Bilgi İşlem Personel Sorumlusu olan Mehmet Yeşilyurt, yayımladığı kamuoyuna duyuru metni ile görevinden istifa ettiğini açıkladı.

İstifa gerekçesinde il şube yönetiminin emekçilerin haklarını koruma konusunda yetersiz kaldığını vurgulayan Yeşilyurt, özellikle delege belirleme sürecinde şeffaflıktan uzak durulduğunu ve üyelerin iradesinin kapalı kapılar ardında şekillendirildiğini ifade etti.

"Delege Sürecinde Teşkilat Başkanı Olarak Dışlandım"

İstifa açıklamasında sendikal demokrasinin zedelendiğine dikkati çeken Yeşilyurt, süreçte yaşadığı sıkıntıları şu sözlerle dile getirdi:

"Teşkilatlanmadan Sorumlu Şube Başkan Yardımcısı olarak görev yapan şahsımın dahi süreçten dışlanması ve üyelerimizin iradesinin kapalı kapılar ardında şekillendirilmesi, kabul edebileceğim bir anlayış değildir. Emekçinin delege olma hakkının ve demokratik iradesinin gasp edildiğini düşünüyorum."

"Bu Bir Geri Çekiliş Değil, Haksızlığa Karşı Bir Duruştur"

Görevini bırakırken emekçilerin hak arama mücadelesinde her zaman yanlarında olacağını belirten Yeşilyurt, bu kararın kişisel bir geri çekilme değil, emeğin onurunu koruma adımı olduğunu belirtti.

AÇIKLAMANIN TAM METNİ

Mehmet Yeşilyurt tarafından yayımlanan istifa ve kamuoyu duyuru metninin tamamı şu şekildedir:

Kahramanmaraş'ta gece yarısı gizemli olay: Beyaz Tulumlular sokakta neden gezdi, beyaz tulumlular kimlerdi, ne aradılar?
Kahramanmaraş'ta gece yarısı gizemli olay: Beyaz Tulumlular sokakta neden gezdi, beyaz tulumlular kimlerdi, ne aradılar?
İçeriği Görüntüle

"Öz Sağlık-İş Sendikası Kahramanmaraş Şube Teşkilatlanma Başkanlığı görevim ve Necip Fazıl Şehir Hastanesi’ndeki çalışma hayatım boyunca tek mücadelem; emekçinin hakkını, alın terini, onurunu ve iradesini korumak olmuştur. Çünkü benim için sendikacılık; makamı değil emekçiyi, koltuğu değil hakkı savunmaktır.

Bugün görevlerimden ayrılırken en büyük teşekkürü, bana güvenen ve bu mücadelede yanımda duran siz değerli emekçi kardeşlerime ediyorum. Sizlerin desteği, hiçbir makamla ölçülemeyecek kadar değerlidir. Emekçinin onuru, alın teri ve iradesi; her türlü unvanın ve koltuğun üzerindedir.

Ne yazık ki geldiğimiz noktada, bu değerlere sahip çıkılması gerekirken tam aksine emekçinin sesi kısılmış, iradesi yok sayılmıştır. Çalışanlarımızın yaşadığı birçok mağduriyette il şube yönetiminin emekçinin yanında kararlı bir duruş sergilemediğini, hak arama mücadelesinde yeterli iradeyi ortaya koymadığını üzülerek gördüm.

Bununla da kalınmamış; sendikal demokrasinin en temel unsuru olan delege belirleme süreci, şeffaflıktan uzak bir şekilde yürütülmüştür. Teşkilatlanmadan Sorumlu Şube Başkan Yardımcısı olarak görev yapan şahsımın dahi süreçten dışlanması ve üyelerimizin iradesinin kapalı kapılar ardında şekillendirilmesi, kabul edebileceğim bir anlayış değildir.

Emekçinin delege olma hakkının ve demokratik iradesinin gasp edildiğini düşünüyorum. Üyelerin söz sahibi olması gereken bir süreçte, gizli yürütülen delege belirleme yönteminin sendikal demokrasiye zarar verdiği kanaatindeyim.

Benim değerlendirmeme göre bu anlayış; emekçinin iradesini esas alan bir sendikacılık anlayışından değil, mevcut yönetimin kendi konumunu ve koltuğunu koruma çabasından kaynaklanmaktadır. Oysa sendikalar, birkaç kişinin makamını korumak için değil, binlerce emekçinin hakkını korumak için vardır.

İşte tam da bu nedenle; emekçinin onuruna duyduğum saygı, alın terine olan inancım ve gasp edildiğini düşündüğüm haklarına sessiz kalmamak adına, Öz Sağlık-İş Sendikası Kahramanmaraş Şube Başkan Yardımcılığı ve Teşkilatlanma Başkanlığı görevlerimden istifa ediyorum.

Bu istifa bir geri çekiliş değildir. Bu istifa; haksızlığa sessiz kalmayı reddeden bir duruştur. Bu istifa; emeğin onuruna sahip çıkma iradesidir. Bu istifa; iradesi yok sayılan, sesi duyulmayan ve hakkının teslim edilmediğini düşündüğüm emekçi kardeşlerimin yanında olduğumun açık bir ilanıdır.

Bugüne kadar birlikte mücadele ettiğimiz tüm emekçi kardeşlerime gönülden teşekkür ediyorum. Bana duyduğunuz güveni ve verdiğiniz desteği hayatım boyunca unutmayacağım. Bundan sonra da hiçbir makam beklentisi olmadan, yalnızca emeğin ve emekçinin yanında olmaya devam edeceğim.

Çünkü inanıyorum ki sendikanın gerçek sahibi koltuklar değil, alın teriyle ekmeğini kazanan emekçilerdir. Emekçinin iradesinin üzerinde hiçbir makam, hiçbir unvan ve hiçbir kişisel hesap olamaz.

Saygılarımla."