Zonguldak'ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde 23 Ekim 2026'da yaşanan maden ocağı patlaması, grizu tehlikesini yeniden gündeme getirdi. Olayda can kayıpları ve yaralanmalar yaşanırken metan gazının hangi koşullarda patlamaya yol açtığı ve madenlerde hangi güvenlik sınırlarının uygulandığı araştırılmaya başlandı.
Yer altı kömür madenciliğinde karşılaşılan önemli risklerden biri olan grizu, metan gazının havayla belirli oranlarda karışmasıyla patlayıcı özellik kazanıyor. Gazın çalışma alanlarında birikmesi ve bir tutuşturucu kaynakla karşılaşması, madenciler açısından hayati tehlike oluşturabiliyor.
GRİZU PATLAMASI NEDİR?
Grizu, özellikle kömür madenlerinde bulunan metan gazının havayla oluşturduğu yanıcı ve patlayıcı karışıma verilen isimdir. Kömür damarlarından açığa çıkan metan, yer altındaki galerilerde birikerek uygun koşullar oluştuğunda patlama riski yaratır.
Kömürleşme sürecinde ortaya çıkan metan, damarların yapısına ve çalışma koşullarına bağlı olarak maden ortamına yayılabilir. Gazın yoğun biçimde açığa çıktığı alanlarda yeterli havalandırma sağlanamazsa metan birikimi tehlikeli seviyelere ulaşabilir.
Bu nedenle maden işletmeleri, çalışma alanlarındaki gaz yoğunluğunu kontrol altında tutmak ve patlayıcı atmosfer oluşmasını önlemek için havalandırma ve gaz izleme sistemlerinden yararlanır.
GRİZU PATLAMASI NEDEN OLUR?
Grizu patlaması için temel koşulların başında metan gazının havayla patlayıcı bir karışım oluşturması ve bir tutuşturucu kaynakla karşılaşması gelir. Özellikle yetersiz havalandırma, gazın çalışma alanlarından uzaklaştırılmasını zorlaştırarak riski artırabilir.
Kömür damarlarından ani gaz çıkışı yaşanması da ortamdaki metan yoğunluğunu kısa sürede yükseltebilir. Elektrik kaynaklı kıvılcımlar, mekanik sürtünme sırasında oluşan ısı ve açık alev gibi kaynaklar, uygun koşullarda patlamayı başlatabilir.
Madenlerde sürekli gaz ölçümü yapılması, havalandırmanın etkin biçimde sürdürülmesi ve güvenlik ekipmanlarının çalışır durumda tutulması bu riskin önlenmesinde önemli rol oynar.
GRİZU PATLAMASI NASIL GERÇEKLEŞİR?
Metan gazı, havadaki oranı belirli bir aralığa ulaştığında patlayıcı bir karışım oluşturabilir. Hacimce yaklaşık yüzde 5 ile yüzde 15 arasındaki metan oranı, metan-hava karışımının yanıcılık ve patlayıcılık açısından kritik aralığını ifade eder. Gerçek risk; oksijen miktarı, sıcaklık ve ortam koşulları gibi etkenlere de bağlıdır.
Karışım bir kıvılcım veya başka bir tutuşturucu kaynakla karşılaştığında hızlı yanma meydana gelebilir. Metanın yaklaşık 650 santigrat derecelik tutuşma sıcaklığı, bu sürecin teknik özelliklerinden biridir. Ancak kıvılcım gibi yüksek enerjili bir kaynak, ortamın tamamı bu sıcaklığa ulaşmadan da tutuşmayı başlatabilir.
Patlama sırasında açığa çıkan enerji, ani basınç artışına ve güçlü bir basınç dalgasına neden olur. Dar maden galerilerinde ilerleyen bu dalga, yapıların zarar görmesine ve çalışanların yaralanmasına yol açabilir.
GRİZU TEHLİKESİ NASIL ANLAŞILIR?
Metan gazı renksiz ve kokusuz olduğu için insanlar gazın yoğunluğunu yalnızca duyularıyla güvenilir biçimde anlayamaz. Bu nedenle madenlerde gaz ölçüm cihazları, dedektörler ve gerektiğinde merkezi izleme sistemleri kullanılır.
Metan seviyesinin yükselmesi, patlayıcı ortam oluşma riskinin arttığını gösteren önemli bir uyarıdır. Ancak tehlikeli gaz birikimi her zaman gözle görülebilen veya hissedilebilen belirtiler oluşturmaz.
Gaz ölçümlerinin düzenli yapılması, uyarı sistemlerinin çalışır tutulması ve belirlenen sınırlar aşıldığında gerekli güvenlik önlemlerinin uygulanması hayati önem taşır.
MADENLERDE YASAL METAN SINIRI KAÇTIR?
Madenlerde metan gazına karşı uygulanacak önlemler, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatıyla düzenleniyor. Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği, gaz yoğunluğuna göre belirli güvenlik tedbirlerinin alınmasını öngörüyor.
Metan oranının yüzde 1,5'i geçtiği durumlarda ilgili elektrikli aygıtların ve iletkenlerin geriliminin derhal kesilmesi gerekiyor. Metan oranının yüzde 2'yi aşması durumunda ise çalışanların kurtarılması ve grizunun temizlenmesi faaliyetleri dışında çalışma yapılmasına izin verilmiyor.
Gaz yoğunluğunun sık değiştiği alanlarda sesli ve ışıklı uyarı veren dedektörlerin veya merkezi izleme sistemlerinin kullanılması da önem taşıyor. Bu tedbirler, metan birikiminin erken tespit edilmesini ve tehlikeli koşullarda çalışmaların durdurulmasını amaçlıyor.
ZONGULDAK'TAKİ GRİZU PATLAMASINDA CAN KAYIPLARI YAŞANDI
Zonguldak'ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesindeki özel maden ocağında 23 Ekim 2026'da meydana gelen patlamanın ardından bölgeye sağlık ve kurtarma ekipleri sevk edildi. İlk açıklamalarda iki işçinin hayatını kaybettiği ve beş işçinin yaralandığı bildirildi. Yerel basında ise can kaybının üçe yükseldiğine ilişkin haberler yayımlandı.
Madencileri kurtarma ve yaralıları tedavi etme çalışmaları sürerken olayın meydana geliş koşulları da önem kazandı. Patlamanın kesin nedeni ve can kaybına ilişkin son durum, yetkili makamların açıklamalarıyla doğrulanmalı.
Olay, yer altı madenciliğinde metan gazının sürekli izlenmesi, etkili havalandırma sağlanması ve güvenlik sınırlarına uyulmasının önemini bir kez daha ortaya koydu.




