Eskişehir'de yaşanan damacana hırsızlığı soruşturması, sıra dışı bir adli sürece dönüştü. Güvenlik kamerasına yansıyan kişiye benzediği gerekçesiyle olayla ilişkilendirildiğini söyleyen Seçkin Uslu, hakkında verilen 2 yıl 6 aylık hapis cezası nedeniyle tahliye olacağı sırada cezaevinde kalmaya devam etti. Uslu'nun anlatımına göre 4 ay süren mağduriyet, başka bir hırsızlık soruşturmasında yakalanan kişinin Eskişehir'deki damacana hırsızlığını da gerçekleştirdiğini itiraf etmesiyle yeni bir boyut kazandı. Avukatlarının yaptığı hukuki girişimlerin ardından tahliye edilen Uslu, yaşadığı maddi ve manevi kayıplarla ilgili hukuki sürecin takipçisi olacağını açıkladı.
HIRSIZLIK 25 OCAK 2025'TE YAŞANDI
Olay, Eskişehir'in Odunpazarı ilçesine bağlı Akarbaşı Mahallesi Buket Sokak'ta 25 Ocak 2025 tarihinde meydana geldi. Bir ikamette yaşanan damacana hırsızlığının ardından polis ekipleri çevrede bulunan güvenlik kameralarını incelemeye aldı. İncelemelerin ardından daha önce farklı suç dosyaları bulunan ve o dönemde açık cezaevinde olduğu belirtilen Seçkin Uslu, görüntülerdeki kişiye benzetilerek olayla ilişkilendirildi. Uslu ise emniyette verdiği ifadede söz konusu damacana hırsızlığıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını savundu.

ÖNCE 5 YIL ARDINDAN 2 YIL 6 AY CEZA
Yargılama sürecinde Uslu hakkında ilk olarak 5 yıl hapis cezası verildiği, ardından uygulanan indirim sonucunda cezanın 2 yıl 6 aya düşürüldüğü belirtildi. Uslu'nun iddiasına göre bu karar, başka bir dosyadan cezaevinde bulunduğu dönemde tahliye edilmesini de engelledi. Eskişehir L Tipi Cezaevi'nde kalan Uslu, söz konusu dosya nedeniyle normal tahliye tarihinden sonra yaklaşık 4 ay daha cezaevinde kaldığını söyledi. Uslu, süreç boyunca suçlamayı kabul etmediğini ve olay tarihinde hırsızlığın gerçekleştiği yerde bulunmadığını defalarca dile getirdiğini ifade etti.
GERÇEK ŞÜPHELİNİN İTİRAFI DOSYANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ
Dosyadaki kritik gelişme, başka bir hırsızlık soruşturması sırasında yaşandı. Gültekin H.B. isimli şüphelinin farklı bir hırsızlık olayı nedeniyle polis ekiplerince yakalandığı belirtildi. Emniyette gerçekleştirilen işlemler sırasında şüphelinin, Akarbaşı Mahallesi'ndeki damacana hırsızlığı olayını da kendisinin gerçekleştirdiğini itiraf ettiği öne sürüldü. Bu gelişmenin ardından Gültekin H.B.'nin mahkemeye sevk edildiği ve tutuklandığı bildirildi. İtirafın, Seçkin Uslu hakkındaki dosyanın yeniden değerlendirilmesinde kritik rol oynadığı ifade edildi.

AVUKATLARIN İTİRAZIYLA TAHLİYE EDİLDİ
Uslu'nun cezaevindeki sürecinde Avukat Burak Ağıldere ve Avukat Buğra Sarı'nın dosyaya dahil olduğu belirtildi. Avukatların yaptığı itirazlar ve hukuki başvurular sonucunda dosyada yeni bir değerlendirme yapıldığı, ardından Uslu'nun tahliye edildiği aktarıldı. Uslu ise tahliye edilmesinin yaşadığı mağduriyeti tamamen ortadan kaldırmadığını belirterek sürecin takipçisi olacağını söyledi.
“BU MESELE YÜZÜNDEN 4 AY YATTIM”
Yaşadıklarını anlatan Seçkin Uslu, görüntülerdeki kişiye benzetildiği için suçlandığını savunarak şunları söyledi: “Yanıma gelen polis memuru benzerlikten dolayı benim yaptığımı söyledi. Ben olmadığımı, buna ilişkin çok sayıda şahit gösterebileceğimi söyledim. Buna rağmen önce 5 yıl, daha sonra indirimle 2 yıl 6 ay ceza verildi.” Uslu, verilen cezanın tahliye sürecini etkilediğini ileri sürerek yaklaşık 4 ay daha cezaevinde kaldığını ifade etti.
“GERÇEK ŞÜPHELİNİN İTİRAF ETTİĞİNİ AVUKATIM ÖĞRENDİ”
Cezaevinde bulunduğu dönemde maddi imkanlarının yetersiz olduğunu ve bir süre avukat tutamadığını söyleyen Uslu, daha sonra avukat desteği aldığını anlattı. Uslu, avukatının yaptığı araştırma sonucunda gerçek şüphelinin olayı itiraf ettiğinin ortaya çıktığını belirtti. “Avukat beni dışarı çıkardı ama ben bu mesele yüzünden 4 ay yattım. Mahallede adım çıktı, çocuklarım duydu. Ben adalet istiyorum” diyen Uslu, yaşadığı sürecin yalnızca özgürlüğünü değil sosyal hayatını da etkilediğini söyledi.

“İŞİM VE İTİBARIM ZARAR GÖRDÜ”
Elektrik ustası olarak çalıştığını belirten Seçkin Uslu, cezaevinde kaldığı süre nedeniyle iş hayatının büyük zarar gördüğünü savundu. Mahallesinde “damacana hırsızı” olarak anılmaya başladığını söyleyen Uslu, ailesinin de süreçten olumsuz etkilendiğini dile getirdi. Uslu, görüntülerdeki kişiyle vücut yapılarının benzediğini ancak yüzlerinin farklı olduğunu belirterek olayın nasıl kendi üzerine kaldığının araştırılmasını istedi.
MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT SÜRECİ BAŞLATACAK
Seçkin Uslu, avukatı aracılığıyla sorumluluğu bulunduğunu düşündüğü kişi ve kurumlarla ilgili hukuki girişimlerde bulunacağını açıkladı. Maddi ve manevi tazminat talebinde bulunacağını belirten Uslu, cezaevinde geçirdiği yaklaşık 4 ayın yanı sıra ticari itibarının ve aile hayatının da zarar gördüğünü savundu. Eskişehir'deki damacana hırsızlığı dosyasında ortaya çıkan gelişmeler, yaşanan sürecin “Pardon” filminin senaryosunu hatırlattığı yorumlarına neden oldu. Uslu ise tahliyesinin ardından tek beklentisinin yaşananların bütün yönleriyle araştırılması olduğunu vurguladı.





