Türk televizyon sektöründe artan yapım maliyetleri ve azalan reklam gelirleri, yayıncı kuruluşlarla yapımcıları yeni tasarruf önlemleri almaya yöneltti.
Gazeteci Birsen Altuntaş'ın aktardığı bilgilere göre ekim ayında reklam gelirlerinin son 30 yılın en düşük seviyesine gerilemesi üzerine sektör temsilcileri bir araya geldi.

Toplantıda televizyon kanalları, artan maliyetleri gerekçe göstererek yapım şirketlerinden yüzde 25 oranında indirim talep etti.
140 DAKİKALIK DİZİLER TARİHE KARIŞABİLİR
Bölüm başına 27 milyon ile 40 milyon lira arasında değişen yapım maliyetlerini azaltmak isteyen yapımcılar, dizi sürelerinin kısaltılmasını önerdi.
Mevcut durumda 140 dakikaya kadar uzayan bölümlerin 110 dakikayla sınırlandırılması gündeme geldi. Bu düzenlemeyle hem çekim giderlerinin azaltılması hem de son reklam kuşağına ihtiyaç duyulmadan yayınların tamamlanması hedefleniyor.
SETLERDE İKİNCİ EKİP DÖNEMİ BİTEBİLİR
Tasarruf planının bir diğer ayağını ise çekim ekipleri oluşturuyor.
Dizi sürelerinin kısalması durumunda, çekimlerin zamanında tamamlanabilmesi için kullanılan ikinci ekiplerin kaldırılması değerlendiriliyor. Böylece personel, ekipman ve prodüksiyon giderlerinde önemli ölçüde tasarruf sağlanabileceği belirtiliyor.
MİLYONLUK OYUNCU ÜCRETLERİNE FREN GELİYOR
Sektördeki maliyet krizinden en fazla etkilenmesi beklenen gruplardan biri de yüksek ücret alan oyuncular olacak.

İddialara göre ek ödemelerle birlikte bölüm başına 5 milyon liraya ulaşabilen oyuncu ücretleri, yeni ekonomik koşullarda yapımcıların karşılamakta zorlandığı giderler arasında bulunuyor.
Bu nedenle oyuncuların ücretlerinde indirime gitmesi gündeme alınırken, talebi kabul etmeyen isimlerle yeni projelerde çalışılmaması seçeneği de değerlendiriliyor.
GÖZLER ÜNLÜ OYUNCULARIN VERECEĞİ KARARDA
Televizyon dünyasında gündeme gelen tasarruf planının hayata geçirilmesi halinde hem dizi sürelerinde hem de oyuncu sözleşmelerinde önemli değişiklikler yaşanabilir.

Özellikle bölüm başına milyonlarca lira kazanan ünlü isimlerin ücret indirimi taleplerine nasıl karşılık vereceği merak ediliyor.
Sektörde konuşulan bu adımların henüz kesinleşmiş kararlar olmadığı, yapımcılar ile yayıncı kuruluşlar arasındaki görüşmelerin sonucuna göre şekillenebileceği belirtiliyor.





