51 yaşında hayatını kaybeden ünlü oyuncu Serhat Kılıç için Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlendi. Ünlü oyuncunun Türk bayrağına sarılı tabutu tören için Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ne getirildi. Törene, Kılıç’ın yakın çevresinden sanatçı dostları Ertan Saban, Birol Güven, Bennu Yıldırımlar, Mahir İpek, Ahmet Mümtaz Taylan, Selim Bayraktar, Emre Karayel, Alina Boz, Umut Evirgen, Özlem Esmergül, Barış Falay, Ayça Bingöl ve daha birçok ünlü isim yer aldı. Törende kürsüye çıkarak ünlü oyuncuya anlatan ünlü isimler gözyaşlarını tutamadı.
"Serhat çok özel bir yetenekti"
Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, "Sinema genel müdürüyüm ama burada sinema genel müdürü olarak bulunmuyorum. Serhat’ın dostu olduğumu düşünüyorum, o yüzden buradayım. Bizim yolumuz Seksenler dizisinde kesişmişti. Ben kendisini daha önce biliyordum ama tanımıyordum, Seksenler’le tanıdım. İtiraf etmek gerekirse ona gerçekten çok küçük bir rol teklif ettim. O da hiç dert etmedi ama o rolü öyle bir oynadı ki, öyle bir büyüttü ki Tabii ki diğer arkadaşlarımızla birlikte bir anda bizim dizinin en önemli hikayesi haline geldi. Serhat öyleydi zaten. Her şeyi büyütüyordu. Ona bir kar topu verin, çığ yapıyordu. Mutluyken çok mutlu oluyordu. Üzülünce çok üzülüyordu, çok gülüyordu, çok ağlıyordu. Serhat her şeyi çok yapıyordu. Bir gün geldi dedi ki, ’Ben Ankara’da bir oyunculuk kursu açacağım’ dedi. Bir hafta sonra geldi, ’Ben konservatuvar açacağım’ dedi. Kamera önünde çok özel bir yetenekti. Sahnede çok farklı bir yetenekti ama orkestranın önünde de çok özeldi. Çok iyi bir şarkıcıydı. Şarkıcılığıyla insanları, özellikle de profesyonel müzisyenleri şaşırtmayı gerçekten çok seviyordu, onunla çok eğleniyordu. Ne diyelim. Mekanı cennet olsun, nur içinde yatsın. Varsa hakkımız helal olsun" dedi.

"Gülmenin aksine fazla ağlardı"
Törende konuşan oyuncu Ertan Saban, "Geçenlerde bir şey okumuştum. Çok ağlayanlar, çok takanlar ve çok terleyenler bu gezegene, bu hayata hizalanmakta zorlanırmış. Diyorum ki, umuyorum ki İnşallah öbür tarafta çok iyi bir simetri yakalarız, güzel kardeşim. Gülmenin aksine fazla ağlardı. Yani tüm Türkiye’yi güldüren kardeşimiz, 10 parmağında 11 marifet olan kardeşimiz, abimiz, oğlumuz. Son bir, bir buçuk senemizi beraber geçirme fırsatı bulduk. Daha önce de beraber çalışmıştık. Son projemizde odalarımız yan yanaydı. Herhalde bana göz kulak olsun diye yanıma verdiler" şeklinde konuştu.
"Hepimizin hayatına başka bir şekilde dokunmuştur"
Törende konuşan oyuncu Emre Karayel, "Konuşmak şu anda zor. Onunla Bilkent’te tiyatro bölümde tanıştık. 30 yıllık arkadaşım benim. Bir kaç cümleye nasıl sığdırabilirim. Tuhaf adam tuhaf şapkasıyla hayatıma girdi. Beni yetiştirdi. Bana emek verdi. Sonra hepimiz başka yerlere savrulduk. Bazı insanlar vardır Serhat gibi, yerleri değişmez. Serhat benim için öyle biriydi. Arkadaşımdı, dostumdu, sırdaşımdı, akıl hocamdı, en çok da kardeşimdi. Dün ağabeyim beni ağlayarak aradı. ’Ailemizden birini kaybettik’ dedi. 30 yıl boyunca birbirimizin hayatına şahit olduk. Şimdi buradan onun ardından konuşuyor olmak çok zor. Hepimizin hayatına başka bir şekilde dokunmuştur. Hayatımdan geçtiği için çok şanslıyım. Bana öğrettiklerin, verdiklerin için, yanımda olduğun bütün zamanlar için teşekkür ederim sana kardeşim. Sana söyleyecek daha çok şey vardı. Herhalde insanın canını en çok yakan bu oluyor. 30 yıl yetmedi Serhat seni çok özleyeceğim. Hakkım varsa helal olsun sen de hakkını helal et" ifadelerini kullandı.
"Daha önce hiç senin gibi bir dostla karşılaşmamıştık"
Törende Kılıç’a gözyaşları içinde veda eden oyuncu Bennu Yıldırımlar, "Takdir edersiniz ki sevdiğiniz insanların ardından bir iki kelam edebilmek çok zordur. Ne söyleseniz eksik kalacakmış gibi gelir ya, işte öyle. Bir şeyler karalamak istedim kağıda, onu anlatabilmek adına. Dilim döndüğünce artık Hayata ve mesleğine tutkuyla yaklaşan, ailesine, sevdiklerine, ona emeği geçen tüm öğretmenlerine karşı vefasını esirgemeyen coşkusu yüksek bir arkadaşımızdı. Meslektaş olarak bulunmaz Hint kumaşıydı. Provada yorulmayan, ekip ruhuna inanan, namuslu, samimi, sahnede sırtını güvenle yaslayabileceğin, oyun oynamaktan sonsuz keyif alan, hücrelerine kadar komple oyuncuydu. Mizah duygusunu elden bırakmadan çelişkileri gören gözleriyle anlattığı hikâyeleri unutulmaz. Sahne dışında da seyirci olarak onu izlemeye devam ettik. İyi bir gözlemci ve hikayeciydi. Sesi ve müziği de öyleydi. 2009’a kadar kalabalık ortamlarda birbirimize sadece bir merhaba deyişimiz vardır. 2009 yıllında bir televizyon programında gece şovu yapıyordu. Yine çok sevdiğim bir oyuncu arkadaşım, ’Gider misin’ dedi. Gidebileceğimi söyledim ve Serhat’la asıl orada tanıştık. O sıralarda ’İntiharın Genel Provasına’ başlamak üzereydik. Fakat dört ayrı karakteri oynayacak bir rol vardı, hepimizi sürükleyecek. Onu gördükten sonra, ’Serhat, tiyatro yapmaz mısın şu sıralar. Yani uygun musun. Var mı bir şey. Ben sana metni göndereyim’ dedim. Göndermemi söyledi. Metni çok beğendi. Yönetmenimiz Nurullah Tuncer’di. Duşan Kovaçeviç’in yazdığı ’İntiharın Genel Provası’; Bora Seçkin, ben, İbrahim Can... O kadar güzel bir prova süreci. Onun, Ankara’ya gidiş gelişleri, filmleri vesaire hep birlikte bu oyunu çıkardık Üsküdar’da 2009’da. 2010’da da bu sahnedeydik. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi yıkılıp açıldıktan sonra ilk oyun o oldu. Saat 12.00’de burada öğlen onu oynadık ve Ümraniye’deki oyunlarımıza yetiştik. O gün üç tane o oyundan üç tane oynadık. Hatıralar bitmez. Biz yurt dışı turnelerinde de bulunduk. Çok neşeli ortamlardı ama bir yerde oynadık ki Arnavutluk’a gitmiştik. Orada Elbasan’da oynadık. Hiçbir teknik olanağı olmayan bir tiyatroydu. Bizim oyunumuz da çok teknikle ilişkiliydi. Altyazı yok, hiçbir şey yok ve biz o oyunu orada oynadık. Yine reaksiyon aldık. ’Biz orada oynadıysak nerede oynarsak oynayalım bu oyun mutlaka seyirciyle buluşur’ dedik. Çok hoş bir dönemdi. Teknisyeninden yönetmenimize kadar herkes tarafından o kadar çok sevildi ki. Ne diyeyim? Ruhu şad olsun. Birkaç son sözüm daha var. Bir şey daha eklemek istiyorum. Asıl ödül senindi. Bizim için gönlümüzdeki ödülün sahibi sendin, bunu unutma. Bizler hayata karşı çocuksu merakına ve yüksek enerjine yetişmeye çalışanlar, daha önce hiç senin gibi bir dostla karşılaşmamıştık. Evet, eksildik. Biz seni çok sevdik. Hatıraların, yüreğine dokunduğun insanlarla yaşamaya devam edecek" diye konuştu.

Törenin ardından ünlü oyuncunun naaşı defnedilmek üzere cenaze ambulansıyla Ankara’ya gönderildi. Kılıç, yarın Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verilecek.




