Bayburt'ta tapulu arazisini arıcıların mesken tuttuğunu söyleyen Yahya Salihoğlu yaşanan tartışmada darp edildi. Salihoğlu, ''70 dönüm tapulu arazim var. Bu evin bulunduğu alanın tamamı bize ait. Hiçbir sözleşme yok. Kira almayız. Tapuları işte burada, arazimde darp edildim. Büyük olaylar yaşanacak'' dedi. Öte yandan geçen yıl da benzer bir olayın yaşandığı öğrenildi. Köy sakinleri, köyün meralarına yerleştirilen başka bir arıcı ailenin, çobanın kafatasını çatlattığını söyledi.

Yurt dışında inşaat işiyle uğraşan Yahya Salihoğlu memleketi Bayburt'a tatile geldi. Uluçayır köyünde bulunan tapulu arazisine gelen ve arıcıların arazisini mesken tuttuğunu gören Salihoğlu, gördüğü manzara karşısında şoke oldu. Çayeli'nden gelen arıcıların ata topraklarında arıcılık yaptığını, kendi topraklarında arıcıların hak iddia ettiğini belirten Salihoğlu, arıcılardan arazisini terk etmelerini istedi.

Salihoğlu'na sinirlenen arıcılar D.D. ve B.D, Salihoğlu'yla tartışmaya girdi. Yaşanan sözlü tartışmanın ardından arıcıların kendisine saldırdığını ve darp ettiğini söyleyen Salihoğlu'nun kolu, yaşanan arbedede çatladı. Çakıllı ve taşlı alanda yuvarlandığını belirten Salihoğlu'nun yüzünün bir kısmında ve ellerinde yaralar oluştu. Salihoğlu, hastaneye giderek darp raporu aldığını, arıcıların da arazisinden çekilmeleri için gerekli kurumlara başvurduğunu kaydetti.

İlgili kurumlara yaptığı başvuruların henüz sonuçlanmadığını bildiren Salihoğlu, kısa sürede bu işin çözülmesini yetkililerden istediğini ifade ederek, aksi takdirde sürecin uzaması halinde daha büyük sorunların yaşanacağını kaydetti.

ELMA TOPLAMAYA GİTTİ, DARP EDİLDİ, SOLUĞU HASTANEDE ALDI

Arazisi üzerinde bulunan elma ağaçlarından elma toplamaya giden Salihoğlu, arıcı D.D ve B.D ile karşılaştı. Salihoğlu'nun arıcılara "Arazimden çıkın, bir daha gelmeyin" demesi üzerine D.D, her yıl Salihoğlu'nun arazisine gelmeye devam edeceğini söyledi. Aralarında geçen sözlü tartışma bir anda büyüyerek kavgaya dönüştü. Ne olup bittiğini anlamayan ve kavgada yaralanan Salihoğlu, “70 dönüm tapulu arazim var. Bu evin bulunduğu alanın tamamı bize ait. Hiçbir sözleşme yok. Kira almayız. Tapuları işte burada, ben tapulu arazimde darp edildim” diye konuştu.

"KENDİ EVİME, BABAMIN TOPRAĞININ ÜZERİNDEKİ EVE GİREMİYORUM, ANAHTARLAR KARŞI TARAFTA"

Arazisi üzerinde bulunan binanın kilitlerinin D.D. ve B.D. tarafından değiştirilerek eve giremediğini aktaran Salihoğlu, evin anahtarlarının D.B.’de olduğunu belirtti. Konuyla ilgili suç duyurusundan bulunan Salihoğlu, "Tapulu arazimize çökmeye çalışıyorlar. Eğer devlet bu işe çözüm bulup, bu insanları benim arazimden uzaklaştırmazsa daha büyük olaylar yaşanacak” dedi.

Darp edildiği günün sonrasının çileye dönüştüğünü söyleyen Salihoğlu, “Olayı yapanlar, benim kendi tapulu arazimde bana saldıranlar, elini kolunu sallayarak Rize’ye gitti. Ben ise, haber verdiğim süreden bir saat sonra olay yerine gelen jandarma’ya ifade vermekle meşguldüm. Peki beni darp eden kişiler nerede? Yani darp ediliyorsunuz, bir de prosedürle uğraşıyorsunuz” şeklinde konuştu.

"BABAMLA SÖZLÜ ANLAŞMA YAPMIŞLARDI TARAFLAR VEFAT EDİNCE ANLAŞMA KALMADI"

22 yıl önce kendisini darp eden şahısların babası H.D. ile 2017 yılında vefat eden babası Abdullah Salihoğlu arasında sözlü anlaşma yapıldığını bildiren Salihoğlu, tarafların vefatından sonra sözlü anlaşmanın hiçbir hükmünün kalmadığına dikkat çekti. Yapılan anlaşmaya göre 15 yıl sonunda hiçbir koşula bağlı olmadan arazinin kendilerine bırakılacağını, arazide bulunan ev üzerinde de herhangi bir hakkın iddia edilmeyeceğini ifade eden Salihoğlu, H.D'nin 2014, babasının da 2017 yılında vefat ettiğini belirterek, "Taraflardan birinin ölümü halinde sözlü anlaşma son bulur değil mi? H.D 2014 yılında vefat etti, dolayısıyla sözlü anlaşmanın da hiçbir geçerliliği kalmadı" şeklinde konuştu.

SGK'yı sel vurdu! Binlerce evrak güneşe serildi SGK'yı sel vurdu! Binlerce evrak güneşe serildi

"TEK BİR RESMİ EVRAK GETİRSİNLER, GÖSTERSİNLER BEN BU ARAZİMİ BIRAKIP EDECEĞİM, ONLARA VERECEĞİM"

Karşı taraftan resmi evrak talebi olan Salihoğlu, "Babamın arazisine ait bir tane resmi evrak getirsinler sahte değil ama resmi olacak, resmi bir evrak getirebilsinler ben burayı bırakıp gideceğim. 70 dönüm arazi var burada, hepsini bırakıp gideceğim onlara” dedi.

Öte yandan Uluçayır köyünde geçen yıl da benzer bir olayın yaşandığı öğrenildi. Köy sakinleri, muhtarlığa sorulmadan köyün meralarına yerleştirilen başka bir arıcı ailenin, geçen yıl köyün çobanının kafatasını çatlattığı bilgisini verdi.

Arıcıların, arıların olduğu alana hayvanların girdiğini öne sürerek, köyün çobanı ile tartıştıklarını ve köyün çobanının kafatasını çatlatacak derecede darp ettiklerini söyleyen köy sakinleri, köyde çıkacak büyük olayların son bulması için yetkilileri göreve davet etti.

Köy muhtarlığı ve ihtiyar heyeti tüm bu yaşananlardan sonra, arazilerinden arıcıların gönderilmesi yönünde karar aldıklarını ve yetkili mercilere bu kararları gerekçeleri ile birlikte ulaştırdıklarını belirtti.