Türkiye'deki sığınmacılarla ilgili tartışmalar sürerken 2013 yılında Türkiye'ye gelen ancak güvenlik gerekçesiyle sınır dışı edilen bir Suriyeli'nin Türkiye'ye kaçak yollarla geri girip, Anayasa Mahkemesi'nde hak ihlali davası açtığı ve davayı kazandığı ortaya çıktı.

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) son kararı, sığınmacı sorununu bir kez daha gündeme getirdi.

Üniversitelileri taşıyordu: Ölü ve yaralılar var Üniversitelileri taşıyordu: Ölü ve yaralılar var

Bir Suriyelinin AYM'ye açtığı davayı karara bağlayan mahkeme, sınır dışı edilen Suriyeliyi haklı buldu. AYM’nin kararına göre, A.A.A. adlı kişi, 2013’te ailesiyle Türkiye’ye geldi, 2015’te çocuğu oldu.

Aile bireylerine 2015’te “geçici koruma kimlik belgesi” verildi. Ancak A.A.A., 2017’de, istihbari bilgi üzerine “genel güvenlik” gerekçesiyle sınırdışı edildi.

İfadesine göre A.A.A., sınırdışı edildikten 15 gün sonra Türkiye’ye yasadışı yollardan döndü. 

KARAR BOZULDU

Cumhuriyet'ten Sefa Uyar'ın haberine göre, bu süreçte Türkiye’ye giriş yasağının kaldırılması için dava açan A.A.A., isim benzerliği nedeniyle sınır dışı edildiğini iddia etti. 

Emniyet Genel Müdürlüğü ve Samsun İl Göç İdaresi’ne konuya ilişkin yazı yazan mahkemeye, aynı kimlik numarasıyla iki kişi olduğu bildirildi.

Bunun üzerine mahkeme, kimlik numaraları aynı olsa da isimlerin aynı olmadığı, aynı kişi olduklarının tespit edilmediği gerekçesiyle giriş yasağını iptal etti.

İstinaf ise kimlik numaralarının aynı olmasını gerekçe göstererek kararı bozdu.

Bunun üzerine A.A.A., AYM’ye başvurdu. Başvuruyu değerlendiren AYM, “aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine” hükmetti. 

KARARIN NEDENİ DİKKAT ÇEKTİ

Yerel mahkemenin, Türkiye’ye giriş yasağını “A.A.A.’nın aile hayatı üzerinde doğuracağı etkiler bakımından incelemediği” aktarılan kararda, “terör soruşturmasına konu olan kişinin A.A.A. olup olmadığının ikna edici gerekçelerle ortaya konulamadığı, Türkiye’ye giriş yasağı kararının gerekçesinin aile hayatına saygı hakkı bağlamında yeterli olmadığı, kamu güvenliğinin korunması hususundaki kamusal menfaat ile aile hayatına saygı hakkı arasında dengeleme yapılmadığı” kaydedildi.