İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, Martı TAG ile taksici esnaf odaları arasında yıllardır süren hukuk mücadelesinde kritik bir karara imza attı. Taksicilerin açtığı haksız rekabet davasında istinaf mahkemesi şirket lehine hüküm kurdu ve uygulamanın genel olarak engellenmesi talebini reddetti. Ancak karar, trafikteki denetimleri ve idari yaptırımları tamamen kaldırmıyor. İşte sürücülerin, yolcuların ve kamuoyunun merak ettiği tüm hukuki detaylar.
MARTI TAG DAVASINDA MAHKEME HANGİ KARARI VERDİ?
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 23 Ekim 2026 tarihinde açıkladığı kararla yerel mahkemenin haksız rekabet yönündeki hükmünü iptal etti. İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası ile Antalya Şoförler Odasının da aralarında yer aldığı davacıların tüm taleplerini reddeden üst mahkeme, Martı TAG üzerindeki erişim engeli riskini kaldırdı.
Hakimler heyeti gerekçeli kararda, yasalarla veya yetkili kurumların mevzuatıyla açıkça yasaklanmayan bir ticari faaliyetin yargı kararlarıyla kısıtlanamayacağını vurguladı. Mahkeme, paylaşımlı yolculuk sistemlerine dair yasal çerçeveyi çizme yetkisinin doğrudan TBMM ve ilgili idari makamlarda olduğunu hatırlattı.
MARTI TAG TAMAMEN YASALLAŞTI MI?
İstinaf mahkemesinin kararı, uygulamanın bir teknoloji platformu olarak girişim özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Şirketin faaliyetlerini durdurmayı amaçlayan davalar reddedilirken, bu karar platform üzerinden yapılan tüm yolculukların ulaşım mevzuatından muaf olduğu anlamına gelmiyor.
Şehir içi taşımacılıkta geçerli olan belediye izinleri, çalışma ruhsatları ve trafik kanunu hükümleri bağlayıcılığını koruyor. Dolayısıyla mahkeme, şirketin yazılım portalı işletme hakkını güvenceye alırken sahadaki yolcu taşıma kurallarını idarenin yetkisinde tutuyor.
MARTI TAG SÜRÜCÜLERİNE CEZA KESİLECEK Mİ?
Haksız rekabet davasının reddedilmesi, emniyet güçlerinin trafikte gerçekleştirdiği korsan taksi ve izinsiz taşımacılık denetimlerini sona erdirmiyor. Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2. maddesi gereğince yetki belgesiz ücretli yolcu taşıyanlara yönelik yaptırımlar sürüyor.
2026 yılı güncel düzenlemelerine göre, ilgili makamlardan izin almadan yolcu taşıdığı belirlenen sürücüler 100 bin TL idari para cezası ödemek zorunda kalıyor. Ayrıca ekipler, sürücü belgesine 30 gün süreyle el koyarken aracı da 60 gün boyunca trafikten menediyor.
Önemli Not: Emniyet mensupları yalnızca akıllı telefonda Martı TAG uygulamasının bulunmasını ceza sebebi saymıyor. Yaptırımların uygulanması için fiilen ücret karşılığı yolcu taşındığının tespit edilmesi gerekiyor.
MARTI TAG YOLCULARINA CEZA UYGULANIYOR MU?
Mevzuat, izinsiz taşımacılık hizmetinden yararlanan yolcular için de belirli idari yaptırımlar öngörüyor. 23 Ekim tarihli istinaf kararı, doğrudan Karayolları Trafik Kanunu’nu veya idari ceza maddelerini değiştirmediği için yolculara yönelik hukuki süreçte bir fark oluşturmuyor. Sürücüye uygulanan denetim ilkeleri yolcular için de geçerliliğini koruyor.
MARTI TAG DAVASI NEDEN BAŞLADI?
Süreç, Martı şirketinin 2022 yılında aynı yöne giden araç sahipleri ile yolcuları buluşturan paylaşımlı yolculuk sistemini kullanıma sunmasıyla başladı. Taksici odaları, bu sistemin mevcut ticari taksi plaka düzenine karşı haksız rekabet yarattığını ileri sürerek yargıya başvurdu. Martı yönetimi ise platformun bir yolculuk paylaşım teknolojisi olduğunu savunarak hukuki mücadele başlattı.
Haziran 2026'da yerel mahkemenin verdiği durdurma kararına Martı avukatları itiraz etti. Dosyayı inceleyen üst mahkeme, ilk derece mahkemesinin kararını bozarak davayı şirket lehine karara bağladı.
OĞUZ ALPER ÖKTEM KARAR SONRASI NE DEDİ?
Martı TAG Kurucusu Oğuz Alper Öktem, mahkemenin şirket lehine verdiği kararın ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"İlk günden beri sürdürdüğümüz hukuki mücadelemizi kazandık. Mahkemenin kararı, paylaşımlı yolculuk modelinin geleceği ve platformumuzun kesintisiz hizmet vermesi açısından tarihi bir adımdır. Bize güvenen tüm sürücülerimize ve kullanıcılarımıza teşekkür ediyoruz."
Gerekçeli kararda yer alan "şehir içi ulaşımda yeni nesil teknolojilere uygun yasal düzenleme ihtiyacı" tespiti ise gözleri önümüzdeki dönemde TBMM'nin yapacağı olası mevzuat çalışmalarına çevirdi.



