Kahramanmaraş'ın Afşin ilçesine bağlı Çoğulhan Mahallesi'nde, Afşin-Elbistan A ve B termik santrallerinin çevreye etkilerini gündeme taşımak amacıyla basın gezisi düzenlendi.
Temiz Hava Hakkı Platformu, Greenpeace temsilcileri ve bölge sakinlerinin katıldığı saha gezisinde, santral bacalarından çıkan emisyonlar, kömür madenciliği faaliyetleri ve çevredeki tarım alanlarında yaşandığı belirtilen sorunlar ele alındı.
Mahalle sakinlerinin anlattıkları ise bölgedeki tartışmanın yalnızca çevre kirliliğiyle sınırlı olmadığını ortaya koydu. Ailelerinde kanser vakaları yaşandığını belirten vatandaşlar, sağlıklı bir çevrede yaşamak istediklerini dile getirdi.

“5 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUM LÖSEMİYE YAKALANDI”
Çoğulhan Mahallesi sakinlerinden Cuma Binboğa, termik santrallerin çevresindeki yerleşim alanlarında ciddi sağlık sorunları yaşandığını ileri sürdü. Binboğa, 2015 yılında henüz 5 yaşında olan çocuğuna lösemi teşhisi konulduğunu belirterek tedavi için Kayseri'ye gitmek zorunda kaldıklarını anlattı. Çocuğunun tedavisinin Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde sürdüğünü ifade eden Binboğa, yaklaşık dört yıl boyunca Kayseri'de kaldıklarını söyledi. Tedavi sürecinde bölgeden gelen başka hastalarla da karşılaştığını belirten Binboğa, çocuğunun iyileştiğini ancak aynı süreçte hayatını kaybeden çocuklar olduğunu anlattı. Yaşadıkları sağlık sorunları nedeniyle büyük endişe duyduklarını ifade eden Binboğa, termik santrallerin faaliyetlerinin yeniden değerlendirilmesini istedi.

“NÜFUSUMUZ 10 BİNE YAKINDI, ŞİMDİ 500 KİŞİ KALDI”
Bölgedeki çevre sorunlarının göçü de beraberinde getirdiğini savunan Binboğa, Çoğulhan Mahallesi'nin geçmişte çok daha kalabalık olduğunu söyledi.
Mahallenin nüfusunun bir dönem 10 bine yaklaştığını, bugün ise kendi tahminine göre yaklaşık 500 kişinin kaldığını öne süren Binboğa, özellikle ekonomik imkânı bulunmayan ailelerin ve yaşlıların bölgede yaşamaya devam ettiğini belirtti.
Binboğa, santrallerin yalnızca Çoğulhan'ı değil, Elbistan Ovası'nı ve çevredeki köyleri de etkilediğini savunarak yaşadıkları topraklarda sağlıklı bir yaşam istediklerini vurguladı.

“ÜÇ AĞABEYİMİ AKCİĞER KANSERİNDEN KAYBETTİM”
Mahalle sakinlerinden Nurettin Doğan'ın anlattıkları da bölgedeki sağlık endişelerini gündeme taşıdı.
Üç ağabeyini akciğer kanseri nedeniyle kaybettiğini söyleyen Doğan, eşinin de beyin kanseri hastası olduğunu belirtti.
Termik santrallerin tarım arazilerine, yaşam alanlarına ve doğal çevreye zarar verdiğini ileri süren Doğan, mahalle sakinlerinin giderek zorlaşan koşullarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Bölgede geçmişte bulunan doğal yaşamın büyük ölçüde azaldığını savunan Doğan, çevre kirliliği nedeniyle insanların yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kaldığını dile getirdi.
Bölge sakinlerinin kanser vakalarıyla ilgili aktardıkları kişisel tanıklıklara dayanıyor. Söz konusu hastalıkların doğrudan termik santral kaynaklı olduğunu ortaya koyan, bu vakalara özgü bir tıbbi inceleme sonucu paylaşılmadı.

AFŞİN-ELBİSTAN'DA 400 BİN DÖNÜM TARIM ARAZİSİ İDDİASI
Afşin-Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu Sözcüsü Mehmet Dalkanat, kömür madenciliği ve termik santral faaliyetlerinin bölgedeki tarımsal üretimi ciddi ölçüde etkilediğini savundu.
Elbistan Ovası'nın Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Dalkanat, yaklaşık 50 yıllık süreçte 400 bin dönüm tarım arazisinin zarar gördüğünü ileri sürdü.
1975 yılında bölgede düşük kalorili linyit rezervlerinin tespit edildiğini anlatan Dalkanat, elektrik üretimi için toplam altı termik santralin planlandığını, bunlardan ikisinin faaliyete geçtiğini söyledi.
Yeni santral projelerine karşı mücadele ettiklerini belirten Dalkanat, tarım topraklarının korunması gerektiğini vurguladı.
Dalkanat ayrıca kül ve diğer kirleticilerin tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini, geçmişte meyve bahçeleriyle bilinen bazı alanlarda üretimin gerilediğini öne sürdü.
400 bin dönümlük zarar miktarı, Dalkanat'ın açıklamasına dayanıyor. Bu rakama ilişkin bağımsız bir arazi tespit raporu paylaşılan bilgiler arasında bulunmuyor.
UZMANDAN UYARI: HAVA KİRLİLİĞİ KANSER RİSKİNİ ARTIRIYOR
Temiz Hava Hakkı Platformu'ndan Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Gamze Varol, kömürlü termik santrallerden kaynaklanabilen hava kirleticilerinin insan sağlığı üzerinde önemli etkileri bulunduğunu söyledi.
Dünya Sağlık Örgütünün dış ortam hava kirliliğini insanlar için kanserojen olarak sınıflandırdığını hatırlatan Varol, kirleticilerin rüzgârla uzak mesafelere taşınabildiğine dikkat çekti.
Özellikle PM2,5 ve PM10 olarak adlandırılan partikül maddelerin solunum yollarının yanı sıra kalp ve damar sistemi üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabildiğini belirtti.
Varol, hava kirliliğine maruz kalmanın şu sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğunu anlattı:
- Akciğer kanseri riskinde artış
- Astım ve KOAH hastalarında atakların şiddetlenmesi
- Kalp ve damar hastalıkları
- İnme riskinde artış
- Gebelikte ve anne karnındaki bebeğin gelişiminde olumsuz etkiler
- Solunum yolu hastalıklarına bağlı hastane başvurularında artış
Çevresel kirleticilerin yalnızca havada değil, toprakta ve suda da bulunabileceğine dikkat çeken Varol, insan sağlığının doğal çevreden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

TERMİK SANTRALİN ÇEVRE İZİNLERİ MAHKEMELİK OLDU
Greenpeace Avukatı Gökhan Candoğan ise Afşin-Elbistan termik santrallerine ilişkin yürütülen hukuki süreçler hakkında açıklamalarda bulundu.
Candoğan, Afşin A Termik Santrali'nin Çelikler Holding, Afşin B Termik Santrali'nin ise Elektrik Üretim AŞ tarafından işletildiğini belirtti.
Afşin A Termik Santrali'nin eski teknolojiye sahip olduğunu söyleyen Candoğan, özelleştirme sürecinde öngörülen çevresel yatırımların yeterli ölçüde gerçekleştirilmediğini savundu.
Santralin 2020 yılında çevre mevzuatına ilişkin sorunlar nedeniyle altı ay süreyle faaliyetinin durdurulduğunu hatırlatan Candoğan, çevre izinleri ve yeni ünite projeleriyle ilgili davaların sürdüğünü aktardı.
YENİ ÜNİTELERE VERİLEN ÇED KARARI İPTAL EDİLDİ
Candoğan'ın verdiği bilgilere göre, Afşin A Termik Santrali'ne iki yeni ünite eklenmesi amacıyla verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararına karşı dava açıldı.
Keşif ve bilirkişi incelemelerinin ardından ÇED raporunun gerekli koşulları taşımadığı değerlendirilerek olumlu karar mahkeme tarafından iptal edildi.
Candoğan, kararın Danıştay'da temyiz incelemesinde bulunduğunu bildirdi.
Öte yandan santralin bir ünitesine 2024 yılında verilen çevre izinlerine karşı açılan başka bir davada da bilirkişilerin yapısal sorunlara işaret ettiğini söyledi.
Candoğan, söz konusu davada mahkeme kararının beklendiğini belirtti.
COP31 ÖNCESİ KAHRAMANMARAŞ'TAN KÖMÜRDEN ÇIKIŞ ÇAĞRISI
Afşin-Elbistan'daki çevre tartışmaları, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde enerji politikalarını da yeniden gündeme taşıdı.
Çevre örgütleri ve bölge sakinleri, mevcut santrallerin çevresel etkilerinin azaltılması, yeni kömürlü termik santral projelerinin durdurulması ve kömürden çıkış için somut bir takvim oluşturulması çağrısında bulundu.
Saha gezisinde, enerji dönüşümü sürecinde santral çalışanlarının, bölge halkının ve yerel ekonominin nasıl korunabileceği de ele alındı.
Afşin-Elbistan'da yaşayan vatandaşlar, yıllardır dile getirdikleri sağlık ve çevre sorunlarına kalıcı çözüm bulunmasını istiyor. Tartışmanın merkezinde ise bölgenin enerji üretimindeki rolü ile temiz hava, sağlıklı yaşam ve tarım alanlarının korunması arasındaki denge yer alıyor.




