Kahramanmaraş’ın Milli Mücadele dönemindeki önemli isimlerinden Şeyh Ali Sezai Efendi hakkında yıllardır anlatılan “Osmanlı Türkçesiyle mezar taşı yaptırdığı için cezaevine atıldı” iddiasına Tarihçi-Yazar Mehmet Işık’tan farklı bir değerlendirme geldi.

A W801824 03

Işık, söz konusu mezar taşının yeni Türk harflerinin kabulünden önce hazırlandığını, yaşanan hukuki sürecin ise harf meselesinden ziyade dönemin Maraş Belediyesi tarafından yürütülen mezarlık düzenlemelerine karşı çıkan Şeyh Ali Sezai Efendi ile yerel yöneticiler arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığını savundu.

Türkiye’de Latin esaslı Türk harflerinin kabulünü sağlayan 1353 sayılı kanun 1 Kasım 1928’de TBMM’den geçti ve 3 Kasım 1928’de yürürlüğe girdi.

A W801824 05

ŞEYH ALİ SEZAİ EFENDİ KİMDİR

Akademik çalışmalarda 1867 yılında Maraş’ta doğduğu belirtilen Ali Sezai Efendi, Milli Mücadele yıllarında kentin öne çıkan isimlerinden biri olarak anılıyor.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından yayımlanan tarihsel içeriklerde de Ali Sezai Efendi, Maraş Milli Mücadelesi’nin “manevi mimarlarından” biri olarak tanımlanıyor ve mücadele sürecinde halkın örgütlenmesindeki rolüne dikkat çekiliyor.

Şeyh Ali Sezai Kurtaran’ın 1937 yılında hayatını kaybettiği bilgisi çeşitli tarihsel kaynaklarda da yer alıyor. Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi kataloğunda adına hazırlanmış “Maraş Milli Mücadelesinde Şeyh Ali Sezai Efendi” adlı biyografik çalışma da bulunuyor.

A W801824 04

“MEZAR TAŞI HARF İNKILABINDAN ÖNCE HAZIRLANDI”

Tarihçi-Yazar Mehmet Işık’ın açıklamasına göre tartışmaların merkezindeki mezar taşı, Şeyh Ali Sezai Efendi tarafından henüz hayattayken ve Harf İnkılabı’ndan önce hazırlatıldı.

Işık, bu nedenle mezar taşında Osmanlı Türkçesi kullanılmasının Harf İnkılabı’na tepki olarak yorumlanmasının doğru olmadığını ifade etti.

Anadolu’nun en büyük kitap fuarı için Kahramanmaraş'ta geri sayım başladı!
Anadolu’nun en büyük kitap fuarı için Kahramanmaraş'ta geri sayım başladı!
İçeriği Görüntüle

Işık’ın aktardığına göre Şeyh Ali Sezai Efendi, vefatından sonra nereye defnedilmek istediğini ve mezar taşının nasıl olacağını önceden belirlemişti.

MEZARLIK DÜZENLEMESİ TARTIŞMASI

Işık’a göre olayın asıl kırılma noktası 1930’lu yıllarda Maraş Belediyesi tarafından yürütülen mezarlık düzenleme çalışmaları sırasında yaşandı.

Belediyenin şehirdeki bazı eski mezarlıkları kaldırması, mezar taşlarını başka alanlara taşıması ve altyapı çalışmaları kapsamında bazı mezarlık alanlarında düzenlemeye gitmesi Şeyh Ali Sezai Efendi’nin tepkisine neden oldu.

Işık, Şeyh Ali Sezai Efendi’nin özellikle âlimlere, şehitlere ve geçmiş dönemlerin önemli isimlerine ait mezarların korunması gerektiğini savunduğunu belirtti.

A W801824 01

“MEZARLARIN KALDIRILMASINA KARŞI ÇIKTI”

Mehmet Işık, Şeyh Ali Sezai Efendi’nin şehirdeki altyapı çalışmaları sırasında cami çevrelerindeki ve tarihi alanlardaki mezarların kaldırılmasına muhalefet ettiğini söyledi.

Işık’a göre bu itiraz, dönemin yerel yönetiminde bulunan bazı kişilerle Şeyh Ali Sezai Efendi arasında ciddi bir görüş ayrılığına dönüştü.

Tarihçi Işık, bu süreçte Ankara’ya çeşitli şikâyetlerin gönderildiğini ve Şeyh Ali Sezai Efendi’nin devlet yönetimine karşı olduğu yönünde bir algı oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü.

Bu bölümde dile getirilen şikâyet ve müfettiş raporlarına ilişkin değerlendirmeler Mehmet Işık’ın aktardığı tarihsel belge yorumlarına dayanıyor.

ATATÜRK İLE İLİŞKİSİNE DİKKAT ÇEKTİ

Işık, Şeyh Ali Sezai Efendi ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk arasında anlatıldığı gibi bir karşıtlık bulunmadığını savundu.

Tarihçinin açıklamasına göre iki isim arasındaki ilişkinin izleri döneme ait fotoğraf ve yazışmalarda görülebiliyor. Işık, Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu gezilerinden birinde Narlı’da karşılandığı sırada Şeyh Ali Sezai Efendi’nin de kendisiyle görüşen isimler arasında bulunduğunu belirtti.

Işık ayrıca Şeyh Ali Sezai Efendi’nin Cumhuriyet’in kuruluşundan sonraki yıllarda da devletle temasını sürdürdüğünü ifade etti.

1933 TARİHLİ ESKİ YAZI MEKTUPLARI

Tarihçi Mehmet Işık’ın açıklamasında dikkat çektiği bir başka ayrıntı ise 1933 yılına ait yazışmalar oldu.

Işık, Şeyh Ali Sezai Efendi tarafından eski harflerle yazılan mektupların bulunduğunu ve bu yazışmalar nedeniyle herhangi bir yaptırım uygulandığına dair kayıt olmadığını söyledi.

Yeni Türk harflerinin kabul edilmesinden sonra devlet ve basın alanındaki kullanım için aşamalı geçiş tarihleri belirlenmişti. Harf Devrimi’ne ilişkin resmi tarih çalışmalarında da kanunun 1928’in sonlarından itibaren farklı alanlarda yeni yazının kullanımını zorunlu hale getirdiği belirtiliyor.

“CEZAEVİNE ATILMASI SÖZ KONUSU DEĞİL”

Mehmet Işık, en çok tartışılan iddia olan “Şeyh Ali Sezai Efendi mezar taşı nedeniyle cezaevine atıldı” söylemine de açıklık getirdi.

Işık’ın aktardığına göre süreç içerisinde mahkemeye çağrılma ve hukuki işlem yaşandı ancak dava daha sonra düştü.

Işık, Şeyh Ali Sezai Efendi’nin eski yazı kullanması veya Osmanlı Türkçesiyle mezar taşı hazırlatması nedeniyle hapis cezası aldığına ilişkin bir durum bulunmadığını savunarak, “Cezaevine atılması gibi bir durum söz konusu olmamıştır” dedi.

IŞIK: MESELE HARF DEĞİL, YEREL ANLAŞMAZLIKTI

Mehmet Işık’ın değerlendirmesine göre olayın merkezinde Harf İnkılabı’na karşı çıkılması değil, Maraş’taki mezarlık düzenlemeleri nedeniyle oluşan yerel anlaşmazlık bulunuyor.

Işık, dönemin müfettiş raporlarının da Şeyh Ali Sezai Efendi’nin Cumhuriyet yönetimi veya Mustafa Kemal Atatürk’le bir sorunu olmadığı, tartışmanın yerel yönetim içerisindeki çekişmelerden kaynaklandığı yönünde değerlendirmeler içerdiğini ifade etti.

Söz konusu müfettiş raporlarının içeriğine ilişkin bu değerlendirme, Işık’ın açıklamasına dayanıyor; kamuya açık çevrim içi arşivlerde raporların tam metnine ulaşılamadığı için belgenin ayrıntıları bağımsız olarak doğrulanmış değil.

Şeyh Ali Sezai Efendi’nin Maraş Milli Mücadelesi’ndeki rolü ise belediye kaynakları ve akademik çalışmalar dahil farklı tarihsel kaynaklarda yer alıyor.