Marmara Denizi'nde Adalar açıklarında 19 Ağustos'tan itibaren çok sayıda küçük ölçekli deprem kaydedildi. AFAD verilerinde 20 Ağustos sabahı bölgede 2,8 büyüklüğünde bir sarsıntı da yer alırken, yaşanan hareketlilik İstanbul'da büyük deprem endişesini yeniden artırdı. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise Adalar fayı ve son depremlerle ilgili değerlendirmesinde, bu sarsıntıların büyük bir deprem beklentisinin göstergesi olmadığını savundu.
MARMARA DENİZİ'NDE DEPREM HAREKETLİLİĞİ
Adalar açıklarında meydana gelen sarsıntılar gece boyunca da devam etti. Kaynaklarda farklı saat aralıklarında 36 ila 38 arasında deprem kaydedildiği aktarılırken, AFAD'ın güncel kayıtlarında 20 Ağustos saat 11.30'da Marmara Denizi'nde Adalar'a 10,55 kilometre mesafede 2,8 büyüklüğünde bir deprem yer aldı.
Küçük ölçekli depremlerin art arda yaşanması, bölgede yaşayan vatandaşların dikkatini yeniden Marmara'daki faylara çevirdi.
ADALAR FAYI AKTİF Mİ?
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Adalar açıklarındaki son sarsıntıların ardından yaptığı değerlendirmede Adalar fayının aktif olmadığını ve "ölü fay" niteliğinde bulunduğunu ifade etti.
Üşümezsoy'a göre Adalar ve çevresindeki küçük depremler, ana fay üzerinde stres birikimine işaret etmiyor. Uzman, sarsıntıların 1999 Yalova depremi ve 23 Nisan'daki deprem gibi geçmiş depremler tarafından tetiklenen ikincil faylarda meydana geldiğini belirtiyor.
Üşümezsoy ayrıca Adalar fayındaki stresin 1894 Çınarcık Çukuru depremiyle boşaldığını savunarak bu fay üzerinde yeni ve büyük bir deprem beklemediğini dile getirdi.
İSTANBUL'DA BÜYÜK DEPREM OLACAK MI?
Son sarsıntıların ardından kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri beklenen büyük İstanbul depremi oldu. Üşümezsoy, Adalar çevresindeki bu hareketliliğin İstanbul'da büyük bir deprem olacağı şeklinde yorumlanmasına karşı çıkıyor.
Ancak deprem konusunda tek bir uzmanın değerlendirmesinin kesin bir öngörü olarak sunulamayacağı da önem taşıyor. Depremlerin zamanı ve büyüklüğü günümüzde önceden kesin biçimde tahmin edilemiyor.
UZMANLARIN DEPREM YORUMLARI FARKLILIK GÖSTERİYOR
Marmara'daki son hareketlilikle ilgili uzman değerlendirmeleri de aynı yönde değil. Bazı uzmanlar Adalar açıklarındaki küçük depremlerin tek başına büyük bir depremin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirtirken, Marmara'nın genel deprem riskinin ayrı değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Bu nedenle son sarsıntılar, İstanbul'un deprem riskinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Bölgedeki sismik hareketliliğin değerlendirilmesinde AFAD ve Kandilli Rasathanesi tarafından yayımlanan güncel verilerin takip edilmesi önem taşıyor.




