Kahramanmaraş okul saldırısının ardından Manisa'da yaşanan silahlı olay, çocukların güvenliği konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Kahramanmaraş'taki saldırıda yaşamını yitirenlerin ailelerini temsil eden Avukat Özcan Kara, iki olay arasındaki ortak noktaya dikkat çekerek evlerde bulunan silahların oluşturduğu tehlike konusunda aileleri uyardı.
15 Nisan 2026'da Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda yaşanan ve 9 öğrenci ile öğretmen Ayla Kara'nın hayatını kaybettiği saldırının ardından Manisa'dan gelen haberler, okul güvenliğiyle ilgili endişeleri yeniden artırdı.
Yaşanan gelişmeler üzerine hukukçu ve ruh sağlığı uzmanları, ailelerin sorumluluklarından akran zorbalığına, dijital içeriklerden çocukların psikolojik gelişimine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
İKİ OKUL SALDIRISINDAKİ ORTAK NOKTAYA DİKKAT ÇEKTİ
Kahramanmaraş'taki saldırıda hayatını kaybeden öğrencilerin aileleri ile öğretmen Ayla Kara'nın avukatlığını üstlenen Özcan Kara, Kahramanmaraş ve Manisa'daki olayları değerlendirdi.
Her iki saldırıda da ailelerin evlerinde bulunan silahların kullanıldığını belirten Kara, çocukların silahlara erişiminin engellenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Avukat Kara, evinde silah bulunduran ebeveynlerin bunun doğurabileceği sonuçları çok iyi değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Silahların gerekli güvenlik önlemleri alınmadan muhafaza edilmesinin ağır sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Kara, ailelerin yalnızca çocuklarını değil, kendi geleceklerini de düşünerek hareket etmeleri gerektiğini vurguladı.
AVUKAT ÖZCAN KARA: AİLELERİN HUKUKİ SORUMLULUĞU VAR
Avukat Özcan Kara, açıklamasında Türk Medeni Kanunu'nun 369. maddesini hatırlatarak çocukların başkalarına verdiği zararlarda ailelerin hukuki sorumluluklarının gündeme gelebileceğini belirtti.
Söz konusu kanun maddesi, ev başkanının gözetimi altındaki küçüğün neden olduğu zarardan belirli koşullarda sorumlu tutulmasını düzenliyor. Bununla birlikte gerekli dikkat ve özenin gösterildiğinin veya zararın bu önlemlere rağmen engellenemeyeceğinin ispatlanması hâlinde sorumluluktan kurtulmak mümkün olabiliyor.
Kara, Kahramanmaraş'taki saldırının ardından anne ve baba hakkında yürütülen ceza yargılamasını da hatırlattı.
Davada baba hakkında olası kastla öldürme ve yaralama, anne hakkında ise bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçlamalarıyla yargılama yürütülüyor.
Avukat Kara, ailelerin çocukların gözetimi ve evdeki silahların güvenliği konusunda gerekli tedbirleri almamasının çok ağır hukuki sonuçlara yol açabileceğini söyledi.
EVLERDEKİ SİLAHLAR ÇOCUKLAR İÇİN BÜYÜK RİSK
İki olay üzerinden değerlendirmelerde bulunan Kara'nın açıklamaları, ev ortamında bulunan silahların nasıl muhafaza edildiği konusunu yeniden gündeme taşıdı.
Çocukların silahlara erişiminin engellenmesi ve gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması, uzmanların üzerinde durduğu konular arasında yer aldı.
Özcan Kara, ebeveynlerin öncelikle çocuklarının eğitimi ve gelişimi için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğini belirtti.
Kara'nın açıklamaları, okul güvenliğinin yalnızca eğitim kurumlarında alınan önlemlerle sınırlı olmadığını, ev ortamındaki risklerin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koydu.
UZMANINDAN UYARI: ÇOCUKLARA GÜVENLİ BİR ORTAM SUNULMALI
Sular Akademi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Suna Medin Nacar, okul saldırılarının yalnızca tıbbi açıdan değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını ifade etti.
Çocukların ve ergenlerin gelişiminde ailenin, okulun ve sosyal çevrenin birlikte önemli rol oynadığını belirten Nacar, koruyucu önlemler için kurumlar arasında iş birliğinin önemini vurguladı.
Özellikle dijital çağda ebeveynlerin çocuklarına rehberlik etmesinin giderek önem kazandığını dile getiren Nacar, çocukların sevgi ve güven içerisinde yetişmesinin desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Nacar, okulların, rehberlik servislerinin, ailelerin ve sağlık kuruluşlarının düzenli iletişim içerisinde bulunmasının önemine işaret etti.
OKULLAR SADECE ÖĞRENCİLERİ DEĞİL, AİLELERİ DE BİLİNÇLENDİRMELİ
Dr. Suna Medin Nacar, okulların yalnızca akademik eğitim verilen kurumlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Ebeveynlerin değişen dijital dünya ve çocukların gelişim süreçleri hakkında bilgilendirilmesinin önemini anlatan Nacar, ailelerin eğitim kurumları tarafından desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Çocukların karşılaştığı sorunların yalnızca bireysel veya tıbbi nedenlerle açıklanmasının doğru bir yaklaşım olmayabileceğini ifade eden Nacar, toplumsal etkenlerin de değerlendirilmesini önerdi.
Aileler, öğretmenler, rehberlik servisleri ve sağlık çalışanlarının ortak hareket etmesinin koruyucu çalışmalar açısından önem taşıdığını söyledi.
PSİKOLOG ÇELİK: EĞİTİMİN TEMELİ AİLEDE ATILIYOR
Sular Akademi Hastanesi Psikoloğu Seda Taşhan Çelik ise çocukların davranışlarının şekillenmesinde aile ortamının belirleyici rolüne dikkat çekti.
Çocukların doğru ve yanlış davranışları öğrenme sürecinin okuldan önce başladığını ifade eden Çelik, anne ve babaların davranışlarının çocuklar tarafından örnek alındığını söyledi.
Aile ortamında edinilen davranışların okul hayatındaki sosyal ilişkileri de etkileyebildiğini belirten Çelik, çocuklara erken yaşlardan itibaren empati ve sağlıklı iletişim becerilerinin kazandırılmasının önemini vurguladı.
AKRAN ZORBALIĞI VE DİJİTAL İÇERİKLER GÜNDEMDE
Psikolog Seda Taşhan Çelik, çocukların okul ortamında karşılaştıkları akran zorbalığına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Çocukların ailelerinden farklı davranış kalıpları öğrenerek okul ortamına katıldıklarını belirten Çelik, bu farklılıkların bazı durumlarda çatışmalara yol açabildiğini ifade etti.
Çelik, ailelerin çocuklarına empatiyi öğretmesinin önemine dikkat çekerken zorbalığın önlenmesinde yalnızca ebeveynlerin değil, okulların da sorumluluk üstlenmesi gerektiğine işaret etti.
Çocukların dijital dünyadaki alışkanlıklarına da değinen psikolog, ebeveynlerin çocuklarının hangi oyunları oynadığını ve ne tür içeriklerle karşılaştığını takip etmelerini önerdi.
Dijital araçların tamamen yasaklanması yerine kullanım süresinin ve içeriklerin niteliğinin dikkate alınması gerektiğini belirten Çelik, ailelerin bu süreçte çocuklarına rehberlik etmelerinin önemini anlattı.
ÇOCUKLARIN KORUNMASINDA ORTAK SORUMLULUK
Kahramanmaraş ve Manisa'da yaşanan olayların ardından yapılan açıklamalarda, çocukların korunmasının yalnızca güvenlik önlemleriyle sınırlı olmadığına dikkat çekildi.
Uzmanların değerlendirmelerinde aile içi iletişim, eğitim kurumlarıyla iş birliği, akran zorbalığına karşı bilinçlendirme ve dijital alışkanlıkların takip edilmesi öne çıktı.
Her iki olayın da tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden uzmanlar, çocukların güvenliği için aile, okul ve toplumun birlikte hareket etmesinin önemini vurguladı.





