Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından tutuklanan ve yaklaşık 39 ay cezaevinde kalan eski Gaziantep Nurdağı Belediye Başkanı Ökkeş Kavak, sosyal medya hesabı üzerinden "Deprem Gerçeği" başlığıyla çarpıcı bir açıklama yayınladı. Kavak, yaşadığı hukuki süreci, depremin bilimsel boyutlarını ve yapısal sorunları kaleme aldığı yazısında, felaketin sorumluluğunun sadece birkaç müteahhide yüklenemeyeceğini belirterek, "Bu sorun yapısal ve çok aktörlü bir sistem sorunudur, entegre sistem güvenliğinin çökmesidir" dedi.

"İnşaat Bitişinden 8 Yıl Sonra Alınan Ruhsat Yüzünden Tutuklandım"
Ailesine ait binanın yapımında hiçbir ilgisi ve faaliyeti bulunmadığını savunan Ökkeş Kavak, inşaatın tamamlanmasından 8 yıl sonra alınan ruhsatta sadece "kağıt üzerinde" müteahhit olarak görünmesi nedeniyle 25 Şubat 2023'te tutuklandığını belirtti. İslahiye, Tarsus ve Türkoğlu cezaevlerinde toplam 39 ay kaldığını ifade eden Kavak, bu süreçte afet bölgesinden 150’yi aşkın depremzede tutuklu ile aynı koğuşu paylaştığını ve başta Cumhurbaşkanlığı, TBMM, AFAD ile üniversitelerin hazırladığı yüzlerce rapor ve makaleyi inceleme fırsatı bulduğunu aktardı.
"Asrın Felaketi Jeolojik Açıdan Benzersizdi"
6 Şubat depremlerinin büyüklüğü ve yıkıcılığına dair bilimsel verilere dikkat çeken Kavak, Doğu Anadolu fay hattı üzerindeki 3 segmentin ardışık veya eş zamanlı kırılmasının sarsıntı süresini olağanüstü uzattığını kaydetti. Depremin hem yatay hem de düşey olmak üzere üç yönlü sismik kuvvet uyguladığını vurgulayan eski belediye başkanı, şu ifadeleri kullandı:
"Bu depremler, 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminin 2,5-3,5 katına tekabül etmektedir. Son 2000 yılın en büyük felaketlerinden biri ve jeoloji açısından benzersiz bir depremdir. Resmi kayıtlara göre 53 binden fazla vatandaşımızı kaybettik. Depremin merkez üssüne yakınlığı sebebiyle Nurdağı ilçemizde de 2 bin 400 canımızı yitirdik, büyük bir acı yaşadık."
"Sorumluluğu Birkaç Müteahhide Yıkarak Kurtulamayız"
Depremdeki kitlesel yıkımların tek bir nedene bağlanamayacağını, çok boyutlu ihmaller zincirinin bulunduğunu ifade eden Kavak, binaların yıkılma nedenlerini şu başlıklarla sıraladı:
-
Deprem ivme değerlerinin olağan dışı büyüklüğü ve derinliğin yüzeye yakınlığı,
-
Statik proje tasarım hataları, kalitesiz malzeme ve işçilik uygulamaları,
-
İmar barışı ile kaçak yapılara hukuksal meşruluk kazandırılması,
-
Fay hatları üzerine ve zayıf zeminlere denetimsiz yapılaşma izni verilmesi,
-
Bina sakinlerinin taşıyıcı sisteme (duvar kaldırma, tesisat vb.) yönelik hatalı müdahaleleri,
-
Deprem yönetmeliklerindeki yetersizlikler.
Japonya ve Rusya gibi ülkelerden örnekler veren Kavak, bu ülkelerin katı mevzuatlar, sivil disiplin ve bütüncül afet kültürü sayesinde ayakta kaldığını belirterek, Türkiye’nin de tavizsiz bir denetim mekanizmasına ve kaçak yapılaşmaya karşı radikal önlemlere ihtiyacı olduğunu vurguladı.
"Kendi Akrabalarımın Cenazesine Bile Katılamadan Sahadaydım"
Deprem günü kendisi de yaralı olduğu halde hızla sahaya çıktığını ve dönemin ilçe kaymakamı Sinan Korkmaz ile enkaz çalışmalarını başlattıklarını belirten Ökkeş Kavak, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Kıyamet günü gibiydi. Tutuklandığım güne kadar, ailemden ve akrabalarımdan 30’dan fazla kişinin cenazesine dahi katılamadan, ilçemiz insanının kurtarılma, barınma ve iaşe sorunlarını çözmek için ekibimizle gece gündüz koşturduk. Dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum, koordinatör valilerimiz, milletvekillerimiz, belediyelerimiz ve vatandaşlarımızın yaraların sarılmasında emeği çok büyüktür. Depremden hemen sonra seferberlik başlatarak 3 yıl içinde 450 binden fazla konut inşa edip barınma sorununu büyük oranda çözen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Bakanımız Murat Kurum olmak üzere emeği geçen herkese şükranlarımı sunarım. Rabbim milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın."
Kavak, deprem davalarındaki yargılama süreçlerine ve hukuki tespitlerine ilişkin detayları ise bir sonraki paylaşımında açıklayacağını duyurdu.





