Türkiye’nin yakın siyasi ve hukuki tarihine damga vuran Ergenekon yargılaması, 2007 yılında başlayan ve yıllarca süren kumpas operasyonlarının ardından verilen beraat kararlarıyla son buldu.
Soruşturma makamları, süreci 12 Haziran 2007 tarihinde İstanbul'un Ümraniye ilçesindeki bir gecekonduda ele geçirilen el bombalarıyla başlattı. Emniyet birimlerinin genişlettiği operasyonlar kapsamında soruşturma kısa sürede tüm ülkeye yayıldı. Kolluk kuvvetleri; emekli komutanları, gazetecileri, akademisyenleri, avukatları ve siyasetçileri kapsayan geniş bir kesimi gözaltına aldı.
ÜMRANİYE'DE ELE GEÇEN MÜHİMMAT SÜRECİ BAŞLATTI
Emniyet güçlerinin Ümraniye'de bulduğu mühimmat, cumhuriyet tarihinin en uzun soluklu yargılamalarından birinin fitilini ateşledi. Soruşturmayı yürüten makamlar, operasyon kapsamını her geçen gün büyüterek toplumun farklı kesimlerinden binlerce kişiyi dosyalara dâhil etti. İddianamelerde, gözaltına alınan isimlerin organize bir yapı bünyesinde darbe planları yaptığı öne sürüldü.
SİLİVRİ'DE YILLARCA SÜREN YARGILAMALAR YAPILDI
Adli makamlar, hazırlanan iddianamelerin ardından sanıkları "Ergenekon" adı verilen yasa dışı bir terör örgütünü kurmak, yönetmek ve mevcut hükümeti devirmeye teşebbüs etmekle suçladı. Mahkeme heyetleri, duruşmaları kamuoyunun da yakından takip ettiği Silivri Cezaevi kompleksindeki salonlarda gerçekleştirdi. Özel yetkili mahkemeler, aralarında Türk Silahlı Kuvvetleri komutanlarının da yer aldığı çok sayıda kişiyi uzun yıllar tutuklu yargıladı.
SAHTE DELİLLER VE FETÖ İZİ ORTAYA ÇIKTI
Yargılamaların ilerleyen safhalarında, dava dosyalarına giren evrak ve mühimmatın güvenilirliği ciddi biçimde tartışmaya açıldı. Soruşturma ve yargılama aşamasındaki hakim ve savcıların FETÖ/PDY yapılanmasıyla irtibatlı olduğu kesinleşti. Söz konusu yapının, sahte belgeler ve uydurma deliller vasıtasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını ve muhalif kamuoyu önderlerini tasfiye etmeyi hedeflediği netleşti.
YENİDEN YARGILAMA SONUCU BERAAT KARARLARI GELDİ
Hukuki aksaklıkların tespiti üzerine adli makamlar yeniden yargılama sürecini başlattı. Yüksek mahkemeler ve yerel mahkemeler, davanın dayandığı iddiaları sıfırdan inceledi. Yargı mensupları, Ergenekon ismiyle tanımlanan bir terör örgütünün varlığına dair somut, inandırıcı ve hukuka uygun hiçbir delilin bulunmadığına hükmetti.
Mahkemelerin verdiği beraat kararlarıyla birlikte kumpas davası tamamen çöktü. Ümraniye'de başlayan ve Silivri'de yıllarca devam eden Ergenekon süreci, Türkiye yargı tarihine FETÖ/PDY örgütünün organize ettiği bir kumpas olarak kaydoldu.




