İsmailağacıların önde gelen isimlerinden biri olan Y.Z.G.'nin kızı H.K.G.'nin mide bulandıran açıklamaları gündeme bomba gibi düştü. Henüz 6 yaşındayken imam nikahı ile evlendirildiğini anlatan H.K.G. 7 yaşından itibaren tecavüze uğradığını söyledi.

İsmailağa Cemaati’ne bağlı bir başka vakfın kurucusu Y.Z.G.’in kızı H.K.G. babasının kendisini 6 yaşındayken imam nikahıyla ‘evlendirdiğini’, çocukluğu boyunca her gün cinsel istismara uğradığını anlatarak şikâyetçi oldu.

Birgün gazetesinden Timur Soykan’ın haberine göre, Y.Z.G., Nakşibendiliğin Halidiye koluna bağlı İsmailağa Cemaati’nin liderlerinden. Müritlerinin yaydığı rivayete göre; İsmailağa Tarikatı’nın bu yıl ölen kurucusu Mahmut Ustaosmanoğlu, onun için “Hoca fabrikam” diyormuş. 1989’dan itibaren tarikatın merkezi Fatih Çarşamba’da vaazlar veren Y.Z.G. daha sonra tarikatı yaymak için İstanbul Çengelköy’de görevlendirildi. 2006’da Hiranur Vakfı’nı kuran Y.Z.G., İstanbul Sancaktepe’de dev bir külliye inşa ettirdi.

Şimdi bu binada cübbeli ve sarıklı yüzlerce küçük çocuğa kuran kursu, hafızlık eğitimi veriliyor. Vakıf, her yıl milyonlarca lira bağış topluyor ve başka kentlerde dernekler açıyor. Müritler, Y.Z.G.’e ‘Hocaefendi’, ‘Efendimiz’ diye hitap ediyor. Cübbeli Ahmet ve bazı siyasilerin ona övgüleri ve ziyaretleri bitmiyor.

Y.Z.G.’in kızı H.K.G. 1998’de İstanbul Fatih’te doğdu. Kadınların çarşaflı, erkeklerin uzun sakallı, cübbeli ve sarıklı olduğu tarikat dünyasında minik bir kız çocuğuydu. Tarikatın şeyhi Mahmut Ustaosmanoğlu, onun kaderini çizmişti. Kız çocukları okuyamazdı, saçları görünmezdi. Onun başı kapatılırken akranı erkek çocuklarının başına beyaz takke konulmuştu.

6 YAŞINDA İMAM NİKAHI VE TECAVÜZ

İddianameye göre, babası tarikatı yaymak için İstanbul Çengelköy’deki bir medreseye gönderildi. Çengelköy’de müritlerin oturduğu bir apartmanda yaşıyorlardı. Karşı dairede tarikat mensuplarından K.İ. vardı ve 29 yaşındaydı.

Henüz 6 yaşındayken H.K.G’ye gelinliğe benzeyen beyaz bir kıyafet giydirdiler, K.İ.’i gösterip “O artık senin kocan” dediler. K.İ. onu bir fotoğraf stüdyosuna götürdü. Birlikte fotoğraf makinesine bakarken küçük kız evcilik oynadıklarını sanıyordu. H.K.G. imam nikahı kıyıldıktan 1 gün sonra istismara maruz kaldığını anlattı.

ANNESİ SAÇLARINI TARAYARAK TESLİM EDİYORDU

Bir yıl sonra H.K.G, anne ve babasıyla memleketleri Sakarya Sapanca’ya gitti. K.İ. de yanlarındaydı. Sapanca’daki evlerinin ikinci katında K.İ., H.K.G.’ye tecavüz etti. H.K.G. önceleri anne ve babasının yaşadığı kabustan haberinin olmadığını düşündü. Ancak daha sonra K.İ. ona babasının onayını aldığını söyleyecekti.

Çengelköy’deki evlerine döndüklerinde tecavüz devam etti. Annesi önce karşı çıkmıştı. Ancak babası Y.Z.G., annesinin evde olmadığı günlerde H.K.G.’yi karşı dairedeki K.İ.’ye teslim ediyordu. Çocuk bunun normal olduğu yalanıyla kandırılıyordu. Annesi H.K.G.’nin saçlarını tarayıp K.İ.’in yanına gönderiyordu.

2011’de babası, Sancaktepe’de büyük bir külliye kurmaya başlamıştı ve oraya yerleştiler. Küçük çocuğa 13 yaşındayken nişan, 14 yaşına geldiğinde ise düğün yapıldı. Düğünden sonra K.İ. ile H.K.G. aynı evde yaşamaya başladı.

Düğünden 4 ay sonra, 17 Ağustos 2012 günü , annesi F.G. hastaneye götürdü. Adetlerinde düzensizlik vardı. Doktor çocuğa istismarı hemen anladı ve polise haber verdi. Savcılık soruşturma başlattı.

Ancak tarikatın gücü karşısında bir çocuk çaresiz, laiklikten koparılmış devlet acziyet içindeydi.

10 YIL ÖNCE SORUŞTURMA NASIL ÖRTÜLDÜ?

H.K.G. ifadesinde ona öğretilenleri söyledi. “17 yaşındayım, kendi isteğimle evlendim” dedi. Annesi F.G. de ezberlediği cümleleri tekrarlıyordu. Belli ki tarikat, devlet içindeki bağlantılarıyla olayı kapatmak için hamleler yaptı. Soruşturmada ilk olarak H.K.G.’nin doğum raporunun istenmesi gerekiyordu ama savcılık çok garip biçimde bunu talep etmedi. H.K.G.’yi kemik yaşının tespiti için Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne sevk ettiler. Tarikat orada hazırlıklarını yapmıştı. Küçük çocuk hastaneye götürülürken yanında babasının başkanı olduğu Hiranur Vakfı’nda çalışan M.E.M. vardı. K.İ. de oradaydı. H.K.G.’nin yerine kemik testine 21 yaşındaki bir kadını soktular. Hastaneden ayrılırken H.K.G., K.İ.’in, M.E.M.’a kızdığını duydu. K.İ. “Kızın yaşı 18 olsa yeterdi, daha büyük birini niye getirdiniz…” diyordu.

4 ay sonra 10 Aralık 2012’de kemik yaşı raporu çıktı. 17 yaşında olduğunu beyan eden H.K.G.’nin yaşı raporda 21 görünüyordu. Buna karşın akıl almaz şekilde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

Bu haber hem patron hem işçiyi ilgilendiriyor Bu haber hem patron hem işçiyi ilgilendiriyor

SOSYAL MEDYADA TANIŞTIĞI KADIN ‘ŞİKAYETÇİ OL’ DEDİ

H.K.G. büyüdükçe yaşadıklarının bir oyun olmadığını anlıyor, 6 yaşından itibaren yaşadığı cinsel istismarın altında eziliyordu. Bir gün radyo programında küçük kız çocuklarının evlendirilmesiyle ilgili konuşmaları duydu. Artık yaşadıklarının bir işkence olduğunu anlıyordu. Evden kaçmaya karar verdi ama babası engelledi.

İfadesinde sonrasını şöyle anlatacaktı:

“Bu olaydan sonra tekrar içime kapandım. İtaat etmeye çalıştım, ailemin sözünden çıkmadım. 17 yaşında hamile kaldım. Çocuk doğduktan sonra huzur buldum. Ancak çocuğumu benden aldılar. Cep telefonundan araştırdığımda 6 yaşında evlendirmenin normal olmadığını anladım.”

H.K.G. 18 yaşına geldiğinde resmi nikah kıyıldı. Geçmişin ağır yükü ruhuna çöküyordu. İstanbul Pendik’te gittiği kadın doktor “Bu adam sana tecavüz etmiş, 6 yaşından itibaren her gün tecavüz etmiş” dedi. Artık sürekli bu sözleri düşünüyordu.

Bu sırada gizlice sosyal medya kullanmaya başladı ve bir kadınla tanıştı. Ona hiç yaşamadığı çocukluğunu anlattı. Bu kadın ona şikayetçi olmasını söylüyordu, “K.İ. ile konuşurken telefonunla ses kaydı al” dedi. Söz konusu ses kaydı daha sonra iddianamede yer aldı.

SÜREKLİ TECAVÜZE UĞRADI

H.K.G. bu konuşmayı kaydettikten sonra çilesi devam etti. K.İ. ile cinsel ilişkiye girmek istemiyor ve sürekli tecavüze uğruyordu. Tam 2 yıl önce, 30 Kasım 2020’de vücudunda morluklarla İstanbul Anadolu Savcılığı’na gitti ve şikayetçi oldu. Kaydettiği konuşmanın yanı sıra fotoğraflar sundu savcılığa. Bir fotoğrafta 6 yaşındaydı, üzerinde gelinlik vardı. Yanında 29 yaşındaki K.İ. duruyordu. 13 yaşında nişanda ve çocukluğu boyunca K.İ. ile çekilen fotoğrafları da dosyaya ekledi.

K.İ., Y.Z.G. ve F.G., ifadelerinde H.K.G.’nin 16 yaşında nişanlandığını ve 17 yaşında evlendiğini savundular. 6 yaşında evlendirilmediğini ve tecavüze uğramadığını öne sürdüler. K.İ. konuşma kaydı için “Sık sık 6 yaşında evlendiğimizi ve tecavüze uğradığını söylüyordu. Kavga büyümesin diye onu onaylıyordum” dedi. H.K.G.’nin şikayetçi olduğu sırada vücudunda olan morlukların düşmesi nedeniyle olduğunu iddia etti.

DOĞUM KAYDI KANITLADI

Bu kez savcılık H.K.G.’nin doğum kaydını Sapanca Nüfus Müdürlüğü’nden istedi. 1998 doğumluydu, üstelik İstanbul’daki Fatih Özel Hastanesi’nde dünyaya gelmişti. Yani H.K.G.’nin ifadeleri doğrulandı. 2012’de doktorun ihbarıyla başlayan soruşturma sırasında sadece 14 yaşındaydı ve evlendirilmişti. O soruşturmada annesi, H.K.G.’nin 17 yaşında olduğunu söylemiş, kemik testinde yerine başkası girdiği için 21 yaşında olduğuna dair rapor düzenlenmişti. Savcılık bu sahtecilikle ilgili suç duyurusunda bulundu.

TUTUKLANMADILAR

H.K.G. işkence dolu yıllar sonunda ailesinden de şikayetçi olarak evi terk etti. Tecavüzcüden boşandı ve adalet istiyor.

Ancak bütün delillere karşın iki yıl boyunca şikayetiyle ilgili dava açılmadı. Ne tecavüzcü ne de annesi ile babası tutuklandı. Nihayet 30 Ekim 2022’de İstanbul Anadolu Başsavcılığı’nın iddianamesi tamamlandı. Savcı iddianamede H.K.G.’nin anne ve babasının tecavüze göz yumduğunu anlattı. İddianamede K.İ., tarikat lideri baba Y.Z.G. ile anne F.G.’in zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediklerini belirtildi. Üç sanığın en az 27’şer yıl hapisle cezalandırılmaları istendi. Ayrıca savcı, K.İ. için cinsel saldırı suçundan da ceza talep etti.

Kaynak: Birgün