Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında geçtiğimiz aylarda temelleri atılan Mekke Savunma İttifakı, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenen olağanüstü zirvenin ardından eylem safhasına geçti. Bölgesel güvenlik mimarisinde kartların yeniden karılmasına yol açan tarihi toplantıda, ortak savunma taahhütlerinin gecikmeksizin icra edilmesi ve müttefik kuvvetlerin kritik noktalara hızla konuşlandırılması karara bağlandı. Zirvenin en dikkat çeken hamlesi ise Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suudi Arabistan'da kalıcı veya geçici bir askeri üs kurulması seçeneğini masaya yatırması oldu.
OSMANLI’DAN SONRA İLK KEZ: MEKKE’NİN GÜVENLİĞİ MEHMETÇİK’E EMANET
Savunma kulislerini hareketlendiren bu dev hamle gerçekleştiği takdirde, Türk askeri yaklaşık 110 yıllık bir aradan sonra ilk kez Hicaz bölgesinde ve Mekke’nin stratejik savunma hattında fiilen sorumluluk alacak. İttifakın hukuki altyapısını tamamlamak ve askeri sevkiyatın önünü açmak amacıyla, hazırlanan yetki tezkeresinin önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine sunulması bekleniyor.
Edinilen bilgilere göre, ilk etapta Türkiye’nin; Suudi Arabistan için hayati önem taşıyan dört büyük doğalgaz ve elektrik üretim tesisinin emniyetini üstlenmesi planlanıyor. Bu kritik altyapı tesisleri, Türk savunma sanayiinin milli imkanlarla geliştirdiği alçak ve orta irtifa hava savunma sistemleri ile koruma altına alınacak. Bölgeye intikal edecek birliklerin sayısı ile konuşlanma alanlarının detayları kısa süre içinde netleşecek.
Öte yandan ittifakın bir diğer güçlü ayağı olan Pakistan da sahada aktif rol almaya başladı. İslamabad yönetiminin bölgeye dört kargo uçağı dolusu askeri mühimmat ve teçhizat sevk ettiği, halihazırda bölgedeki Pakistan askeri varlığının 8 bin personele ulaştığı kaydedildi.
YEMEN KRİZİNE "LİBYA MODELİ" REÇETESİ
Sana merkezli Husi militanlarının bölgedeki tehdit alanını genişletmesi üzerine Türkiye, krizin çözümü için doğrudan bir taarruz yerine daha önce Kuzey Afrika'da başarıyla uyguladığı "Libya Modeli" stratejisini devreye sokuyor.
Ankara, Yemen meşru hükümet kuvvetlerine doğrudan sıcak çatışma yerine üst düzey taktik, lojistik ve stratejik danışmanlık sağlayacak. Operasyonel sahada ise yerli ve milli teknolojiler başrol oynayacak. Türk İHA ve SİHA’larının yanı sıra elektronik harp sistemleri ile kara-hava savunma füzeleri Husilerin stratejik hamlelerini baskılamak üzere sahaya sürüldü. Bu kapsamda 200’den fazla Türk askeri uzmanın ve teknik personelin Suudi Arabistan’daki harekat merkezlerine intikal ettiği bildirildi.
ORTA DOĞU’DA TEHLİKELİ TIRMANIŞ: HUSİLERE YABANCI MİLİS AKINI
Mekke Savunma İttifakı’nın kararlı adımları karşı cephede de büyük bir panik ve hareketliliğe yol açtı. Son iki haftalık istihbarat raporlarına göre; İran, Irak, Lübnan, Pakistan, Afganistan, Bahreyn ve Afrika’daki bazı ülkelerden Yemen’deki Husi saflarına çok sayıda yabancı militan aktarıldı.
Suriye'deki devrim sürecinde görevden ayrılan eski rejim mensubu generaller ve albayların da aralarında bulunduğu 400’ü aşkın deneyimli askeri personelin Sana ve Taiz cephelerine yerleştiği tespit edildi. Riyad'daki ittifak zirvesinde, Lübnan ve Irak coğrafyasından körfez hatlarına yönelik gerçekleştirilebilecek olası sabotaj, asimetrik saldırı ve hibrid tehditlere karşı alınacak güvenlik tedbirleri de ayrıntılı olarak dosyalandı.





