Aydın’da yaşayan Fırat Soncul, güvenli olduğu gerekçesiyle sıfır kilometre olarak satın aldığı 2024 model Hyundai Tucson marka aracıyla büyük bir kaza geçirdi. 16 Nisan 2025 tarihinde Aydın-Denizli otoyolunda 110 km hızla seyir halindeyken önündeki aracın ani fren yapması sonucu duramayarak çarptı.
Çarpışmanın etkisiyle araç kullanılmaz hale gelerek pert oldu. Ancak donanımında 12 ayrı hava yastığı olduğu belirtilen lüks araçta, kaza anında tek bir hava yastığı bile açılmadı. Sürücü kazayı hafif yaralarla atlatırken, güvenlik sisteminin devreye girmemesi üzerine yasal süreç başlattı.

MAHKEME "GİZLİ AYIPLI MAL" DEDİ: MİLYONLUK TAZMİNAT KARARI
Yaşanan tehlikeli kazanın ardından hakkını arayan Fırat Soncul, Aydın Tüketici Mahkemesi’ne başvurarak üretici firmadan davacı oldu. Araç bedeli ile maddi ve manevi tazminat taleplerini içeren toplam 5.5 milyon TL’lik dava sürecinde bilirkişi raporu hazırlandı.
Bilirkişi heyeti, kazanın şiddetine rağmen hava yastıklarının açılmamasını teknik bir kusur olarak raporladı ve sürücünün iddiasını destekledi. Yargılama sonucunda mahkeme, otomobili gizli ayıplı mal kapsamında değerlendirerek satış sözleşmesinin feshine karar verdi.
Mahkeme Kararı: Araç için ödenen 2 milyon 263 bin 600 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı tüketiciye ödenmesine hükmedildi.

"12 HAVA YASTIĞI VAR DİYE ALDIM HİÇBİRİ AÇILMADI"
Yaklaşık bir yıldır sürdürdüğü hukuk mücadelesini kazanan Fırat Soncul, kararın ardından önemli açıklamalarda bulundu. Güvenlik donanımlarına güvenerek bu modeli tercih ettiğini belirten Soncul, yaşadığı şoku şu sözlerle dile getirdi:
"Böylesine donanımlı diye satılan bir araçta, 110 kilometre hızla yapılan ciddi bir kazaya rağmen hava yastıklarının hiçbirinin açılmaması bizi şoke etti. Aracı satın alırken 12 ayrı hava yastığı bulunduğu özellikle vurgulanmıştı. Olaydan sonra üretici firma kusurunu kabul etmedi ama mahkeme ve bilirkişi raporları haklılığımızı tescilledi."
Gerekçeli kararının önümüzdeki günlerde açıklanması beklenen bu dava, sıfır araçlarda yaşanan güvenlik zafiyetleri konusunda Türkiye'deki tüm tüketiciler için emsal karar niteliği taşıyor.





