Metin Külünk, tarım sektöründe yaşanan ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmesinde incir üreticilerinin karşı karşıya kaldığı fiyat düşüşlerine dikkat çekti. Türkiye'nin farklı bölgelerindeki üreticilerin geçim mücadelesi verdiğini belirten Külünk, özellikle TARİŞ'in incir alım fiyatlarını açıklama takvimi ve serbest piyasadaki fiyat hareketlerinin incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Meyve üreticilerinin karşı karşıya kaldığı sorunları gündeme taşıyan Külünk, açıklamasında "Meyveler üzerinden çiftçiye ve ülkemize operasyon mu?" sorusunu yöneltti.
Çanakkale ve çevresinde elma, Manisa'da üzüm, Aydın'da incir, Muğla ve Antalya'da narenciye, Ege ve Akdeniz bölgelerinde ise zeytin üreticilerinin ciddi ekonomik zorluklarla mücadele ettiğine dikkat çeken Külünk, üreticilerin yaşadığı sorunların bütün yönleriyle ele alınmasını istedi.
İNCİR FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞE DİKKAT ÇEKTİ
Açıklamasında incir üreticilerinin yaşadığı sorunlara özel bir bölüm ayıran Külünk, üreticilerden aktarılan fiyat bilgilerini kamuoyunun gündemine taşıdı.
Üreticilerin paylaştığı bilgilere göre, geçtiğimiz yıl serbest piyasada kilogramı 350 ila 400 lira arasında alıcı bulan birinci sınıf incirin bu yıl 200 ila 250 lira seviyelerine kadar gerilediği belirtildi.
Benzer şekilde, geçen yıl kilogramı 120 ila 160 lira arasında işlem gördüğü ifade edilen yemlik ve şaraplık incirin bu yıl 30 ila 60 lira arasında alıcı bulduğu aktarıldı.
Söz konusu fiyat hareketlerinin üreticinin gelirini olumsuz etkilediğine dikkat çeken Külünk, artan üretim maliyetleri karşısında çiftçinin emeğinin karşılığını alıp alamadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
TARİŞ'İN FİYAT AÇIKLAMA TAKVİMİNE ELEŞTİRİ
Külünk'ün gündeme taşıdığı bir diğer konu ise TARİŞ'in 2026 yılı incir alım fiyatlarına ilişkin açıklama takvimi oldu.
Üreticilerden aktarılan bilgilere göre, önceki yıllarda ağustos sonu veya eylül başında duyurulan alım fiyatlarının 2026 yılında 6 Ekim'de açıklandığı öne sürüldü.
Fiyatların geç açıklanmasının piyasada belirsizliğe neden olmuş olabileceğine dikkat çekilen değerlendirmede, ürünün muhafaza koşulları ve çiftçilerin nakit ihtiyacı nedeniyle bazı üreticilerin mahsullerini daha düşük bedellerle satmak zorunda kalmış olabileceği belirtildi.
Külünk, fiyat açıklama takviminin üretici üzerindeki etkilerinin ve bu süreçte piyasada oluşan koşullardan kimlerin yararlandığının araştırılması gerektiğini dile getirdi.
ÜRETİCİLERİN PAYLAŞTIĞI FİYATLAR GÜNDEME GELDİ
Külünk'ün açıklamasında yer verilen üretici bildirimlerine göre, TARİŞ'in incir alım fiyatlarında ürün sınıflarına bağlı olarak farklılıklar yaşandı.
Paylaşılan rakamlara göre A1 kalite incirin kilogram fiyatı 2025 yılında 300 lira iken, 2026 yılında 250 liraya geriledi.
A6 grubunda kilogram fiyatının her iki yıl için 160 lira, A9 grubunda ise 100 lira olduğu aktarıldı.
Bu rakamların üretim maliyetleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, fiyatların belirlenme süreci ve serbest piyasaya etkileri konusunda açıklama yapılması gerektiği belirtildi.
"MEYVELER ÜZERİNDEN ÇİFTÇİYE VE ÜLKEMİZE OPERASYON MU?"
Tarım sektöründeki ekonomik gelişmeleri yalnızca incir üretimiyle sınırlı tutmayan Külünk, farklı bölgelerde benzer sıkıntılar yaşayan üreticilerin sorunlarını da gündeme taşıdı.
Elma, üzüm, incir, narenciye ve zeytin gibi Türkiye ekonomisi açısından önemli ürünlerde yaşanan fiyat hareketlerinin dikkatle incelenmesi gerektiğini ortaya koyan Külünk, üretimden pazarlamaya kadar uzanan süreçte çiftçinin korunmasının önemine işaret etti.
Külünk'ün açıklamasında gündeme getirdiği temel sorular arasında, açıklanan fiyatların üreticinin maliyetlerini karşılayıp karşılamadığı, fiyat duyurularındaki gecikmelerin piyasayı nasıl etkilediği ve bu durumdan hangi kesimlerin ekonomik yarar sağladığı yer aldı.
Üreticilerin yaşadığı sorunların araştırılması çağrısında bulunan Külünk'ün değerlendirmeleri, tarımsal ürün fiyatları ve çiftçinin gelir kaybına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.





