Prof.Dr. Mustafa Taşlıyan ile söyleşi...

'Dünya Kitap Okuma Haftası' üzerine Yazar Metin Acıpayam, Ksü İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa Taşlıyan ile söyleşi gerçekleştirdi.

Prof.Dr. Mustafa Taşlıyan ile söyleşi...

'Dünya Kitap Okuma Haftası'üzerine Yazar Metin Acıpayam, Ksü İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa Taşlıyan ile söyleşi gerçekliştirdi.

Metin Acıpayam: Sizin dünyanızda kitap nedir?

Prof. Dr. Mustafa Taşlıyan: Bir sosyal bilimci (Yönetim Organizasyon Profesörü) olarak kitapları hem kişisel hem de mesleki gelişimimde bana canlı destek veren öğretmenlerimden çok da farklı görmüyorum. Aslında bugüne gelmeme katkı veren yazılı öğretmenler olarak görüyorum. Elbette eli öpülesi öğrettikleri her bir harf için 40 yıl kölesi olunacak öğretmenler kadar olmasa da kitapların da hakları ödenmez. Tabi işin bilgi verme kısmı dışında hayal gücü ve duygu kısmı da var. Kitaplar ile insan olarak da kendimi geliştirme ve olgunlaştırma şansı buldum.

Metin Acıpayam: Kitap okumanın önemi nedir?

Prof. Dr. Mustafa Taşlıyan: Tıpkı benim de dahil olduğum öğretme mesleğini yerine getirenlerden bir şeyler öğrenmek için onlarla birlikte olmak irtibatta olmak gerektiği gibi bilgi sahibi olmak, kendini geliştirmek için de kitaplarla haşır neşir olmak gerekiyor. Haşır neşir olmak derken; taşımak, dizmek, seyretmek değil elbette okumak gerekiyor. Bu açıdan bakıldığında tabi ki her okuduğunuz kitap sizlere bir şeyler katacaktır, ancak asıl olan ilgi duyduğunuz alanlarda ve elbette eksik olduğunuz yerleri geliştirmek çok daha fazla önemlidir.

Bir başka açıdan bakıldığında ise kitaplar insanların yalnızlığını paylaştığı, duygu hallerinin yoğunlaştığı limanlar ve yerler olarak da görülmelidir. Bu bakımdan da pek çok insan açısından çok daha önemli hale gelmektedir.

Metin Acıpayam: Sistemli okuma nasıl olmalıdır?

Prof. Dr. Mustafa Taşlıyan: Bir bilim insanı olarak mesleki açıdan kendini geliştirmenin en önemli yolunun sistem olduğunu öğrendiğim gençlik yıllarımdan beri mesleki açıdan bu okuma ve ilerleme işini birazda akademisyenliğin gereği sistemli olarak yaptım ve bunun meyvelerini de topluyorum. O yüzden eğer temel amaç gelişmek ise bunun bir sistem dahilinde ve planlı yapılması şarttır. Kişisel gelişimde de benzer bir düzen olmalı belirli konular diğerlerinden önce planlı bir alt yapı oluşturacak şekilde okunarak bu plan ve kurulan sistem devam ettirilmeli.

Metin Acıpayam: Okuma oranlarını yükseltme nasıl mümkün olur?

Prof. Dr. Mustafa Taşlıyan: Uzun yıllardır söylenen ülkemizde okuma oranı oldukça düşük bilgisi bence son yıllarda Milli Eğitim bakanlığının okullarda kurdukları sistem ve yeni nesle yönelik düzenlemeler ile ben önümüzdeki yıllarda bu durumun oldukça iyi seviyelere çıkacağına inanıyorum. Yani şu anda gerçekleştirilmeye çalışılan sistem en doğrusu ki bu da ağaç yaşken eğilir düsturu ile okuma zevkini çok küçük yaşlarda kazandırdığınızda zaten oran kendiliğinden yükselir. Bunun dışında sanırım bir başka yol da herkese ilgi duyduğu alanda okuma yapma şansı vermek. Küçük yaşlarda da olsa zorla okutulan ve hoşa gitmeyen kitaplar yüzünden oluşabilecek kitap antipatisi hayatın tümüne olumsuz yansıyacaktır.

Metin Acıpayam: Üniversite gençliği ve kitap diyecek olursak ne söylemek istersiniz?

Prof. Dr. Mustafa Taşlıyan: Ben her girdiğim derste defalarca sınıfı dolaşıp dersimi ayakta anlatırım ve özellikle öğrencilerin önlerinde farklı kitaplar gördüğümde çok mutlu oluyor ve o öğrencileri onurlandıracak cümleler kuruyorum. Mutluluk verici ki bu sayı her yıl ve her sınıfta gittikçe artıyor. Yani aslında durum olumluya dönüyor. Elbette sıkıntılı noktalarda var, zira hepsi bilgi veren ya da kişisel gelişime katkı sağlayan kitaplar değil, ancak asıl olan bu okuma alışkanlığını kazanmaları sonrasında doğru yönlendirmelerle ve desteklerle doğru kitapları da okuyacaklardır bu gençler. Ben özellikle gençlere bu konuda güveniyorum. Elbette bütün gençlik okuyacak demiyorum ama okuyanlar çok daha iyi olacak bizleri geçecekler.

Metin Acıpayam: Son olarak etkilendiğiniz yazar ve kitaplar nelerdir?

Prof. Dr. Mustafa Taşlıyan: Kendi dinime, milletime, tarihime, kültürüme âşık biri olarak çocukluğumdan beri zevkle bu alanlarda okuyorum. Çocukken daha çok Ömer Seyfettin hikâyeleri ile etkilenirken büyüdükçe Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun tarih serisi gibi kitaplardan etkilendim. Yabancı yazarlardan da Dan Brown gibi yazacağı romanı en ince ayrıntısına kadar araştırıp kurgulayıp yazan Amin Maalouf gibi tarihi yaşatan yazarların romanlarından etkileniyorum.

Güncelleme Tarihi: 14 Eylül 2019, 12:58
YORUM EKLE

Adblock Tespit Edildi

Reklamların web sitemize yüklenmesini devre dışı bırakmak için bir adblock tarayıcı eklentisi kullandığınızı tespit ettik.

×

Reklamlardan elde edilen gelir, bu web sitesinde ulaşmaya çalıştığınız kaliteli içeriği sunmamızı sağlar.

Bu sayfayı görüntülemek için, adblock eklenti ayarlarını devre dışı bırakmanızı rica ediyoruz.