Dünya genelinde sıra dışı öngörüleriyle tanınan ve ölümünün ardından yıllar geçmesine rağmen popülaritesini kaybetmeyen Vangelia Pandeva Dimitrova, tarihin en gizemli figürleri arasında yer alır. 31 Ocak 1911 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yer alan Ustrumca'da (bugünkü Kuzey Makedonya) dünyaya gelen Vanga, zorlu ve dramatik bir çocukluk dönemi geçirir. Henüz bebekken annesini kaybeden Vanga, babasının I. Dünya Savaşı'nda orduya katılmasıyla birlikte komşuların ve aile dostlarının desteğiyle büyür.
YAŞAMINI DEĞİŞTİREN BÜYÜK FELAKET
Vanga'nın hayatındaki en kırılma noktası, genç yaşta maruz kaldığı şiddetli bir doğa olaydır. Bir kasırga sırasında fırtınanın şiddetiyle metrelerce uzağa savrulan küçük kız, bulunduğunda gözleri tamamen kum ve tozla kaplanır. Yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen doktorlar körleşen gözleri iyileştiremez. Bu trajik olay, onun dünyayı fiziksel gözlerle görmesini engeller ancak iddialara göre iç dünyasındaki algı kapılarını aralar. Sırbistan’ın Zemun kentindeki bir körler okulunda Braille alfabesini, örgü örmeyi ve müzik aletleri çalmayı öğrenir; fakat ailesinin ekonomik sıkıntıları nedeniyle eğitimini yarım bırakmak zorunda kalır.
KEHANETLERİNİN DÜNYAYA YAYILDIĞI YILLAR
Çocukluk oyunlarında etrafındaki insanlara iyileştirme gücünden bahseden Vanga, II. Dünya Savaşı döneminde kayıp yakınlarından haber almak isteyenlerin akınına uğrar. Savaşın gidişatını ve cephedeki askerlerin akıbetini doğru tahmin ettiği yönündeki söylentiler kısa sürede yayılır. Bu durum, dönemin üst düzey isimlerinin dikkatini çeker ve 1942 yılında Bulgaristan Çarı III. Boris dahi kendisini ziyaret eder.
Dimitar Gushterov ile evlendikten sonra Petriç şehrine yerleşen Vanga, eşini kaybettikten sonraki ömrünü tamamen kehanetlerine adar. Gandi’nin ölümü, II. Dünya Savaşı'nın sonuçları, 11 Eylül saldırıları ve Barack Obama'nın başkanlığı gibi pek çok büyük olayı önceden bildiği iddia edilir; ancak bu iddiaların doğruluğunu kanıtlayan somut belgeler bulunmaz.
BABA VANGA NE ZAMAN VE NASIL ÖLDÜ?
Hayatının son dönemlerinde meme kanserine yakalanan Vanga, 11 Ağustos 1996 tarihinde Sofya’da hayata gözlerini yumar. Cenaze törenine çok sayıda devlet yetkilisi ve dünyanın dört bir yanından gelen binlerce insan katılır. Vasiyeti gereği Petriç’teki evi müzeye dönüştürülür ve 2008 yılında ziyarete açılır. Bugün hâlâ milyonlarca insan onun hayatını ve bıraktığı kehanet mirasını araştırmaya devam eder.





