Kredi çeken, taksitlerini ödeyemeyen, kredi kartı kullanan herkesi çok yakından ilgilendiriyor. Yeni düzenleme ile birlikte tamamen değişiyor. Tüketicileri korumaya yönelik kanunda düzenleme yapılacak. Taksitli satış sözleşmelerinde borcunu ödeyemeyenler için taksitler toplamının 10'da 1'ini oluşturma kriteri, sözleşmede yer alan satış bedelinin onda biri olacak şekilde değiştirilecek. Böylece tüketiciler, ilave vadeden yararlanmış olacak.

Tüketicileri daha ileri seviyede korumaya yönelik tedbirlerin alınması, tüketicilerin hak arama yollarının kolaylaştırılması ve bilgilendirilmesine ağırlık verilmesi, ceza sisteminin orantılılık, ölçülülük ve caydırıcılık ilkeleri gözetilerek yeniden düzenlenmesi amaçlarıyla 6502 sayılı 'Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da değişiklik çalışmaları TBMM'ye sunuldu. 

TÜKETİCİ LEHİNE DÜZENLEME 

Taksitli satış sözleşmelerinde ekonomik zorluklar nedeni ile tüketicilerin taksitlerini ödeyememeleri halinde kalan borcun tamamının satıcı veya sağlayıcı tarafından talep edilebilmesine ilişkin şartlardan biri olan ödenmeyen taksitler toplamının kalan borcun 10'da 1'ini oluşturma kriteri, 6098 sayılı 'Türk Borçlar Kanunu'ndaki düzenleme ile de uyumlu olacak şekilde sözleşmede yer alan satış bedelinin onda biri olacak şekilde tüketici lehine değiştirilecek. Böylece tüketicilerin yasal takip başta olmak üzere cebri icra nedeni ile katlanmak zorunda oldukları maliyetlerde ilave vadeden yararlanmaları sağlanacak. Yapılan düzenleme ile 14 günlük cayma süresi içerisinde kredi borcunun tamamını ödeyen tüketicilerin cayma hakkını kullandıkları kabul edilerek iadesi gerekli ücretlerin de iadesinin sağlanması amaçlanıyor.  

30 GÜNLÜK BİLDİRİM SÜRESİ KALDIRILACAK

Kredi kartı veya kredili mevduat hesabı gibi belirsiz süreli tüketici kredisi sözleşmelerine ilişkin mevcut düzenlemede, faiz oranının artırılması veya düşürülmesi durumlarına ilişkin yeni belirlenen oranın yürürlüğe girmesi için 30 gün öncesinde tüketiciye bildirim şartı bulunuyor. Yapılan değişiklik ile hem 5464 sayılı 'Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun sözleşme değişikliklerine ilişkin maddesiyle uygulama birliği sağlamak hem de faiz oranındaki indirimin tüketici lehine olması nedeniyle yürürlüğe girmesi için 30 gün öncesinde bildirim yapılması şartı kaldırılacak. Böylece tarafların mutabakatı ile tüketicilerin indirimli orandan bildirim süresi beklenmeksizin yararlanabilmesine imkan sağlanacak.

Kredi çeken tüketiciye ihtiyacı olmamasına ve kredinin geri ödenmesi ile ilgili olmasına rağmen zorla satışı yapılan tamamlayıcı sağlık sigortası, eşya sigortası, ferdi kaza sigortası gibi sigortaların satışının yapılması yasaklanacak. Diğer taraftan tüketicinin indirimli faiz oranına sahip kredi seçeneğinden yararlanabilmesi için ihtiyacı olmayan, yararlanmayacağı ya da kurumsal müşterilere sunulan yan ürün veya hizmetleri almak zorunda bırakılması önlenerek kredi nedeni ile katlanmak zorunda olduğu maliyetlerin ve bundan çıkan uyuşmazlıkların azaltılması hedefleniyor. Buna göre, tüketici kredisi sözleşmesi kurulmasının kredi ile ilgili olanlar hariç olmak üzere yan finansal ürün ve hizmetlerin satın alınması şartına bağlanması yasaklanıyor.

DEVRE TATİL SÖZLEŞMELERİNDE DEĞİŞİKLİK

Ayrıca saldırgan ticari uygulamaların başında gelen ve tüketicilerin yoğun şikayetlerine konu olan devre tatil sektörüne ilişkin yapılan değişiklikler ile bu sektörde faaliyet gösteren şirketlerin uymak zorunda oldukları kurallar tüketici lehine olacak şekilde yeniden düzenleniyor. Düzenlemeyle tüketici mağduriyetlerinin önlenmesi, sistemin iyi işlememesi nedeniyle tamamlanamayan ve atıl halde kalan tesislerden dolayı yaşanan milli servet kaybının önlenmesi ve kaynakların daha sağlıklı yatırımlara yönlendirilmesi amacıyla ön ödemeli usulle devre mülk ve şahsi hakka konu devre tatil satışı yasaklanacak. Öte yandan paravan şirketler kurularak tüketicilerin mağdur edilmesinin engellenmesi amacıyla devre tatile konu mal üzerinde ayni hak sahibi olmayanlar, devre mülk veya devre tatil satışı yapamayacak. 

Bakan Bilgin: "Refah seviyesine bakın, Türkiye değişiyor" Bakan Bilgin: "Refah seviyesine bakın, Türkiye değişiyor"

YENİLENMİŞ ÜRÜNLER İLE İLGİLİ DÜZENLEME

6502 sayılı kanuna yeni eklenen madde ile ekonomik ömrü tamamlanmamış ürünlerin fiziki, donanım veya yazılım özelliklerinde iyileştirme yapılarak tekrar ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Kanuna yeni eklenen bu düzenleme ile cep telefonu gibi tüketicilerin sıklıkla değiştirdiği ve ithalatta önemli bir yer tutan ürünlerin, Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilen yenileme merkezleri aracılığıyla donanım, yazılım veya fiziki özelliklerinde iyileştirme yapılarak en az bir yıl süre ile garantili olacak şekilde tüketicilere yeniden satılması sağlanacak. Böylelikle tüketiciler hem garantili ve güvenli ürünlere ulaşmış olacak, hem de atıl durumda bulunan bu ürünler ekonomiye kazandırılarak israfın önlenmesine ve yeşil dönüşüme büyük katkılar sağlanacak.

SAHTE SERVİS MAĞDURİYETİ ENGELLENECEK

Malın kullanım ömrü boyunca tüketicilere sunulması zorunlu olan satış sonrası hizmetlere ilişkin olarak tüketicilerin, firmaların doğru ve güncel yetkili servis istasyonu bilgilerine ulaşabilmeleri, herhangi bir aldatıcı uygulama nedeniyle mağdur olmamaları amacıyla üretici ve ithalatçılara, tüm yetkili servis istasyonlarına ilişkin bilgilerini Ticaret Bakanlığı'nca kurulan sisteme kaydetme zorunluluğu getiriliyor. Böylece tüketicilerin sahte servisler ile ilgili mağduriyet yaşamalarının önüne geçilecek. Ayrıca özel servis istasyonlarının yetkili servis istasyonu algısı oluşturacak şekilde hizmet vermesinin önlenmesi amacıyla, özel servis istasyonlarına servis fişi, tabela ve broşür gibi her türlü tanıtım ve faaliyetlerinde 'özel servis' ibaresi kullanma zorunluluğu getirilecek. 

İDARİ PARA CEZALARI REVİZE EDİLDİ

'Ceza hükümleri' başlıklı 77'nci maddede yapılan değişikliklerle kanuna aykırılık halleri için öngörülmüş bazı idari para cezaları yeniden düzenlendi. 6502 sayılı kanunda yer alan 'ceza hükümleri' başlıklı 77'nci maddede yapılan değişikliklerle kanuna aykırılık halleri için öngörülmüş bazı idari para cezaları; fiilin ağırlığı, failin kusuru ve ekonomik durumu dikkate alınarak ve orantılılık, ölçülülük ve caydırıcılık ilkeleri gözetilerek yeniden düzenlenecek. Örneğin; tüketicilerle ön ödemeli devre tatil sözleşmesi kuran veya kurulmasına aracılık edenler hakkında 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası uygulanabilecek. İnternet üzerinden yapılan tüketicileri aldatıcı ve mevzuata aykırı reklamlar hakkında Reklam Kurulu'na erişimin engellenmesi kararı verme yetkisi tanınacak.