Floryaya heykelini dikerler!

Bir beraberlik, bir Fenerbahçe galibiyeti Kadıköy için artık alışılmış sonuç olur. Ama Galatasaray kazanırsa “olay” olur. Hamzaoğlu'nun heykelini dikerler.

Floryaya heykelini dikerler!

 

Fenerbahçe takıldı, Beşiktaş tökezledi, Galatasaray’ın puan kaybetmesi beklenirken Cim-Bom bir anda puan farklarıyla öne geçti. Hamza Hamzaoğlu’nun başarılı olması bekleniyordu ama rakiplerinin böylesine puan kayıpları doğrusu hiç de hesapta yoktu.

 

Duayenimiz Şansal Büyüka ile her hafta takımları ayrı ayrı kantara koymayı adet edinmiştik. Geçmişi tabii ki konuşacağız ama bugün herkesin ağzında; varsa yoksa Kadıköy derbisi...

 

Yoldaki vatandaşın, eşin, dostun, arkadaşın bize sorduğunu biz de kestirmeden Büyüka’ya soralım; Ne olur bu derbi?
 

- Galatasaray’ın Kadıköy’de son galibiyeti 1999 aralık ayı... 2000’lerin ilk günlerinden bu yana Galatasaray’ın Kadıköy’de siftahı yok. Tam 15 yıldır... Beraberlik, kıl payı ev sahibi, bunlar doğal... Bakalım bu defa da “kolay” mı olacak, yoksa “olay” mı olacak? Bir beraberlik, bir Fenerbahçe galibiyeti Kadıköy için artık alışılmış sonuç olur.  Ama Galatasaray 15 yıl sonra kazanırsa “olay” olur. Hamza Hoca’nın Florya’ya heykelini dikerler.

 

Fenerbahçe kaybederse havlu atar mı? Ya da Galatasaray kazanırsa iş biter mi?
 

- Galatasaray iyi bir puan farkıyla gidiyor. Yenilse bile kredisi var, liderliğe devam... Kazanırsa fark 7 puana çıkar ki, bu fark Galatasayaray’ı şampiyon yapmasa bile bu yolda en keskin virajı döndürüp son düzlüğe çıkarır. Dört puan farktan sonra sonuç Fenerbahçe için daha kritik hale geldi. Bir yenilgide matematiksel olarak havlu atmaz ama çok ciddi bir darbe alır. Umutları “bitti bitiyor” noktasına gelir. Unutulmasın bu sezon zirve için bir değil, iki takımla yarışıyorsunuz.

 

İsmail Kartal ile Hamza Hamzaoğlu’yu “Futbol terazisi”ne koyduğunuzda ibre hangi kefeyi gösterir?
 

- Teraziye koymaya gerek yok. Aldıkları sonuçlara baktığınızda Hamza Hoca’nın tartışmasız bir üstünlüğü var.  Galatasaray, Hamza Hoca zamanında daha maç kaybetmedi. Çok mu iyi oynuyor? Hayır... Ama kayıpsız yoluna devam ediyor.

 

Galatasaray’ın puan farkı, rehavet yaratır mı? Ya da Fenerbahçe açısından ekstra bir motivasyon kazandırır mı?
 

- Galatasaray ‘da puan farkı rehavet yaratmaz ama takımı rahatlatır. Fenerbahçe açısından ekstra bir motivasyon olsa bile belli bir gerginliği de yanında getirebilir. Unutulmasın, bu maç Galatasaray açısından çok, Fenerbahçe açısından hayati bir önem taşıyor. Galatasaray’ın kullanacağı, harcayacağı kredisi var. Fenerbahçe’nin kredisi bitti.

 

Semih varsa oynar

 

Galatasaray’da liderliğin verdiği rahatlığın yanında kadro anlamında da rahatlık oluştu. Bugün Semih iyileşti, Burak derbiyle dönüyor. İyi ya da kötü, Hamza Hamzaoğlu’nun elinde her mevkii için alternatifli bir ekip var.

 

Siz olsanız, haftalardır oynattığınız “Chedjou-Koray” ikilisine mi görev verirsiniz, Chedjou’nun yanına Semih’i mi koyarsınız? Derbide Hamzaoğlu’ndan bir kadro sürprizi bekleyelim mi?
 

- Galatasaray’da Semih oynayabilecek durumda ise Chedjou’nun yanında yer alır. Hamza Hoca ‘nın bir kadro sürprizi yapacağını düşünmüyorum. İlk on bir tercihlerine baktığınızda zaten 12-13 futbolcu arasında dönüyor.

 

Son olarak Galatasaray’da 2. Başkan Hamdi Yasaman’ı istifanın eşiğine getiren yönetim krizi hakkında ne diyeceksiniz?
 

- Galatasaray Yönetimi’nde bir akort bozukluğu belli oluyor. Ama çok çabuk kurulmuş, görevi mayıs ayında sona erecek adeta geçici bir yönetim... Olur böyle şeyler... Şu da var; Hamdi Yasaman gereksiz ve çok konuşuyor gibi...

 

Üç günde bir karşılaşmayı kaldıramıyor

 

Beşiktaş’a elenen Liverpool gitti, üç gün sonra Manchester City gibi önemli bir takımı mağlup etti. Sen burada Balıkesirspor’un elinden zor kurtuldun.

 

Beşiktaş yine bir Avrupa maçı sonrasında Balıkesirspor karşısında puan kayıpları yaşadı. Liverpool’da “Maşallah” dediğimiz kadro, ligde Balıkesir maçında pişman etti.

 

Kartal’ın kadrosu birkaç kulvar için yetersiz mi?
 

- Sevgili Bilal, bizde hangi geniş kadroyu kurarsan kur, üç günde bir maçı kaldıramıyor. Perşembe günü Beşiktaş’ın rakibi Liverpool’du. O takım gitti, üç gün sonra Manchester City gibi önemli bir takımı ligde mağlup etti. Sen burada Balıkesir’in elinden zor kurtuldun. Biz de bir de, bir önceki maçta büyük bir takımı yendiysen, bir sonraki maçta yoksun. Hemen dağılıyorsun. Akhisar, Fenerbahçe’yi yendi, arkadan kendi sahasında kaybetti. Eskişehir, Beşiktaş’ı mağlup etti, Rize’de fark yedi. Profesyonellik, fizik gücü ve mesleğini ciddiye almak futbolun ve bir takımın vazgeçilmez özellikleri olmalı... Rakibe saygıyı da unutmayalım. Beşiktaş kazanamadı da, kazanması için Balıkesir izin verdi mi, vermedi.

 

Opare, “Serdar’ı kesemez” diyorduk, o Ramon Motta’nın formasına göz dikti. İkisinin de oynayabileceği şartta hangisini tercih edersiniz?
 

- Opare  “piyango” gibi geldi. Bu transferi yapanlar “Böyle olduğunu biz biliyorduk” diyebilirler ama sağ bekte Serdar’ı kesemeyeceği belliydi. Beşiktaş yokluktan ve zorunluluktan gerçekten çok iyi bir görüntü veren Opare’yi kazandı. Üstelik orta alanın solunda, savunmanın göbeğinde rahatça oynayabilecek gibi bir görüntü verdi. Sanki nerede ihtiyaç varsa, orada oynayabilecek gibi...

 

Liverpool maçının kahramanı Tolgay, ilk on bir oyuncusu mu? Yoksa biraz daha geçmeli mi diyorsunuz?
 

- Bilic’in ilk on biri hak edenleri oynatmaması için deli olması lazım... Belki bir jest yapıp Liverpool’u  eleyen golü atan Tolgay’la başlayabilirdi. Ama Bilic cezalılar dışında, Liverpool kadrosu ile oynayıp, onların da hakkını teslim etmek istedi. Atiba, Veli, Sosa, Olcay... Bunları kesmek çok kolay değil...

 

Bir maçla sezonu kurtarır!

 

Emenike, iyi oynayacağı, bir gol atacağı G.Saray maçıyla bütün yanlışların, eksiklerin, kötü gidişinin izlerini silebilir. Ben olsam derbide onu oynatırım.

 

Fenerbahçe’de, dillendirilmese de Sow ve Emenike krizi mevcut... Sarı-lacivertli taraftar saç baş yoluyor. Teknik heyet çaresiz bu ikiliyi 11’e koyuyor.

 

Ersun Yanal döneminde neredeyse gol rekoru kıracağı beklenen bu forvet neden geriye gitti?
 

- Fenerbahçe forvetleri, gol atamayınca “biz” yerine , “ben” anlayışına döndü. Son maçta Sow topu Webo’ya verse boş kaleye gol atacak. Diego “ben atayım” yerine pas verse Emre çıldırmayacak. Sanıyorum atamadıkça geriliyorlar ve kendilerine olan güveni hızlı yitiriyorlar ve “biz” anlayışından “ben” anlayışına dönüyorlar.

 

İtibar kazanabilir

 

Siz olsanız derbiye yine Emenike ile mi başlarsınız?
 

- Emenike bu maçla sezonu kurtarabilir. Camia ve seyirci gözünde yeniden itibar kazanabilir. Bunu kendisi de biliyordur. Bir Galatasaray maçıyla, iyi oynayacağı, bir gol atacağı Galatasaray maçıyla bütün yanlışların, eksiklerin, kötü gidişinin izlerini silebilir. Varını yoğunu ortaya koyacağını düşünüyorum. Ben olsam oynatırım.

 

 

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE

banner50