Taş yerinde ağırdır, siyasetçi sandıkta!

Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Taş yerinde ağırdır, siyasetçi sandıkta!'' diye yazdı.

Abone Ol

Oldum olası bir siyasi partiden seçilip daha sonra istifa ederek başka bir partinin rozetini takan siyasetçilere sıcak bakmadım.

Kim olursa olsun…

Hangi partiden hangi partiye geçerse geçsin…

Benim için mesele parti meselesi değil, seçmenin iradesine saygı meselesidir.

Çünkü siyasetçinin aldığı oy, cebine koyduğu şahsi bir sermaye değildir.

O oy emanettir.

Vatandaş sandığa giderken yalnızca bir kişinin isminin altına mühür basmaz. Bir siyasi anlayışa, bir partiye, bir programa, bir kadroya ve bir duruşa oy verir.

Sonra seçilen kişi çıkıp, “Ben artık buradan ayrıldım, bundan sonra başka partideyim” dediğinde ister istemez şu soru akla gelir:

Peki, sana oy veren seçmene sordun mu?

İşte benim itirazım tam da burada başlıyor.

Atalar boşuna söylememiş: ''Taş yerinde ağırdır.''

Bir partiden aday olmuşsan, o partinin bayrağı altında vatandaştan oy istemişsen, seçim meydanlarında o partinin politikalarını savunmuşsan ve insanlar da sana bu kimlikle destek vermişse; o partinin oylarıyla kazanılmış siyasi gücü alıp başka bir partinin hanesine yazdırmak benim demokrasi anlayışıma uymaz.

Çünkü o oyun sahibi siyasetçi değil, millettir.

Gelelim Kahramanmaraş’a…

Son günlerde sosyal medyada Yeniden Refah Partisi Dulkadiroğlu İlçe Başkanı Hilmi Doğru’nun istifa ederek AK Parti’ye katılacağı yönünde paylaşımlar dolaşıyor.

Doğrudur, yanlıştır…

Bunu zaman gösterecek.

Ancak işin içine bir de meşhur “2 bin kişiyle geçiyor” söylemi eklenince insan ister istemez duruyor.

İki bin kişi mi?

Kusura bakmayın ama siyasette rakamların da biraz ayağının yere basması gerekir.

“200 kişiyle geçecek” dense insan hiç değilse, “Olabilir, teşkilattan bir grup beraber hareket etmiş olabilir” diye düşünür.

Ama iki bin kişi denildiğinde mesele siyasi haber olmaktan çıkıp adeta bir gövde gösterisi hikâyesine dönüşüyor.

İki bin kişi az rakam mı?

Bence değil…

İki bin insanın isim isim Yeniden Refah Partisi’nden istifa edip AK Parti’ye geçtiğini ortaya koyan doğrulanabilir bir liste kamuoyuyla paylaşıldı mı?

Şu ana kadar hayır.

İstifa dilekçeleri kamuoyuna gösterildi mi?

O da hayır.

O halde asparagas paylaşımlar yapılması siyasetçiyi büyütmez, bilakis o'nu güç durumda bırakır.

Ben kimsenin siyasi tercihine karışmam.

Hilmi Doğru gerçekten istifa eder mi, AK Parti’ye geçer mi, Yeniden Refah Partisi’nde kalır mı; bu onun vereceği karardır.

Ama kamuoyuna servis edilen rakamlar konusunda biraz ölçülü olmak gerekiyor.

İki bin kişiyle geçiyor!

Hay maşallah!

İki bin kişilik bir siyasi hareketlilik varsa Kahramanmaraş siyasetinin yerinden oynaması gerekir.

Bu kadar insan aynı anda parti değiştiriyorsa bunun adı küçük bir katılım değil, teşkilat göçüdür.

Dolayısıyla böylesine büyük bir iddia ortaya atılıyorsa ispatı da aynı büyüklükte olmalıdır.

Çünkü siyasette matematik mavrayla değil, rakamla ve belgeyle yapılır.

Aslında bu yazının derdi Hilmi Doğru da değil.

Bugün Hilmi Doğru olur, yarın Ahmet olur, Mehmet olur.

AK Parti’den CHP’ye geçen de olsa aynı şeyi söylerim.

CHP’den MHP’ye geçen de olsa aynı şeyi söylerim.

Benim ölçüm değişmez.

Çünkü siyasi ahlak kişiye ve partiye göre değişmemelidir.

Siyasi ahlak, seçmenden aldığı yetkiye saygı göstermektir.

Siyasette bugün en fazla ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biri ilkedir.

Dün söylediğini bugün inkâr eden, dün eleştirdiğinin bugün rozetini takan siyaset anlayışı vatandaşın siyasete olan güvenini aşındırıyor.

Sonra da neden insanların siyasete güvenmediğini soruyoruz.

Çünkü vatandaş haklı olarak şöyle düşünüyor:

“Ben sana bu parti için oy verdim. Sen benim oyumla seçildin. Şimdi hangi hakla benim oyumu başka bir partinin hanesine taşıyorsun?”

Cevap verilmesi gereken asıl soru budur.

O nedenle tekrar söylüyorum:

Taş yerinde ağırdır.

Siyasetçi de kendisine verilen oyun ağırlığını bilmelidir.

Partinizden ayrılabilirsiniz.

Rozetinizi değiştirebilirsiniz.

Fikrinizi değiştirebilirsiniz.

Ama milletin sandıkta ortaya koyduğu iradeyi kendi şahsi siyasi bavulunuz gibi yanınıza alıp götüremezsiniz.

Çünkü o oy sizin değil.

Milletindir.

Ve son söz…

Taş yerinde ağırdır, siyasetçi de sandıkta!