SEVGİLİ Kahramanmaraşlılar...
Bakıyorum sosyal medyaya...
Herkeste bir şikâyet…
Herkeste bir memnuniyetsizlik…
“Yollar kazıldı.”
“Trafik kilitlendi.”
“Tozdan, çamurdan geçilmiyor.”
“Bu çalışmalar ne zaman bitecek?”
Haklılar mı?
Elbette haklılar.
Evine gitmek için saatlerce trafikte bekleyen de haklıdır, iş yerinin önü kazıldığı için müşteri kaybeden esnaf da… Tozdan camını açamayan vatandaş da haklıdır, çamura bata çıka çocuğunu okula götüren anne de…
★
Ancak bir de madalyonun diğer yüzü var.
O yüzü de, yıllardır görmek istemediğimiz gerçeklerle dolu.
6 Şubat depremleri yalnızca binalarımızı yıkmadı. Şehrin yıllardır ertelenen, görmezden gelinen ve halının altına süpürülen sorunlarını da gözler önüne serdi.
Su şebekeleri…
Kanalizasyon hatları…
Yağmur suyu kanalları…
İçme suyu altyapısı…
Şehrin damarları sayılan bu sistemler yıllarca ihmal edildi. Üst yapıya makyaj yapıldı, kaldırımlar yenilendi, yollar asfaltlandı, meydanlar süslendi. Fakat kimse dönüp de şehrin altına bakmadı.
Çünkü altyapı görünmezdi.
Kurdele kesilecek bir tarafı yoktu.
Üzerine tabela asılmazdı.
Vatandaş yeni döşenen boruyu göremezdi.
O nedenle altyapı hep ertelendi. Sorunlar çözüleceğine üzeri kapatıldı. Patlayan borular yamandı, tıkanan kanallar geçici müdahalelerle açıldı. Günü kurtaranlar alkışlandı, geleceği düşünenler ise çıkmadı.
Şimdi o yılların faturası önümüzde duruyor.
Hem de faiziyle birlikte…
★
Bugün Kahramanmaraş’ın birçok noktasında yollar kazılıyorsa, bunun tek nedeni devam eden çalışmalar değildir.
Asıl neden, geçmişte yapılması gerekenlerin zamanında yapılmamış olmasıdır.
★
Bir şehrin altyapısını yenilemeden o şehri ayağa kaldıramazsınız.
Yeni konutlar yapabilirsiniz.
Caddeleri ışıklandırabilirsiniz.
Meydanları süsleyebilirsiniz.
Binaların cephelerini boyayabilirsiniz.
Ama su borularınız çürükse, kanalizasyon sisteminiz yetersizse, yağmur yağdığında yollarınız göle dönüyorsa yaptığınız her şey yalnızca görüntüden ibarettir.
Şehrin üstünü güzelleştirmek kolaydır.
Zor olan, şehrin altına yatırım yapmaktır.
Çünkü altyapı çalışması sabır ister.
Para ister.
Planlama ister.
En önemlisi de siyasi cesaret ister.
Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’in bugün karşılaştığı tepkilere rağmen çalışmaları sürdürmesi bu açıdan değerlendirilmelidir.
★
Elbette belediye eleştirilecektir.
Elbette çalışmaların neden uzadığı sorulacaktır.
Trafik planlamasındaki aksaklıklar dile getirilecektir.
Kazılan yolların zamanında kapatılmaması sorgulanacaktır.
Vatandaşın günlük hayatını kolaylaştıracak tedbirlerin alınıp alınmadığı takip edilecektir.
Çünkü eleştiri demokrasinin gereğidir.
Ancak eleştirmek başka, şehrin geleceği için zorunlu olan bir yatırımı değersizleştirmek başkadır.
Bugün tepki almamak için altyapı çalışmalarından vazgeçmek kolaydır. Kazılan yerleri kapatır, birkaç caddeyi asfaltlar, meydanlara çiçek diker ve günü kurtarırsınız.
Peki yarın?
Yarın aynı borular yeniden patladığında ne diyeceğiz?
Kanalizasyon sistemi çöktüğünde kimi suçlayacağız?
Bir yağmurda sokakları su bastığında hangi yöneticiyi eleştireceğiz?
Yine “Neden zamanında yapılmadı?” diye sormayacak mıyız?
İşte mesele tam olarak budur.
Bugünün tepkisinden kaçanlar, yarının felaketini hazırlar.
Avrupa’nın birçok şehri altyapı meselesini onlarca, hatta yüzlerce yıl önce ciddi bir şehircilik politikası olarak ele aldı.
Biz ise çoğu zaman asfaltı hizmet, kaldırımı yatırım, boyayı şehircilik sandık.
Toprağın altına gömülen parayı gereksiz gördük.
Sonra su kesilince kızdık.
Yağmurda yollar göle dönünce kızdık.
Kanalizasyon taştığında kızdık.
Borular patladığında yine kızdık.
Şimdi bütün bunların düzeltilmesi için yollar kazılıyor…
Bu kez de kazıldığı için kızıyoruz.
★
Peki, bu şehir nasıl düzelecek?
Kazmadan boru nasıl değişecek?
Yol kapanmadan kanalizasyon hattı nasıl yenilenecek?
Biraz gürültü, biraz toz, biraz trafik sıkıntısı yaşamadan onlarca yıllık ihmal nasıl ortadan kaldırılacak?
Sihirli değnekle mi?
★
Burada yöneticilere de önemli bir görev düşüyor.
“Altyapı yapıyoruz, sabredin” demek tek başına yeterli değildir.
Vatandaşa açık ve şeffaf bilgi verilmelidir.
Hangi caddede çalışma yapılacak?
Ne zaman başlayacak?
Kaç gün sürecek?
Alternatif yollar neresi olacak?
Kazılan bölge ne zaman kapatılacak?
İşini kaybeden, dükkânına müşteri giremeyen esnaf için hangi tedbirler alınacak?
Bu sorular cevapsız bırakılmamalıdır.
Çünkü vatandaşın sabrı sınırsız değildir.
Doğru yatırım, kötü iletişim yüzünden yanlış anlaşılmamalıdır.
★
Kahramanmaraş bugün kolay bir süreçten geçmiyor.
Şehir bir yandan deprem yaralarını sarıyor, bir yandan yeniden kuruluyor, bir yandan da yıllardır ertelenen altyapı sorunlarıyla yüzleşiyor.
Bu süreçte elbette hatalar olacaktır.
Gecikmeler yaşanacaktır.
Plansızlıklar eleştirilecektir.
Ancak şunu da kabul etmek zorundayız:
Şehirler yalnızca binalardan oluşmaz.
Şehir, musluktan akan sudur.
Şehir, yağmur yağdığında taşmayan kanaldır.
Şehir, patlamayan borudur.
Şehir, gelecek elli yılı düşünerek döşenen altyapıdır.
Bugün yapılan çalışmalar gerçekten bilimsel, planlı ve uzun ömürlü biçimde tamamlanırsa kazanan bir belediye başkanı değil, Kahramanmaraş olacaktır.
Bugün biraz toza, çamura ve trafik sıkıntısına katlanacağız.
Ama karşılığında çocuklarımıza sorunları halının altına süpürülmüş bir şehir değil, temeli sağlam bir gelecek bırakacağız.
★
Şunu unutmayalım ki:
Bir şehrin üstü ne kadar güzel görünürse görünsün…
Altı çürükse o şehir ayakta kalamaz.