Şehidin emaneti altı aydır neden bekliyor?

Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Şehidin emaneti altı aydır neden bekliyor?'' diye yazdı.

Abone Ol

Bu mesele yalnızca bir evin tadilat meselesi değildir.

Bu mesele, devletin şehidine ve onun geride bıraktığı ailesine gösterdiği vefanın sınavıdır.

Şehit Vahit Toplu’nun ailesinin aktardıkları doğruysa ortada sıradan bir gecikme değil; verilen talimatın aylarca uygulanmaması, bir şehit ailesinin sürekli oyalanması ve kamu yönetimi adına cevaplandırılması gereken ciddi iddialar vardır.

Ailenin paylaştığı mesaja göre şehidin annesi, 25 Mayıs’ta Kahramanmaraş Valisi’ni arayarak evlerinin durumunu anlattı. Görüşmenin ardından belediyeye ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne gerekli talimatların verildiği, aileye de evin onarılacağı bildirildi.

Aradan yaklaşık altı ay geçti.

Peki, ne oldu?

İddiaya göre hiçbir somut çalışma başlatılmadı. Aile, bu süre içinde iki vali yardımcısıyla görüştü. İl müdürlüğünün yönlendirdiği ve Elbistan’dan geleceği belirtilen taşeron ise en az altı kez “Geldik, geliyoruz” diyerek aileyi bekletti. Her defasında yeni bir umut doğdu, ancak kapıyı çalan da olmadı, işe başlayan da…

Ailenin anlattıkları bununla da sınırlı değil.

İddiaya göre iki yetkili, ilk aylarda ev tamamen boşaltılmazsa tadilatın başlatılmayacağını söyledi. Bunun üzerine şehit annesinden geriye kalan ev eşyaları çıkarılarak yakındaki bir akrabanın damına taşındı.

Ancak tadilat başlamadı.

Yaklaşık üç aydır açıkta bekletildiği belirtilen eşyaların önemli bir bölümü kullanılamaz hâle geldi. Şimdi soruyoruz: Çalışma takvimi belli değilken bu ev neden boşalttırıldı? Ailenin eşyalarının zarar görmesinin sorumluluğunu kim üstlenecek? Şehit ailesine verilen sözün arkasında kim duracak?

Bir ilin valisi talimat veriyor, aileye “Evinizin tadilatını yaptıracağız” deniliyor fakat aylar geçmesine rağmen tek bir çivi dahi çakılmıyorsa burada ciddi bir yönetim sorunu vardır.

Valilik makamının talimatı hangi aşamada durduruldu?

Çevre İl müdürlüğü neden işi takip etmedi?

Taşeronun defalarca aileyi oyalamasına neden göz yumuldu?

Çalışmanın başlaması için altı ay neden yetmedi?

Bu soruların muhatabı şehit ailesi değil, kamu görevlileridir. Açıklama yapması gereken de kapı kapı dolaştırılan aile değil; yetki ve sorumluluk makamında bulunanlardır.

Aile her kapıyı çaldığını söylüyor; CİMER’e, milletvekillerine ve ilgili bakanlığa başvurduğunu, son olarak bakanın özel kalemi ile Kahramanmaraş Milletvekili Tuğba Köksal’ın danışmanına da yaşananları anlattığını belirtiyor. Buna rağmen kendilerini ciddiye alan ve sorunu çözüme kavuşturan bir makam bulamadıklarını söylüyor.

Aile ayrıca il müdürüyle yapılan yazışmaların da ellerinde bulunduğunu ifade ediyor. Ortada yazışmalar, görüşmeler ve verildiği belirtilen bir valilik talimatı varsa konunun aydınlatılması son derece kolaydır.

Dosya açılır, tarihler incelenir, görev verilen kişiler dinlenir, taşeronun neden işe başlamadığı sorulur ve kamuoyuna açık bir cevap verilir.

Bu kadar basit!

Ailenin, ilgili Çevre il müdürünün kendisini denetimden uzak gördüğüne ilişkin ağır bir kanaate kapıldığı anlaşılıyor. Bir kamu görevlisi hakkında böyle bir düşüncenin oluşması bile başlı başına sorgulanması gereken bir durumdur.

Hiçbir makam, hiçbir unvan ve hiçbir kariyer beklentisi; valilik talimatını görmezden gelme, vatandaşı aylarca bekletme veya bir şehit ailesini kapı kapı dolaştırma hakkı vermez.

Kamu makamları kişisel saltanat alanı değildir. O koltuklar, vatandaşa hizmet etmek ve verilen görevi zamanında yerine getirmek için vardır.

Şehit Vahit Toplu’nun ailesi kimseden ayrıcalık ya da lütuf istemiyor. Ailenin talebi, kendilerine verilen sözün yerine getirilmesinden ibaret.

Bir şehidin ailesine “Evinizin tadilatını yaptıracağız” denilmişse o söz sürüncemede bırakılamaz. Aile, bugün geliriz yarın başlarız denilerek aylarca bekletilemez. Eşyaları boşalttırılıp açıkta bırakıldıktan sonra sessizliğe mahkûm edilemez.

Şimdi Kahramanmaraş Valiliği ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden açık ve somut bir cevap bekleniyor:

Şehit ailesine verilen talimat neden uygulanmadı? Çalışmaya hangi tarihte başlanacak? Ailenin zarar gören eşyaları için ne yapılacak? Görevini yerine getirmediği ileri sürülen kişiler hakkında idari inceleme başlatılacak mı?

Bu sorular cevapsız bırakılamaz.

Çünkü şehitlerimize saygı, yalnızca törenlerde söylenen güzel sözlerle gösterilmez. Asıl saygı, onların geride bıraktığı emanetlere sahip çıkmakla gösterilir.

Şehidin emaneti altı aydır bekliyor.

Artık mazeret değil, icraat gerekiyor.

★★★

DİP NOT: Yazıda yer verilen hususlar, şehit ailesinin paylaştığı mesaj ve iddialara dayanmaktadır. İlgili kurum ve kişilerin cevap ve açıklamalarını yayımlamaya hazırız.