KAHRAMANMARAŞ

Kahramanmaraş'ta yüz yıllık olduğu ileri sürülen mezar koruma bekliyor

Kahramanmaraş’ta müstakil bir evin bodrum katında, suyun içerisinde bulunan eski bir mezar taşı dikkat çekti. Yapının yüz yılı aşkın bir geçmişe sahip olabileceğini ileri süren mahalle esnafı Ömer Tolukeser, mezarın kimliğinin araştırılmasını ve alanın koruma altına alınmasını istedi.

Abone Ol

Kahramanmaraş’ta bir vatandaşın evinin altında bulunduğunu belirttiği mezar taşı, bölgedeki geçmişe ilişkin anlatımları yeniden gündeme taşıdı. Bodrum katında sürekli su bulunan bölümde yer alan taşın uzun yıllardır çevrede bilindiğini söyleyen mahalle esnafı Ömer Tolukeser, alanın uzman ekipler tarafından incelenmesi için yetkililere çağrıda bulundu.

BODRUM KATINDA SUYUN İÇERİSİNDE BULUNUYOR

Müstakil evin bodrumunda bulunan mezar taşının büyük bölümünün su içerisinde kaldığı görüldü. Taşın üzerindeki işaretlerin ve yapısal özelliklerin eski dönemlere ait olabileceği değerlendirilirken, mezarın tarihi, kime ait olduğu ve bulunduğu alanın geçmişte hangi amaçla kullanıldığı henüz bilinmiyor.

Mahalle Esnafı Ömer Tolukeser, mezarın ev inşa edilmeden önce de bölgede bulunduğunun aile büyükleri tarafından kendilerine anlatıldığını belirtti.

“BÜYÜKLERİMİZ BURADA IŞIKLAR GÖRÜLDÜĞÜNÜ ANLATIRDI”

Ailesinden ve bölgedeki yaşlılardan dinlediği anlatımları paylaşan Esnaf, ev yapılmadan önce mezarın çevresinde bazı sıra dışı olayların yaşandığının söylendiğini ifade etti.

Esnaf, “Büyüklerimiz, sabah namazı vakitlerinde mezarlığın etrafında ışıklar görüldüğünü, takunya sesleriyle birlikte su sesi duyulduğunu anlatırdı. Ev yapıldıktan sonra ise bu olayların tamamen ortadan kalktığı söyleniyor. Bunlar bize geçmişten aktarılan anlatımlar. Biz de burada bulunan yapının gerçek tarihinin araştırılmasını istiyoruz.” dedi.

Söz konusu anlatımların bilimsel olarak doğrulanmış herhangi bir bulguya dayanmadığı, yörede kuşaktan kuşağa aktarılan sözlü rivayetlerden oluştuğu belirtildi.

“GEREKİRSE EV YIKILSIN, MEZAR GÜN YÜZÜNE ÇIKARILSIN”

Mezarın yıllardır evin altında ve su içerisinde kaldığını dile getiren Esnaf, alanın mevcut haliyle korunmasının mümkün olmadığını savundu. Yetkili kurumların bölgede inceleme yapmasını isteyen Esnaf, gerek görülmesi halinde evin kaldırılmasına da razı olduğunu söyledi.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’na seslenen Esnaf, şu ifadeleri kullandı:

“Buranın koruma altına alınmasını istiyoruz. Gerekirse ev yıkılarak mezar gün yüzüne çıkarılsın ve çevresi düzenlensin. Vatandaşlar buraya gelip dua edebilir, Fatiha okuyabilir. Aynı zamanda gelecek nesiller de bu tarihi mirası görme fırsatı bulur. Şu an burada yatan kişinin kim olduğunu bilmiyoruz ancak yapılacak araştırmalarla bunun ortaya çıkarılacağına inanıyoruz.”

MEZARIN KİMLİĞİ BİLİNMİYOR

Bölgede mezarın bir “yatır” olduğuna ilişkin çeşitli rivayetler bulunsa da burada yatan kişinin kimliğine dair herhangi bir resmî kayıt veya bilimsel tespit bulunmuyor. Mezar taşında okunabilir bir kitabe ya da kimlik bilgisi bulunup bulunmadığının yapılacak uzman incelemesiyle anlaşılabileceği ifade edildi.

Arkeologlar, sanat tarihçileri ve epigrafi uzmanları tarafından gerçekleştirilecek incelemelerde taşın yapım tekniği, kullanılan malzeme, üzerindeki yazılar ve süslemeler değerlendirilerek yaklaşık tarihi belirlenebilir.

BİLİMSEL İNCELEME TALEP EDİLİYOR

Evin bodrumundaki suyun doğal bir kaynak, yer altı suyu ya da yapısal bir sızıntıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı da henüz bilinmiyor. Bu nedenle alanda yalnızca tarihî değil, jeolojik ve yapısal inceleme yapılması gerektiği belirtiliyor.

Mezar taşının bulunduğu alanın kültür varlığı niteliği taşıyıp taşımadığı, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve ilgili uzmanların yapacağı incelemelerin ardından netlik kazanacak. İncelemelerde tarihî veya kültürel bir değerin tespit edilmesi halinde alanın tescil edilmesi, koruma altına alınması ya da başka bir noktaya taşınması gibi seçenekler gündeme gelebilecek.

Mahalle esnafı Ömer Tolukeser ise yetkililerin çağrısına karşılık vermesini beklediğini belirterek, amacının bölgedeki tarihî değerin kaybolmasını önlemek ve mezarın gerçek hikâyesinin ortaya çıkarılmasına katkı sağlamak olduğunu söyledi.