O dönem kente ilk ziyaretlerini gerçekleştiren yeni Sağlık Bakanı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı’na seslenen Bağrıaçık, "Geçmişteki uyduruk çalıştaylar ve göstermelik toplantılarla aynı ise memlekete çok yazık olur" uyarısında bulunmuştu. Bugün gelinen noktada Kahramanmaraş halkı, bu uyarının ne kadar haklı çıktığını acı bir şekilde deneyimliyor.
Vaatler Çok, İcraat Yetersiz: "Yedik, İçtik, Döndük" Döngüsü
Depremin üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen Kahramanmaraş’ta barınma, temiz su ve altyapı sorunları tamamen çözülebilmiş değil. Dönem dönem şehri ziyaret eden bürokrat ve bakanların verdikleri sözler, yerel halk nezdinde artık inandırıcılığını yitirmiş durumda. Vatandaşlar, Bağrıaçık’ın iki yıl önce işaret ettiği "Cumhuriyet tarihinden beri borçlu olunan" yatırımların hâlâ şehre uğramadığını, Maraş’ın kaderine terk edilmişlik hissinin sürdüğünü belirtiyor.
Şehir merkezindeki ticari alanların yavaş inşası ve rezerv alan ilan edilen bölgelerdeki belirsizlikler, esnafı ve mülk sahiplerini iki yıl önceki çaresizlikle baş başa bırakıyor.
Kentsel Dönüşüm Adaletsizliği Hâlâ Kanayan Yara
Bağrıaçık'ın paylaşımındaki en çarpıcı noktalardan biri, şehirde kentsel dönüşüm için mücadele edenlerin cezalandırıldığı, ihmali olanların ise ödüllendirildiği iddiasıydı. Deprem öncesi kentsel dönüşüm raporlarını sumen altı edenlerin ve tedbir almayanların bürokraside yükselmesi, buna karşın somut adımlar atmaya çalışan yerel aktörlerin (Mustafa Karaaslan örneğinde olduğu gibi) günah keçisi ilan edilmesi, bugün kent hafızasındaki adalet arayışının en büyük yarası olmaya devam ediyor.
"Hakkımız Varsa Haram Olsun"
İki yıl önce yükselen bu ses, bugün geçici konteyner kentlerde sıcağa ve toza göğüs geren, yıkılan okulların yerine yenilerinin yapılmasını bekleyen binlerce Maraşlının ortak sessiz çığlığı haline geldi. Görevini layığıyla yapmayan geçmiş yöneticilere duyulan öfke, bugünün eksik icraatlarıyla beslenerek taze kalıyor.
Sonuç: Değişmeyen Kadim Yalnızlık
Mehmet Bağrıaçık'ın 2024 yılındaki o uyarısı, sadece o güne ait bir serzeniş değil, Kahramanmaraş'ın geleceğine tutulmuş bir projeksiyondu. Şehirde yönetim kadroları değişse de, "toplantı yapıp dönme" kültürü tam anlamıyla kırılamadı. Maraş halkı bugün hâlâ pencerelerini açtığında toza, sokağa çıktığında enkaz boşluklarına bakıyor ve soruyor:
Daha ne kadar "Hoş geldin, beş gittin" denilerek uğurlanacak bu şehrin geleceği?
Bağrıaçık'ın 7 Temmuz 2024 yılında yazmış olduğu yazının tamamı:
""HOŞ GELDİNİZ, BEŞ GİTTİNİZ SAYIN BAKANLARIM..."
Asrın depremi oldu. Maraş binlerce insanını kaybetti, binlerce binanın enkazında kaldı.
O dönemki Belediye Başkanı ve Maraş Valisi, "Maraş'ın bir şeye ihtiyacı yok" dediler. Millet yokluktan ekmek kuyruğunda bekledi. Milletin kaynatacak kazanı yoktu, pişirecek erzağı yoktu. Şebeke suyunun kesik veya çamurlu aktığı zamanda, "Su sorunu yok" dediler. Şükürler olsun ki onlar aldıkları beddua ile gittiler.
Şimdi yeni yönetim ve kadro var. Yeni seçilen Sağlık Bakanı ve yeniden görevlendirilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ilk ziyaretlerini Maraş'a yaptılar. Bunun anlam ve değeri aslında çok fazla. Eğer ki; "Yedik, içtik, gezdik, gördük ve döndük" şeklinde ve geçmişteki uyduruk çalıştaylar ile göstermelik toplantılarla aynı ise memlekete çok yazık olur.
"Maraş'ın Cumhuriyet tarihinden beri hükümet yatırımlarından alacağı var, ben bu borcu ödüyorum" deyip Millî Eğitim bütçesinin 1/3'ünü Maraş'ın okul ihtiyaçları için ayıran ve okul yapılmasını sağlayan Mehmet Sağlam gibi yürekli insanlara ihtiyaç var.
Yoksa; "Hoş geldin, beş gittin sayın bakanım..."
Not: Eski Bakan Özhaseki deprem sonrası Maraş'ta toplantı yaparken, "Hatay'da kentsel dönüşüm için yalvardık ama bizi engellediler" derken; yanında oturan ve akrabası olan belediye başkanına da her TV programında ve her platformda "kentsel dönüşüm" diye diye dilimizde tüy bitti.
Tekke'nin ve şehrin kentsel dönüşümü için dilinde tüy biten bir başka dostum Mustafa Karaaslan idi. Kentsel dönüşüm için mücadele eden Mustafa Karaaslan, depremden sorumlu tutularak şu an hapiste. Kentsel dönüşüm için kılını kıpırdatmayan, uyarı raporlarını sümen altı eden, halkın tedbir alması için uyarı yapmayan ve tedbir almayan eski başkan da Hatay Belediyesi'nde Genel Sekreter...
HAKKIMIZ VARSA HARAM OLSUN!
Görevini layığı ile yapmayan, görevinde pasif ve yetersiz olup binlerce insanın vefatına ve binlerce binanın yıkılmasına sebep olanlara hakkımız helal değil..."